Hayvan sevmenin bir adım ötesi insan sevmektir..
Sevgilim yeşil gözlü, uzun tüylü, üç renkli ve şaşırmış suratlıydı. Artık yok.
O benim hem kedim, hem canım, hem kızım, hem sevgilimdi. Ben hayatımın on iki yılını onunla paylaştım, o bütün ömrünü benimle geçirdi.
Benden başka erkek tanımadığı için de, eve getirdiğimiz bütün erkek kedileri pata küte döve döve geri gönderdi.
Yaşlanmıştı, eskisi gibi hoplayıp zıplayamıyor, çok sevdiği ‘musluktan su içmek’ eylemi için bile yardım bekliyordu. Biz ikimiz, orta yaşlı ve yorgun bir adamla ‘mihrabı yerinde’ güzel bir kocakarı, kabuğumuza çekilmiş, kucak kucağa yaşıyorduk.
İki ay önce kanser oldu, ameliyat ettirdik, göğsüne ve karnına yayılan urlar temizlendi, ömrünü birkaç yıl uzattık sanıyorduk, akciğerine sıçramış. Birkaç gündür nefes almakta zorlanıyordu, yeniden hastaneye gitti, oradan evine dönemedi.
Ben de evimde ölmek isterim doğrusu ama bu kaç kişiye kısmet oluyor? Babam son yirmi dört saate kadar direnmişti.
İçim yanıyor ve şu anda ne Lübnan’a asker gönderme umurumda, ne cumhurbaşkanı seçimi, ne basketbol takımımızın başarısı ne de Galatasaray’ın puan kaybı. Ne tadım var ne tuzum. Dün altı paket sigara içtim, kalbim sıkışıyor. Tıknefes olacağım. Belki de düşmanlarımın özledikleri gibi şişer şişer patlarım.
Her köşeden hoplayacak, omuzuma tırmanacak, ayağıma dolanacak, kafacığını sürtecek gibi geliyor. Sürtmeyecek. Ölümün en bok yanı, ister kedi olsun ister baba, onu bir daha asla göremeyeceğini anladığın zaman ortaya çıkıyor.
Bir daha hiç göremeyeceğim…
İçim yanıyor ama Hizbullah yanlılarına sorarsanız ben ‘hem duygusuz hem de küstah’ bir adamım, Arap çocuklarına acımıyormuşum, İsrail’i tutuyormuşum, bu durumda yanmaması gerekir. ‘Sevdiğim herhangi bir şey olup olmadığını’ merak eden hanımlar da çıkmıştı.
Üstelik ölen kedi için yazı yazılır mı, bu kadar memleket meselesi beklerken…
Haklılar. Aşk yazarı değilim, bu yazıyı da yüzüme gözüme bulaştırdım. Oturdum eşek gibi de ağladım.Başka bir halt daha ettim, daha doğrusu bizim hanım etti.
Gitti hemen, sıcağı sıcağına, minik bir yavru kedi aldı geldi.Yapamayacaktık, evdeki boşluğa dayanamayacaktık. Çıldıracaktık. Çivinin çiviyi hemen sökmesi şarttı.
Bu da yeşil gözlü fakat akça pakça. Büyüyünce bu da uzun tüylü olacak, şimdilik bıyıkları bile kısacık. Daha üç aylık.
Mamanın ve sütün yerini hemencecik öğrendi alçak, ‘tuvalet terbiyesini’ henüz başaramadık ama öğreteceğiz. Şimdilik evi keşfediyor, herşeye büyük bir şaşkınlıkla bakıyor, her duyduğu sesten ürküyor ve göğsüme yatıp poposunu da çeneme dayıyor.
Pusi de eskiden öyle yapardı. Bunu adını da Musi koyduk. Hem ağzımız alışmış, hem ‘merhumenin’ anısını yaşatır, hem de sevmem öyle Pamuk, Duman, Bulut gibi köylü karısı isimlerini.
Fakat bunun bir de ‘dudaktan öpme’ eğilimi var ki, bizim hanımda kıskançlık belirtileri de yeniden başladı bile…
Ben de karısını aldatan bir erkeğin çektiği vicdan azabına benzer duygular içindeyim. Bizim hanımı değil, eski kediyi. Şaşırdım kaldım. Tarifsiz kederlere düştüm.
Bir de, o eşsiz ‘Summer of 42′ filminde, yeni evli olduğu ve çok sevdiği kocasının savaşta ölüm haberi gelen Dorothy’nin, hemen o akşam, komşunun oğlu tıfıl Herman’la niçin yattığını anladım.
Yok, o filmde Pınar Altuğ oynamıyor, Jennifer O’Neill derler bir kız vardı… Şimdi o da kocakarı olmuştur. Babıali’nin aklı ermez bütün bunlara.
Dedim ya, kafam bozuk, bugün kusuruma bakmayınız.
Engin ARDIÇ
"Kedim Öldü…" başlıklı yazıda 38 pati izi var.
Bir kedi alırken düşünmek gerekiyor. Onu kaybettiğinde çok acı çekeceksin. Zaten bir kedinin ortalama yaşama süresi çok kısa. Alırken alıştıracaksın kendini, bir gün yollarımız zıtlaşacak diyeceksin. Yoksa bu tür acı duygular engellenemez.
Haklı olabilirsin, yaşam gibi ölümde var hayatta.. Ama kim en baştan, düşünür ölümü? İnsanlar çocuk sahibi olmak istediklerinde, evlendiklerinde bu ihtimali düşünüyor mu? Ya da şöyle demeliyim, düşünsek, yaşamdan zevk alabilir miyiz? Evet kedilerin yaşam süresi kısa ama bizimkinin, onunkinden uzun olduğu ne malum? Bence önemli olan, ölürken bile onun yanında olabilmek. Bunu yaşadım,biliyorum. Hala çok üzülüyorum ama pişman değilim… Ölümüne şahit olacağımı bile bile, onu alırım yine hayatıma… Yaşam sevgisi bence bu
Hayvan sevgiside elbette
Ben 6 sene önce Şubat’ta Çok soğukta catıdan çok küçük Siyah renk kedi almıştım. İlk lerde Siyahtı sonra gre oldu rengi Sonrada Kül rengi gree karışımıydı Kedi Diyordum filan Sonra isim Buldum Thief ti ismi Kısaca Tif denildiğinde geliyordu bakıyordu. Her türlü terbiyesi wardı Evi benden iyi biliyordu 2-3 sene geçti Kedim Hamileymiş Tifim Dolabın içine Doğurmuş bizde kedi Sesi duyuyorduk dolabı açtık Yavrularını gördük Yavruları orda büyükttük dolapta Sonra 2. sene Yine doğurdu yine aynı ay aynı yerine Yine Yavru doğurdu ve Bu gün 2 hafta önce Cuma günü geldi
( ve Ölüceğini biliyor demekki dolabın içini bahce kapısını catıları heryeri dolaştı dolaşırken bizim eve hep bana anneme bakıyordu Son olarak bir kere daha baktı uzun uzun ve gitti sonra Pazartesi günü çatıda düşmüş çok yüksek evin catısından Mahallede bütün herkez benim kedim olduğunu bilir Tif in benim olduğunu kimse Yerde kanlar içinde yatan kedimi bana eve 2dk gelip söylemedi Dayımda görmüş söylemedi Düştüğünde sadece atayı filan kırıkmış çocuklar dedi Yerden kalkmaya çalışıyormuş canlıymış sonra 1 akşamda gece havalar buz gibi zaten o akşam söyleseler kurtarırdım
( ŞEREFSİZLER söylemedi ve sabahı kedimin ölüsünü bile görmeden çöpe atmışlar Bu pazartesi kedim öleli 1hafta oluyor ben daha yeni haberini alıyorum sen 6seneyi hep birlikte geçir adamlar arka sokaktan 2adım gelmiyo kedin düştü demeye ŞEREFSİZLER ölüsünü görseydim keşke bahceye gömerdim gitti çöpe .
