Hayvan sevmenin bir adım ötesi insan sevmektir..
Sevgili günlük,
Son 11 senedir VEJETERYAN, 3 senedir de VEGAN olarak yaşıyorum.. Yaşadığım yer, şimdilik, Türkiye.. Türkiye’de Vegan olmak zor, evet ama, ASLA İMKANSIZ DEĞİL.. Zorluğu odur ki, dışarıda yemek yiyeceğim zaman sadece salata ve sossuz, tadsız, tuzsuz makarna yemek zorunda kalıyorum.. Ama olsun, hiç dert değil.. Çünkü ben; işkenceden, eziyetten ve acılardan geçen bir yolculuk sonrası tabağıma gelen, sevmelere doyamadığım, CANLARIN CESETLERİNİ YEMİYORUM..
Bunun için huzurlu uyuyorum.. Midem hayvan mezarlığı olmadığı için binlerce kere şükür ediyorum..
Bu huzuru başkaları da duysun diye, hem kendi sağlıklarına hem hayvanlara zarar vermesinler diye anlatmaya bilinçlendirmeye çalışıyorum.. Arkadaşlarımı, öğrencilerimi, büyüklerimi, küçüklerimi, etrafımdaki herkesi.. Bu noktada görüyorum ki; Türkiyede “Vegan” olmaktan öte veganismi anlatmak asıl zor olan.. Yüreklerde küçücük bi vicdan, akıllarda düşünme gücü arıyorum, çoğu zaman bulamıyorum.. Bu beni çok üzüyor sevgili günlük.. Tavuklar için, kuzular, hindiler, danalar, maymunlar, kediler, köpekler, yunuslar ve insanlardan zarar gören, yaşam hakları – özgürlükleri ellerinden alınan tüm hayvanlar için çok üzülüyorum.. Vicdanlarına ve bilinçlerine dokunup bir canlının “kesilerek, boğularak, katledilerek” öldürülmesi acısını anlatamadıklarım beni ne kadar üzüyor tarif edemem.. Hayvanların ölüm anında çektiği acının ve korkunun bu kadar ucuz olmadığını anlatamadıklarım, içimde yara açıyor..
Oysa bir anla başlar her şey.. Bir anda zihindeki tüm ışıkların yanması ve tüm kapıların kapanmasıdır işte o an.. Nefse hakim olamamak varsa işin içinde bir yemin yeterlidir.. Hamburger ekmeği arasında yenilenin tabağa gelmeden önce canlı olduğunu.. Görme, hissetme, korku yetisinin olduğunu.. Bir kalbi, bir beyni ve iki gözü olduğunu.. ve asıl önemlisi bir insanın tabağında yemek olmak için DAYANILMAZ ACILAR ÇEKTİĞİNİ idrak etmek için tek bir saniye yeterlidir..
Vejeteryanlık hakkında geçen konuşmalarda benimle tartışan ve, aslında vicdanlarını rahatlatmak için, dünyanın en saçma bahanesiyle karşıma geçen “e o zaman sen de taş ye, çünkü sebze ve meyvenin de ve hatta suyun da canı var” diyenlere karşı cevap vermeme hakkımı kullanmaya karar verdim.. Domatesle kuzuyu aynı kefeye koyan insana ne anlatsam boş gelecektir zaten..
Onun için boşa zaman harcamamalı.. Vakit değerli zira..
Mantıksız savunulara karşı söyleyeceğim şudur ki; “Salatalığın acı çektiğini, eziyet gördüğünü, kesilirken korktuğunu, kesildikten sonra bile can çekişip acı duyduğunu bilsem, inan onu da yemezdim.” Ama sen BİLE BİLE…… Neyse…
"Salatalıklar Doğurmaz, Kanı Akmaz Bebeğinin, Arkasından Ağlamaz…" başlıklı yazıda 11 pati izi var.
öncelikle allah akıl fikir arkadaşıma.sen onu bunu bırak (veganizmi anlatacağına) önce anlatma yeteneğini,türkçe dil bilgilerini tamamla.yazı hatalarla dolu:D
Tebrik ederim, güzel ve samimi bir paylaşım.
Bencillikler üzerine kurulmuş bir dünya, herşeye rağmen mücadele veren bir avuç insan…
insanlar et yemek için hayvan boğazlar,sonra bazıları bununlada yetinmez birbirlerini boğazlar ,o da yetmez en sevdiklerinin canını acıtır,bu böyle devam eder gider.tarih katliamlar cinayetler acılar sadistliklerle dolu.kanla et yiyen bir adamdan,yumuşacık et yiyecem diye yeni meleyen kuzuları gırtlaklayanlardan ne beklenebilir ki..
benim günlüğümden bi sayfa sevgili ebru..
“mezbahaların cam duvarları olsa, herkes vejeteryan olurdu”
bir gün herkes vegan olucak eminim..
Cicekli bitkilerin yenmesinde zaten herhangi bir sorun olamaz. Domates, salatalik, zeytin, uzum,…
Domates bitkinin cicegidir; kopardiginizda bitki olmez ve sinir sistemi olmadigindan dolayi aci cekmesi de mumkun degildir. Gerci aksini iddia edenler oldu!
Meyvasi koku olan, havuc, sogan gibi bitkileri koparttigimizda o bitkiyi oldurmus oluyoruz. Fruitarian akimi buna karsi cikiyor ve yasama saygi cercevesini daha da genisleterek kok meyvalarinin yenmemesi gerektigini savunuyor.
Hayvan sanayii bir gun bitecek..Kac yuz yıl alır bilmem ama buna inanıyorum. İnsan ilkelligini ustunden atamadı henuz..Bir gun herkes uyanacak, anlayacak.
Hayvanların yenecek bir malzeme olmaması gerektigini kac dost, ailei ve erkek arkadasa anlatmak icin can cektisim ama yok, anlamıyorlar.. Yine de yılmayalım ,insanların dogruyu bulmasına yardım edelim..
Vejeteryan bir ülke olsa..Hayvan sanayiinin olmadığı, derinin, kurkun sokulmadığı..Bir ulus olmak için dilden dinden her turlu birlestirici ogeden daha gecerli bir sebep..
Çok güzel ve içten bir yazı olmuş. Arkadaşımın kalemine ve yüreğine sağlık.
Muhalifler, diktatörler ve yandaşları tarafından her zaman zorlanmışlardır… Ama kazananlar hep bir adım önde olanlar, yani aklın öncülüğünde muhalif olanlardır. Bu yazıyı kutluyorum; ve sonuna kadar katılıyorum… (Yazım hatası sıfır, akıl hatası sıfırdan da sıfır… Tebrikler…!)
Allah’ın bize verdiği nimetler diye diye dünyayı yok ediyoruz… Bu bencillikten başka birşey değil, böyle düşünmek kolayımıza geliyor çünkü. Görüyorum ki birçok kişinin hayvan sevgisi kedi ve köpekle sınırlı. Çinliler de kedi köpek yiyor, …onlar da buna alışmış çünkü, sorgulamadan alışkanlıklarını devam ettiriyorlar, böylesi daha kolay, nasıl olsa birgün öleceğiz, değişmeye, bize öğretilenleri sorgulamaya ne gerek var. Eğ birbirlerini yiyen insanlardan da hayvanları yememesi beklenmez tabii, afiyet olsun… Herkese hayırlı bayramlar…
Pati İzinizi Bırakın