( o kedi çöpe atılacak kedi değildi ama atmışlar 2dk söylemiyorlar bide atıyorlar benim kedim olduğunuda biliyorlar bende şuan bile hala ağlıyorum
( ama artık çok geç geriye koca koca kediler kaldı yavru ları Ben kedimi çok sevdim inşallah öbür tarafta karşılaşacağız kedimle
(
Umarım dünyadan göçüp giden tüm kediler gökyüzünde bir yerlerde etrafları whiskas’la dolu bir cennette en sevdikleri oyunları oynayarak mutludurlar.
Hiç düşünemedim öyle olacağını….
Benim yüzümden oldu
sebebi benim ama yapan değilim….
başını çarptı (çarpıtıldı)olayı anlatamıyorum istemiyorum…
yere düştü biidaha kımıldaadı doğrulmadı elime aldım dışarı çıkardı çıkartırkn gözümün içine bakışı vardıki kanıları elime akdı ağızından kan geldi….gözüme baktı koydum onu balkona içeriye girdim bağırmaktan ağlamaktan feryat etmekten başka birşey gelmedi elimden son gördümden çırpınıyodu can çekişiyodu OFFF YARDIM EDEMEDİM BİŞEY YAPACMADIM sevgili dostum fedekar dostum
oyun oynuyoz zannetti yüzünde gülümseme vardı gülüyodu başını çarptı yine güldü daha akşamı oynadı yaa otlarla içim parçalanıyo gözümün önünden gitmiyo hep aklımda her haereketi herşeyi unutamıyom gözüme bakışı nı hiç bişiyini oynularını….. offfff
11 yaşındaki kedim bugün öldü..Hemde aniden hiçbişeyi yokken..Keşke biraz daha kalsaydı yaşasaydı benimle…O kadar tarifsiz bi acı içerisindeyim ki anlatamam…Gerçekten arkadaşlar,hayvan beslemeden önce iyi düşünmek gerek çünkü aniden bizi terkettip gittiklerinde o kadar da çabuk atlatamıyorsunuz bunu….
Hoşçakal pofudukk..Seni çok seviyor ve özlüyorum.Keşke biraz daha yanımda kalabilseydinnn……
Benimde Sokakta Beslediğim Yavru kedim vardı 1-2 aylıktı annesi sinirlenip atmıştı yavruyu bende baktım son 4 gun hiç bişey yemedi içmedi hep uyudu ara sira kalkti 10 dkka gitti geldi uyudu ve ben hastanede yattığımda canım kedim ölmüş ve şerefsizler onu çöpe atmışlar çok üzüluyorum cok
Herhalde Yağmurda Üşütmüştü Ve Öldü
yazı ilginç ve bir o kadar da acıtıcı olmuş.. benimde 5 yaşındaki oğlum 9.kattan düştü 3 ay önce,çıldırmıştım öldü sandım o an..vetenerine götürdük ve ilk müdahale yapıldı..sonuçta sadece ufak kırıkları vardı.2 haftaya iyileşti..şuan canavar gibi ama benim aklıma geldikce o yaşadığım anlar,ölüyorum sanki…
Yummy. Onu kelimelerle anlatamam. İran kedisiydi. 5.5 yıldır benimle yaşıyordu. Aldığımda bir aylık yavruydu. 21 Şubatta onu kaybettim.Yerde öylesine hareketsiz yatıyordu. Ve ona dokunduğumda öldüğünü farkettim. Yıkıldımmmmmmmmm. Geçen yıl böbrek yetersizliği teşhisi konmuştu. Onu çok özlüyorum. Hala kendime gelemedim. İnsanların beni anlamasını beklemiyorum. Anlayış göstersinler yeter. Ve evinde kedi beslemeyen anlayamaz. O benim canım, dünyam, bir parçamdı. Ev şimdi onsuz boş. Hayat zevk vermiyor. Veterine hekimimiz bile hazırlıklı olmamı söylediğinde hiç öleceğini düşünmemiştim. İçim yanıyor.
Yummy.. Seni çok seviyorum. Yüreğimden hiç çıkarmayacağım seni. Umarım öteki dünyada seni görebilirim.
3,5 yaşında ki oğlum 12 martta aniden öldü..o kadar içim sızlıyor ki..onun yokluğuna nasıl alışacam bilemiyorum..kimle uyucam ben şimdi,kim bana oyunlar yapacak.canım oğlum..sende beni bırakıp gittin ya alacağın olsun..oysa ki tek dostum sendin.ne yapacam sensiz.seni çok özlüyorum..annen seni çok seviyor..
kedimle hep gülüşür eğlenirdik adı mavişdi onu hep beslerdik gülerdik oyunlar oynatırdık sonra onu bi kaç gün önce yolun ortasında uzanırken gördük aldırmadık bi gün baktıkki kedimin ağzından ve kulaklarında kan gelmiş yerde kanlar içinde birde.. gözü çıkmıştı midem çok bulandı olduğum yerde o kadar çok ağladımki annemlere haber verdik sonra babam gelen arabalar basmasın filan diye bir kenara koydu sabah bir bakalım gene dedik baktıkki yok kedi çöpçüler almıştır die düşündük artık maviş yok kanı bile ordaydı akşam rüyalar gördüm sanki onun sesini duydum inşallah o cennetedir seni unutmayacağım asla..
yawrum 12 yaşındaydı bugün bn kedim için iiçiyorum çok sewiyordum yüksekten düşmüş büyük ihtimal öldü haberini alınca işi mişi braktım 99 depreminde doğmuştu
Leydim 3 yaşında gelmişti bize. 16 yılı birlikte geçirdik. O benim canım kızımdı. Geçen yaz güneş çarpmasından sonra yavaş yavaş eridi hiç bir masraftan kaçmamıştım onun için ama bir türlü sağlıklı günlerine dönemedi. Yavrum, güzel kızım ölümü yaklaşınca ağlamaya başladı 2-3 gün içinde 20 Nisan 2011 de öldü. Hayatımda böyle bir acı yaşamamıştım. Göğsüm sıkıştı, depresyona girdim. Kabullenemedim, bende ölmek istedim. Allah düşmanıma böyle acı vermesin. Beni ancak kedisini kaybedenler anlayabilir. Şimdi yeni bir yavru kedi alıcam. Sanki hiçbir kediyi onun kadar sevemiyecekmişim gibi geliyor. Öbür dünyada bebeğime kavuşmayı diliyorum
Bu üzüntüyü yaşanyanların yazılarını okumak istedim. Neden mi? Yarın olmasın istiyorum, yarın olduğunda satır aralarındaki acıyı içim bin kat acıyarak hissedeceğim.
Cancan…sarı değil, turuncu bir pisi. İran kedisi. 1997 doğumluymuş. 1998′de Mısır Çarşısı’nın en içler acısı pet dükkanında rastladım ona. Kocaman kehribar gözleri ile bir kuş kafesine sıkıştırılmış, küskün bir güzellik. Kocamandı, oarda bebekler de vardı ama ben O’nu kurtarmalıydım. Ağzı köpüklü satıcıların elinden kurtardım. Kucağıma aldığımda burnumu yaladı. Bu nedenle insanlar onu sevmemiş??? Çok sırnaşık diye.
Kaptığım gibi Cancan’ımı eve koştum. O bana bakıyor, ben ona…doyamıyorum güzelliğine, tatlılığına…bir de ters yatıp bakıyor, ısırasım geliyor.
Oralarda çok hastalık kapmış. Bir yıl veterinerle yaşadık. İyileşti, bir de baktım ki duvardaki gölgelere sıçrıyor. Sonra gölgeler en sevdiğimiz oyunumuz oldu.
Ben pisileri çok ama çok severim, hepsini. 2000 yılında Türkiye Kedi Güzellik Yarışması olduğunu duydum. 75 kedi katılıyormuş, Cancan da temiz hava, bol kuş, açık alan çok sever. Tüm ailece katıldık yarışmaya. Bir jüri geliyor, bir diğeri gidiyor. Tüm pisileri teker teker mıncıkladılar. İçimden keşke jüri olsaydım dedim. Sonra kategori birincilerini açıklamaya başladılar. Biz de İran pisisi dalında katılmıştık. Üçüncü, ikinci derken – pek de beğenildik ya – ben birincilik için açıklanmadan koltuğumdan kalktım. Bu arada ödül alacağımız için sürekli Cancan’ı tarayıp, pofidik yapıyorum ki fotoğraflarda güzel çıksın! Birinci açıklandı ama bizim adımız söylenmedi. Kalabalıktan tepkiler! Pek üzüldük, haksızlık dedik ailece. Madem bizi seçmediler, biz de terkeder gideriz. Toparlandık, çıkışa doğru yol almaya başladık. Bir de Super Cat 2000 seçimi varmış. 75 kedinin en güzelini seçiyorlarmış. Hiç biz olur muyuz? Boynumuz bükük gidiyoruz. Bir anda alan “Türkiye’nin en güzel kedisi, Super Cat 2000 CANCAN!” diye bir ses duyduk. Cancan kucakta sahneye doğru koşuyoruz. Basın orada, Cancan bir kibirli, bir kendini beğenmiş! Pozlar, pozlar, röportajlar. Hürriyet’te yarım sayfa Cancan. Televizyonda ana haberde Cancan!
Pek mutluyuz. Annem babam da aşık Cancan’a. Özel bir nedenden dolayı artık Cancan Moda’daki evde, anne babanın sıcacık kucağında yaşamaya başladı. Her hafta ziyaret ettim. Her gün telefonda “Cancan nasıl annecik?” diye sordum. Bu böyle 7 yıl devam etti.
2011 Ocak ayı. Annemden bir telefon. Cancan hasta. İşten deli gibi çıkıp koştum. Cancan çok hasta. Veteriner, oksijen çadırları, iğneler, serumlar, vitaminler. Can can çok hasta. Anneannemi kaybettiğimiz gün hastalandı.
Panik halde başka veteriner görüşleri alıyoruz. Olmaz, yaşamaz diyorlar. Bir yandan da sevgili veterinerimiz Moda’da Şükran Hanım elinden geleni yapmaya çalışıyor. Hatta bir gece o kadar ağırlaşıyor ki ben apar topar veterinerimizi çağırıyorum. Son yolculuktan eminim. Olmuyor, yapamıyoruz. Tekrar bir çaba. 4,5 ay yemek yemeden yaşatıyoruz. Her gün babacığım zorla besliyor. İpek tüylerine dökülen yemekleri siliyor anneciğim.
Zor. Olmuyor. Bırakıyor kendisini. Bencilce zorluyoruz. Ayrılmak istemiyoruz. O bizim Cancanımız, Can’ımız. Ne üzüntüler paylaştık beraber. O hep yanımızda, kucağımızda. Burnumuzu öpüyor.
Cancan artık hareket edemiyor. Çok zayıfladı, yemiyor.
Vedalaşmak istiyor. Biz ise onun kehribar gözlerine bakıp yalvarıyoruz. Olmuyor.
Yarın Cancan ile vedalaşacağız. Patilerini tutacağım, bıyıklarını öpeceğim. Gözlerine bakacağım ve diyeceğim ki “Sen benim bir tanemsin, hep öyle kalacaksın. Cennetteki farelerin gölgeleri ile oynayacaksın. Sakın üzülme, bir gün gelecek yine burnumu öpeceksin…”
Hep sevgi ile kalın.
Müge
Tam 12 gün oldu…
Daha dün gibi hatırlıyorum, Eminönün’de Paşa’ mı ilk gördüğüm günü. O minik gövdesindeki, kocaman sarı gözleriyle bana bakmasını… Hep mutsuz bir ifadesi vardı oğlumun. İran kedisi olmasından heralde, hep asıl suratlı asi bebeğimdi o benim. 15 Şubat 2011de 4 yaşına basmıştı. Hiç yaramaz değildi. Arada muzurlukları vardı ama kimse kızmazdı ona. Evimizin prensiydi. Hatta katıldığım yarışma programında bile bahsetmiştim ondan.
Paşam bize aslında sinyal vermiş 4 ay önce ama biz anlamamışız… Güvenme duygumuzdan geliyo heralde. Doktora hemen götürmüştük, bişey olmaz normal kedilerde, dedi. Bilseydim başka doktora götürmez miydim? Ben oğlumun içinde yaşadığı yangını bilseydim elimden geleni yapmaz mıydım? Ölmeden 5 gün önce rutin aşıya götürdüm Paşa’mı. Doktor el muayenesinde bişey hissetti bağırsaklarında… Haberler kötü dedi… O an sanki dünyam başıma yıkıldı, ne diyo, şaka heralde bişeyi yok ki oğlumun diye beynimden geçirdim. Paşam beni bırakmaz…
İnanmadım aynı gün 3 doktor hepsi aynı şeyi söyledi. En son Animalia’ da Belinda Hanım’a gittik o da baktı, tam emin olamayız 3 gün zeytinyağı içirelim belki bişey yutmuştur dedi. Bir an bütün evde bir sevinç havası yaşandı, oğlumuz kanser değildi. Ama sanki Paşam bize bişeyler anlatmak istercesine, hiçbişey yememeye devamlı uyumaya başladı. O kadar moralimiz bozuldu ki, Belinda Hanım’ ın dediği günü beklemeden gittik Paşa’mla doktorumuza. Tetkikler yapıldı, ultrasonlar çekildi. Birşey var ama açmadan kesin konuşamayız dediler. Bizde eğer iyileşicekse açalım ne gerekiyosa yapalım dedik. Paşam 26 Nisan 2011 sabah 11.40ta ameliyata girdi. Ameliyata girerken ona sarılıp öpmedim bile nası olsa geri gelecek diye. 15 dakika sonra Belinda Hanım geldi, kanserin her yerini sardığını, iç kanama başladığını, artık Paşa için en iyisinin uyumak olduğunu ama son kararın bizim olduğunu söyledi. Ben kendimden geçtim sanırım, annem verdi zor kararı. Paşa’ mı göremedim, onla vedalaşamadım… O benim herşeyimdi, bitanecik oğlumdu. Onsuz yaşayamam sanıyodum… Yaşıyorum ama sanki hep bir yerden çıkıcakmış gibi geliyo. Ben artık başka bir hayvanı Paşa kadar sevemem. Alamam başka ama yardım ederim. Barınaklara gider onlara bez mama ne lazımsa götürürüm… Ama Paşa’ ma ihanet edemem …
mrb bn duygu bende kedimin ölüm haberini az önce aldım.çok üzgünüm o bnm herşeyimdi nasıl unutabilirim
meleğimm…
Onu 31 mayısında arka bahçede bulmuştuk…O kadar çok ağlıyorduki ona kıyamayıp eve aldık…Daha gözleri açılmamıştı,göbek kordonu bile düşmemişti…Aldığımızda karnı toktu…Bir şeyler yedirmeye çalıştık az yada çok.Sabahı petshopa koşup ona biberon ve mama aldım eve döndüğümde mamayı içişi ve biberonu reddetmeyişi bütün yorgunluğumu aldı.Bir süre çok iyiydi sonra 15 günlüğe yaklaşınca veterinere götürdük çok şişiyordu karnı mamadan sonra diye metsil verdi rahatlattık…Kontrol için tekrar götürdük bu sefer üşütmüş çünkü sıcak su torbasını bırakıp ona çok güzel kapalı bir yuva almıştım.Sonra onun o veterinerde başka bir hekim antibiyotik tedavisi istedi tamam dedik dün 3. aşıyı vuruldu.Her zaman gaz olurdu ama bu kez aşıdan sonra durmadan ağlamaya ağzı köpürmeye başladı geri götürüp durumu anlatsamda korkmuştur diye geçiştirildim…Eve vardığımda üstümü değiştiremeden kendimi arabaya atıp geri götürdüm durum vahimdi…Daha arabada ölüm döşeğindeki hastalar gibi olmuştu…Götürdüğümüzde herhangi bir müdahale olamayacağı çok minik olduğu söylendi serum verildi oksijen verildi…annem gelene kadar çırpındı o gelince onu eline aldı öptü bende sarıldım ve huzurla nefes almaya başladı sakinleşti…gece orda kalmasını istedik fakat sabah almaya gittğimizde elimize poşete sarılmış cesedini verdiler…bir aydır bizimleydi…uzun yıllar geçirmedik ama o bebeğimiz gibiydi bizide annesi bildi…ağlamaktan şoka girdim..eve geldik dolapta bekledi çıkardık sevdik sevdik sevdik öptük onu ayakkabı kutusuna en sevdiği havlusuna sarıp koyduk…oynayamadığı oyuncakları ve onun için yazdığım yazıyla gitti meleğim…bize bakışı masumluğu ve güzelliği her an gözümün önünde…onu hatırlatan her seyi kaldırdım…çivi çiviyi söker demiyoruz…başka bir kedi alamam bunu yapamam…onun evinde başkasını yatıramam…eger bir gün hazır olduğumda yardıma muhtaç bir kedi alırsam o benim yeni meleğim olacak…bahçemize gömdüm…hiç bir zaman unutmayacağım ve içinde buluduğum bunalımdan kolayca çıkamayacağım…onu gömdüm eve çıktım bu yazıyı okudum ve yazmak istedim acımı paylaşmak istedim nasıl geçer içimdeki yangın nasıl söner gözlerim ne zaman yaşlardan arınır bilmiyorum ne hayaller kurdum yaşanmadık neler kaldı…badem gözlü kızımm güzel kokulum bembeyaz kıpkırmızı agızlı burunlu aşkım gitti çok ani oldu hiç ama hiç beklemiyordum…yaşattık oldu derken şimdi geriye o mis kokulu yastığı kaldı…sadece yastık olsa tamam ama evin her yanı o kokuyor Allahım sabır ver…
bu yazılanları okurken burnumun direği sızlıyor… allah sabır versin.. ne denirki başka
dünya tatlısı kızımı 2009′yağmurlu soğuk bi havada kardeşim sokağımızda bulup getirmişti kedilerle aram iyi değildi çok sevmezdim o zamana kadar 6-7 aylık civarıydı siyam kedisiydi ön patisi şişmiş ayağı aksıyordu hemen yemek verdim ertesi günde pet shoptan mama aldım sonra ayğıda iyleşti muhteşem oyuncu bi kız oldu kedileri sevmeyen ben kızımla her gece kucak kucağa yattık artık canımdan bir parça olmuştu canım kızım sonra 3 kez anne oldu bensiz asla doğum yapmadı hep beni bekledi odadan çıkmama bile izin vermedi 2 dakkalığına mutfağa gitmeye kalktım henüz ilk yavrusu çıkmıştı kordon bağını bile koparmadan kızım peşimden geldi sonra onu alıp battaniyesine taşıdım yavrusuyla sonra diğer yavruları bekledim ama gelmedi ilk doğumuydu kızımın ertesi gün veterinerde suni sancı için iğne yaptılar kızım 2 yavru daha doğurdu bir ölüydü kızımı son anda kurtarmıştım bütün yavrularını onlara aldığım kedi evi peluş battniyesi yerine yatağıma taşıyıp orda büyüttü ve ben sabaha kadar yatağımda yavrulara bişey olmasın diye kıpırdamadan ölü gibi yattım.kızımın karma aşısı için vakit geçmişti ve hamile olduğu için yapamadım sonrasındada emzirdiği için ve sonrasıda bitmek bilmeyen bir kızgınlığa girdi en son artık mecburen bitsinde aşısını yapayım diye hormon hapı verdim veterineri haptan bi kaç gün sonra getir aşısını yapalım dedi ama çok geç olmuştu artık kızım bir hafta öncesinde kuzenimin kardeşimle yolladığı kedi evini yollamıştı kendi kediside ölmüştü niçin öldüğünü bilmiyordu ben o yuvayı boş bir evde yeni doğum yapmış bir kedi için kullanacaktım ama kardeşim ben eve geldiğimden yıkamadan kedilerimi içine sokmuştu alıp hemen yıkadım ama çok geç kalmıştım kızım ordan kedi gençlik hastalığı virüsü kapmıştı pazar gecesi farkettim kızım yemiyor içmiyor sabit duruyor halsiz bitkin sonra kanlı ishal başladı veterinere götürdük kan testi kötü çıktı serum verdiler eve döndük ertesi sabah tekrar gittik ama ishali durmak bilmedi veteriner herşeye hazırlıklı olun ölebilir dedi dünyam başıma yıkıldı olmaz dedim aldım eve getirdim kızımın yastığı kan içindeydi ağlayarak pamukla sildim temizledim kızımı bi yandan kızımla konuştum yalvardım ona ölmesin diye onu çok sevdiğimi söyledim benim için kızım mücade et dedim Allahıma dualar ettim adak adadım iyileşsin diye son gece kızımı kendi kanapesinin üzerinde yatağıma yatırdım ellerim hep elindeydi kızım o halde bile yatağından çıktı kolarımın arasına yattı 3 gündür uyku haramdı zaten hep kalkıp kontrol ettim enjektörle ağzına mama verdim sonra sabah oldu kızım hala yaşıyordu çok mutluydum arada derin nefes almalar vardı bunu hep yapardı gözleride eskisi kadar kısık değildi biraz açılmış canlanmıştı elim patisindeydi ve parmağımı patisinin arasına alıyordu ara ara tutar gibi o kadar sevindimki artık ölmez dedim kendi kendime az sonra tekrar hazırlanıp veterinere gidecektim tedavisi için ama birden garip bir nefes almaya başladı kalktım maviş gözleri kocaman açılmıştı ölüm meleğini görmüştü artık direndi kızım o bitkin halsiz halde kalkıp 2 kez sol tarafımda biri varmış gibi patileriyle tekme attı ama sonra son bir nefesle öldü kızım artık nefes almıyordu gözleri kocaman cansız öyle kaldı inanamadım dürttüm öptüm kokladım hadi kızım kalk dedim ama uyanmadı dünyam başıma yıkıldı sanki Allahım ne büyük bir acıydı kardeşimle gömdük kızımı öpe koklaya uğurladım 2,5 senemiz geçti hala bi mucize olsada ölmemiş olsa toprağın altından çıksada gelse diye bekledim ama 4 gün oldu hala yok gelmeyecek bir saniye aklımdan çıkmıyor evdeki boşluğu anlatılamaz bile bana sıcacık bakan mavi kocaman gözleri yok artık o çocuk sesli miyavlamasıda dolaştığında boynundaki çan seside yok uyandığımda kollarımın arasındada yok hiç biyerde yok Allahım nasıl bir acı sanki nefes alamıyorum yutkunamıyorum heryerde onun kokusu nasıl alışacağım tek tesellim ondan bana yadigar ilk yavrusu olan karamelim kaldı dilerim Allahıma tarçın kokulu kızımla bir gün bi yerlerde tekrar buluşuruz ..zamansız erken bir ayrılıktı bizimki daha çocuklarımı onunla büyütecektim her şey yarım kaldı seni çok özlüyeceğim güzel kızım umarım gittğin yerde huzur içindesin ben seni asla unutmayacağım meleğim..
Tarçın…
Ben Tarçının hikayesini paylaşmak istiyorum sizinle. Onu ilk yaşadığım sitenin bahçesinde gördüm , kelebekleri kovalayan küçük , sevimli ve mutlu kedicik. Herkese sevgi ile yaklaşan happy kedi ona bu adı takmıştım. Zaman zaman mama da veriyordum ama onun öyle bir beklentisi de yoktu . kendi aleminde happy kedi… sonra soğuklar başladığında apartmanın önünde yatarken gördüm üşümesin diye indirdiğim battaniye vs. malzemeler bir gün sonra apartmanın güzel insanları tarafından atılıyordu (bu arada evde 2 dişi kedim var .. happy erkek bu yüzden eve götüremiyordum) bir gün baktım ki perişan biri tekmelemiş ve omurga kısmı çökmüş o gülen gözler şaşkın mutsuz çaresiz …. ne olursa olsun böyle bırakamam dedim ve eve çıkardık eşimle birlikte küçük misafir odamı ona tahsis ettim baktım doyurdum veterinere götürdüm kırık için bir ameliyat geçirmesi gerekti yaptırdım … adını tarçın koydum evdeki kızlara da alışmıştı herşey yolundaydı artık 2 kızım bir oğlum vardı…bir cumartesi günü temizlik yapıyordum rahatsız olmasın diye odasına götürdüm ve yatırdım bir süre bakmadım işim vardı sonra ses duydum kapıyı açtım tarçın bembeyaz bir suratla öğürmeye çalışıyordu çok korktum veterineri aradım hemen gelip aldılar en azından emin ellerdeydi yarın gidip alırım diyordum sabah bir telefon geldi arayan veterinerdi …… Tarçın yok artık , ip yutmuş nereden nasıl buldu bilmiyorum bütün gün , bütün hafta ağladım çevremdekiler anlamadılar niye bu kadar üzüldüğüme… oysa ben evladımı kaybetmiştim nereden bilsinlerdi nasıl sevdiğimi , happy kedime nasıl bağlandığımı .. halı dahil odadaki herşeyi attım tüm görünüşünü değiştirdim ama nafile o odaya hala giremiyorum ve ondan söz edildiğinde ağlamaya başlıyorum ….
evet yorumları okuyunca gerçekten fevkalade üzüldüm,gözlerim doldu. 1 hafta önce izmirde berbat bir mahallede gece 24 00 sularında işlek bir cadde kenarında yavru bir kediye rastladım.taxi şoförüne durmasını isteyip ,seri bir hareketle yavruyu araca ve ardından eve getirdim.banyo yaptı ve iç dış parazit vs. tamamlandı.şu an sanırım 1 aylık erkek.fena kirliydi ve zayıftı
şu an tertemiz ve epeyce kg aldı.yalnız yaşayan ,gece hayatı ,kumar vs gibi pis şeylere bulaşmayan biriyim.artık eve dahada erken gelmeye başladım.küçük kedi beni son derece sessiz hale getirdi ewde.o ürkmesin diye kendi evimde hırsız gibi geziyorum.ama mutlu bir tebessüm oluyor her seferinde yüzümde.onu kaybedersem büyük yıkıma uğrarım.duygusal biriyim.birbirimize 1 haftada çok alıştık.ismini abd de yaşayan abdli bayan arkadaşım verdi,paşa=).eve misafir falanda almıyorum artık,paşa korkmasın diye.evdeki eşyaları ve elektirk baglantılarını yenileyip daha üst bölümlere aldım,tehlike arzediyor diye.bugün tanışmamızın 1.haftası ve ona 2 değişik mama aldım ,süt ve şaşal suyu verdim.onu çok seviyorum gerçekten.hiç bir şeyin önemi yok.bu dünya gelip geçici.herkes bir yavru sahiplenmeli.Kainatın efendisi,zat ı alileri ,gelmiş geçmiş en kaliteli ve kusursuz insan Hz.Muhammed(sav) efendimiz bir çok kediyi beslemekte ve onlarla sohbet etmekte ,mübarek ilgi ve alakalarını vermekteydiler.bir kediye eziyet eden gördüğüm zaman,çok sert tepki veririm.bir çok gencide bu konuda öğütledim.izmir de geçmiş yıllarda çok talihsiz bir kedi katliamı yaşandı,adını bile anmak istemiyorum o veled ü zinanın.adli hiç bir tedbir konulmadı ,sadece basit bir idari ceza ile geçiştirildi.inanın ben ve kardeşlerime denk gelmiş olsaydı .sözkonusu katile biz gerekeni yapardık(.ğeeeeeeee”)”"”"”"”"”"”"”"”"”"”"”"”"”"”"”"”"”"”"”"”"”"”"”"”"”x)bu arada parantez içindekileri paşa yazdı.=)) evet.ben yazarken laptopun üzerinden geçti.çok meraklı çok.saygılar
Buğün oğlumu uyuttum , acıbiş rüyadcan uyanmak için . oğlum ve kızım 2 güzel siyamdı . Oğlum geçen hafta 5. kat pencereden düştü kadıköyde bir veteriner hasdtanesine götürdüm gittiğinde gayet iyiydi durumu hatta yaramaz erkek çocuğun oynarken düşüpte sonra uslu uslu oturup o acının gemesini beler bi hali vardıç arka üst bacağında parçalı kırık oluşmuştu solunumu genel durumu iyiydi ilk başta kas ve karaciğer enzimleri yüksekti ama sonra sorunun travmaya bağlı kas enzim yüksekliği olduğu anlaşıldı yoğun çabamla bu arada veteriner değil ama insan doktoruyum azçok aynı ikimizde memeliyiz. hergün ben telefon ettim malum nöbetlerden dolayı gidemedim başına sıkca pazartesi gittiğimde de kedi hipotermiye girmişti ben farkettim sonra göstermelik bi panik oldu arkadaşlarda enson dün telefon ettiğimde oğlum 2 kez nöbet geçirmiş onu duydum belki aramasam bu günde sakin huzurlu kedersiz olurdum. Ben ve erkek arkadaşım kediyi almayA GİTTİK MUHTAMELEN EMBOLİ ATMIŞTIR DİYE DÜŞÜNDÜM ÜNKÜ KAN BİYOKİMYASI NORMAL GELMİŞTİ. OĞLUMUN KAFESİ BOŞTU ÇÜNKÜ NÖBET GEÇİRİP KASLIRKEN KAFESİNDEN DÜŞMÜŞTÜ. SADECE KUCAĞIMA ALDIM İŞTE ORDA BU KARARIMAM GERKTİ. SADECE MAU DEDİ ÇOK MUTSUZKEN BENDE BİŞEY İŞTEYİNCE ÇIKARDI O SES YAVRUMU ALIP EVE GETİRDİM BÜTÜN TEDAVİ ISRARLARINA RAĞMEN , YOK HAYVAN CANIYMIŞTA YOK ÖTENAZİYE KARŞIYMIŞTA FELAN . ŞİMDİ PARAMPARÇAYIM SADECE TEK DIRAYETİM ONUN SON İSTEĞİNİ YERİNE GETİRMİŞ OLMAM .ÇOK AĞLIYORUM ÇOK.
Baileys 11subat gunu seni gordugumde ilk begenmedim ne yalan soyliyim ama kucagima aldigim anda seninle ozel bi bag oldu aramizda hic bi kediyle olmayan.seni eve sokabilmek icin inan cok direndim annem ve babama karsi.onlarin sevmediginden degil tabi bi gun senden ayrilmak zorunda kaldigimizda cok uzulcektik bu yuzdendi onlarin karsi durmasi keza oyle oldu.ikna ettik eve geldin ilk fotografini 2.annenle cektik sonra bizdeki heycan ve tecrubesizlikle seni odamin kosesine yaptigimiz yere koyduk.hemen kum kabina kumu koyduk mamani suyunu koyduk,sen hemen kum kabinin icine oturdun.seni buyutmenin zor olcagini bilemezdik.sen cok tatliydin gun gectikce sana bagimiz artti.annem babam hatta ablam gormeden seni baglandi sana fotograflarinla.bakisin miyavlayisin cok ozeldi gercekten sen bizim oglumuz oldugun icin degil hakkaten cok guzel bi kediydin.herkesten farkli,ozel.bi gun atesin cikti hemen veterinere gittik dusurttuk ama cok korkutmustun bizi onun disinda surekli mantarin vardi ve gectikce tum vucuduna yayildi elimizden bisi gelmiyodu cunku hic bi doktor geciremedi.elimizden kremlerini surmekten ve ilaclarini icirmekten baska hic bi sey gelmiyordu.sen acik yattigin zamanlarda bizim icimiz kaynardi cok baska bi sevgiydi bu,o boynunun altindan opmek,gobusunu sevmek,poponu koklamak bile baska baska bi duyguydu onceden tatmadigim.veterinerlere lanet ediyorum cunku basindan beri sadece mantar dediler onun disinda hic kimse hic bisi yapmadi ne kan tahlili ne karaciger kontrolu ne de hic bisey..seninle bu kisa yolculugumuz hem veterinerlerin hem de bizim en cok da benim ihmalim,tecrubesizligim yuzunden bitti..canim oglum,bailysm senden ozur diliyorum.seni 2hafta da yalniz biraktik bu kisa beraberligimizde.mecbur mu kaldik hayir ama bilemezdim ki bu olaydan sonra senin iyice kotuye gidicegini ve ellerimden kayip gitcegini.seni mervis ablana verirken icim parcalandi sen de anlamistin hani bisiyler oldugunu,huzursuzdun ama o kadar.seni gonderdikten sonra icimiz parcalandi icimden bisey kopardilar sanki..o 2 hafta nasil gecti bilmem her an senin kokunu duydum burnumda yanimda seni hissettim.ben yokken tras oldun babisinle,belki daha da strese girdin,yine bilmezdik ki canim oglum.oyunlar oynardik,ters yatip patilerinle elimi kapmaya calisirdin,beni isirmistin bi gun dudagimdan canim acisada bu cok hosuma gitmisti.ters yatardin yan yatardin seni oyle gormek bile bana mutluluk verirdi hem de cok cok.biliyomusun beni eve bagladin nasi dersen senin yaninda olmadigim her an cok ozluyodum.bu yuzden de disari mecbur kalip ciktigim her an senin yanina doncegim saati bekliyodum,kizlar cagirirdi seni birakmak istemedigimden cikamazdim.bundan pismanmiyim asla bi omur senin benim yanimda olmani isterdim.yazliga geldik yolculukta her an gozunun icine baktim sikildi mi susadimi kotu mu oldu diye.yazligin sana kotu gelmicegini seni bizden almicagini bilsem degil yazlik disari bile adim atmazdim.sen hep evini severdin.son gunlerinde hep yanindaydim denize bile cikmadim iyiki de oyle yapmisim yoksa daha kotu hissederdim heralde sucluluk duygusunu son gununde hic mama dahi yemedin agzini acip zorla yedirdim suyunu icirdim.ishaldin cok kilo vermistin icim icimden cikiyodu sanki.cisini saga sola yaptin kakani oyle..hep temizledim hic zoruma gitmedi ve leoparli evin onu cok severdin.biz de seni onun icinde gormekten cok hoslanirdik.beni ilk zamanlar opup uyandirirdin agzini agzima degdirirdin,babami cok severdin.sehpa da duran susleri yere dokup onlarla oynamaktan cok hoslanirdin.bir suru bir suru sey.sen gittikce kotulestin ben hic bisey yapamadim.anladim bi fark vardi sen de ama streslisin sandim.ozur dilerim cok ozur dilerim.istanbula gitmeye karar verdim bi cozum bulamadik izmire gittik ordaki doktor da mantar sampuani hapi damla verdi senin uzerinde kotulugu olan adam.olmadi donduk iyilesceksin dedim hep soz verdim bu ikimizin savasiydi.Olmadi bu sefer kararliydim gidiyorum istanbula.uyku uyuyamiyorum,tolga bilet aldi bodruma gittik seninle sen artik iyice kotulestin.havaalaninda bi suru aksilik cikti,bu artik kaderdi.ben oturdum agliyorum gidemicem seni yetistiremicem diye seni kucagima aldim kafan dustu soka girdin o minik patilerin artik boynuma sarilamiyo gozlerin gormuyo o anda hersey bitti benim icin kostum milasta veterinere gittim.sagolsun dunyada bi kac iyi insan kalmis her seyi takside biraktim kostum seni yetistircem diye baska yolu yoktu.olmadi ! Serum baglandi sana ama gozlerinde bi tepki yoktu sen soktaydin bilincin yerinde degildi beni de tanimiyodun tabi. Inanmak istemesemde yolun sonuna gelmistik artik hersey bitiyor.patini tuttum hep optum seni.2 kez olumden dondurduler seni son halinde artik nefes alamadin kalbin durmustu tekrar hayata donmedin.ben de artik aci cekmeni istemedim.25 agustos 2011 2 yi 6 gece seni kaybettik.seni kucakladim o anda neler oldu hatirlamiyorum seni birakmak istemedim.seni evimizin bahcesine gomdum ama kalbimde ruhunla birlikte yasiyor olacagiz omrum yettigince.bu satirlari yazarken gozlerim doluyor.bagira bagira aglamak istiyorum ama tutuyorum cunku biliyorumki allah seni yanina aldi ve sen ordan bizim yanimizda olcaksin bi gun biz de yanina gelicez ve bizi sen karsilicaksin..sevgili ogluuum sen benim hayatimi degistidin beni cok mutlu ettin 7 8 ay bana hep guzel gunler yasattin gidisin olmadi beni yalniz biraktin cok erken gittin.sana sitem etmiyorum sen aci cekmeden oldun benim icim cok aciyo hem de cok olsun sen umarim iyisindir orda hep iyi ol kucuk yavrum seni Baileys 11subat gunu seni gordugumde ilk begenmedim ne yalan soyliyim ama kucagima aldigim anda seninle ozel bi bag oldu aramizda hic bi kediyle olmayan.seni eve sokabilmek icin inan cok direndim annem ve babama karsi.onlarin sevmediginden degil tabi bi gun senden ayrilmak zorunda kaldigimizda cok uzulcektik bu yuzdendi onlarin karsi durmasi keza oyle oldu.ikna ettik eve geldin ilk fotografini 2.annenle cektik sonra bizdeki heycan ve tecrubesizlikle seni odamin kosesine yaptigimiz yere koyduk.hemen kum kabina kumu koyduk mamani suyunu koyduk,sen hemen kum kabinin icine oturdun.seni buyutmenin zor olcagini bilemezdik.sen cok tatliydin gun gectikce sana bagimiz artti.annem babam hatta ablam gormeden seni baglandi sana fotograflarinla.bakisin miyavlayisin cok ozeldi gercekten sen bizim oglumuz oldugun icin degil hakkaten cok guzel bi kediydin.herkesten farkli,ozel.bi gun atesin cikti hemen veterinere gittik dusurttuk ama cok korkutmustun bizi onun disinda surekli mantarin vardi ve gectikce tum vucuduna yayildi elimizden bisi gelmiyodu cunku hic bi doktor geciremedi.elimizden kremlerini surmekten ve ilaclarini icirmekten baska hic bi sey gelmiyordu.sen acik yattigin zamanlarda bizim icimiz kaynardi cok baska bi sevgiydi bu,o boynunun altindan opmek,gobusunu sevmek,poponu koklamak bile baska baska bi duyguydu onceden tatmadigim.veterinerlere lanet ediyorum cunku basindan beri sadece mantar dediler onun disinda hic kimse hic bisi yapmadi ne kan tahlili ne karaciger kontrolu ne de hic bisey..seninle bu kisa yolculugumuz hem veterinerlerin hem de bizim en cok da benim ihmalim,tecrubesizligim yuzunden bitti..canim oglum,bailysm senden ozur diliyorum.seni 2hafta da yalniz biraktik bu kisa beraberligimizde.mecbur mu kaldik hayir ama bilemezdim ki bu olaydan sonra senin iyice kotuye gidicegini ve ellerimden kayip gitcegini.seni mervis ablana verirken icim parcalandi sen de anlamistin hani bisiyler oldugunu,huzursuzdun ama o kadar.seni gonderdikten sonra icimiz parcalandi icimden bisey kopardilar sanki..o 2 hafta nasil gecti bilmem her an senin kokunu duydum burnumda yanimda seni hissettim.ben yokken tras oldun babisinle,belki daha da strese girdin,yine bilmezdik ki canim oglum.oyunlar oynardik,ters yatip patilerinle elimi kapmaya calisirdin,beni isirmistin bi gun dudagimdan canim acisada bu cok hosuma gitmisti.ters yatardin yan yatardin seni oyle gormek bile bana mutluluk verirdi hem de cok cok.biliyomusun beni eve bagladin nasi dersen senin yaninda olmadigim her an cok ozluyodum.bu yuzden de disari mecbur kalip ciktigim her an senin yanina doncegim saati bekliyodum,kizlar cagirirdi seni birakmak istemedigimden cikamazdim.bundan pismanmiyim asla bi omur senin benim yanimda olmani isterdim.yazliga geldik yolculukta her an gozunun icine baktim sikildi mi susadimi kotu mu oldu diye.yazligin sana kotu gelmicegini seni bizden almicagini bilsem degil yazlik disari bile adim atmazdim.sen hep evini severdin.son gunlerinde hep yanindaydim denize bile cikmadim iyiki de oyle yapmisim yoksa daha kotu hissederdim heralde sucluluk duygusunu son gununde hic mama dahi yemedin agzini acip zorla yedirdim suyunu icirdim.ishaldin cok kilo vermistin icim icimden cikiyodu sanki.cisini saga sola yaptin kakani oyle..hep temizledim hic zoruma gitmedi ve leoparli evin onu cok severdin.biz de seni onun icinde gormekten cok hoslanirdik.beni ilk zamanlar opup uyandirirdin agzini agzima degdirirdin,babami cok severdin.sehpa da duran susleri yere dokup onlarla oynamaktan cok hoslanirdin.bir suru bir suru sey.sen gittikce kotulestin ben hic bisey yapamadim.anladim bi fark vardi sen de ama streslisin sandim.ozur dilerim cok ozur dilerim.istanbula gitmeye karar verdim bi cozum bulamadik izmire gittik ordaki doktor da mantar sampuani hapi damla verdi senin uzerinde kotulugu olan adam.olmadi donduk iyilesceksin dedim hep soz verdim bu ikimizin savasiydi.Olmadi bu sefer kararliydim gidiyorum istanbula.uyku uyuyamiyorum,tolga bilet aldi bodruma gittik seninle sen artik iyice kotulestin.havaalaninda bi suru aksilik cikti,bu artik kaderdi.ben oturdum agliyorum gidemicem seni yetistiremicem diye seni kucagima aldim kafan dustu soka girdin o minik patilerin artik boynuma sarilamiyo gozlerin gormuyo o anda hersey bitti benim icin kostum milasta veterinere gittim.sagolsun dunyada bi kac iyi insan kalmis her seyi takside biraktim kostum seni yetistircem diye baska yolu yoktu.olmadi ! Serum baglandi sana ama gozlerinde bi tepki yoktu sen soktaydin bilincin yerinde degildi beni de tanimiyodun tabi. Inanmak istemesemde yolun sonuna gelmistik artik hersey bitiyor.patini tuttum hep optum seni.2 kez olumden dondurduler seni son halinde artik nefes alamadin kalbin durmustu tekrar hayata donmedin.ben de artik aci cekmeni istemedim.25 agustos 2011 2 yi 6 gece seni kaybettik.seni kucakladim o anda neler oldu hatirlamiyorum seni birakmak istemedim.seni evimizin bahcesine gomdum ama kalbimde ruhunla birlikte yasiyor olacagiz omrum yettigince.bu satirlari yazarken gozlerim doluyor.bagira bagira aglamak istiyorum ama tutuyorum cunku biliyorumki allah seni yanina aldi ve sen ordan bizim yanimizda olcaksin bi gun biz de yanina gelicez ve bizi sen karsilicaksin..sevgili ogluuum sen benim hayatimi degistidin beni cok mutlu ettin 7 8 ay bana hep guzel gunler yasattin gidisin olmadi beni yalniz biraktin cok erken gittin.sana sitem etmiyorum sen aci cekmeden oldun benim icim cok aciyo hem de cok olsun sen umarim iyisindir orda hep iyi ol kucuk yavrum seni unutmicam beni karsilamani bekliyorum.seni cok seviyorum hem de cok yilmaz ailesinin bireyi seni cok ozlicez nefes aldigimiz her an minik oglum seni simdiden cok ozledim gelisinle bizi mutlu ettin gidisinle yiktin.her seye ragmen hayatima iyi ki girdin askim oglum.seni cok seviyorum seni ozluyorum ve cok cok opuyorum.artik ruyalarimda hayallerimde yasicaz o guzel anilari..hoscakal oglum. Ve tabiki tolga cinar baileysmn babasi bana bu mutlu gunleri yasattigin icin onu bana hediye ettigin icin binlerce kez tesekkur ederim..baileysm!
Bu acıyı hep anlatırlar, biz de üzülürdük:( Ama yaşaması öyle acıymış ki! Kızım Sütlacım bu sabah aniden bize veda etti:( kucağımda öldü kızım…bana o “beni kurtar” der gibi bakan mavi gözlerini hiç unutamıyorum:(
:( içim acıyor:( 2 yaşındaydı daha küçüktü yavrum:( aniden kalp krizi geçirdi:( öyle ani oldu ki, bu çok daha acı:(:(:(:(:(:( hasta olsa kendimizi alıştırsak tamam:( ama oyun oynarken de ölünmez ki annem
(((( seni çookkk çooook özlicez küçük huysuz kızım:( beni bekle oralarda bensiz sakın korkma emi:( ben gelicem inşllah bigün senin yanına:((((
CANIM KEDİM PATİMİ KAYBETTİM…
canım kedim artık ağlamaktan gözümde yaş kalmadı çok küçüktü hep titiriyordu ama öldü ne yapıcam ben şimdi offff
Ben 12 yaşında bir kızm evde kediler var bakkalın orda iki kedi besliyorum küçük siyah yavru olan hanidir gelmiyordu sonra arkadaşım marketin orda gözleri oyulmuş kedi var dedi Ben kedimin olduğunu anladım koştum gittim Evet !! Oydu ağlayarak evden sepet aldım dondurma almıştım ona verdim o göremiyordu ben yedirdim evde eski kedimden kalan şırınga vardı 1 pet şişe su ve şırınga ona içirdim o ise yatıyordu ben hemen veteriner aradım var ama hepsi ben bakam diyor yok ben hekim değilim diyor en sonunda istiklal meydanında veteriner buldum o bir gözün kör olduğunu söyledi beyaz bir ilaç sürdü arkadaşımla eve gittik tabi annesi ve benim ablam bize kızdı. Çünkü istiklal meydanı çoookk uzak ama sonra hafif şaplaklarla atlattık sonra kediyi depoya koyduk güvenliydi bir gözü görüyordu süt ekmek koyduk su koyduk sabah oldu onu hemen veterinere götüdk o sıcaklarda sepette kedi altımta şort ayaklarımda terlik hergün öyle götürdüm arkadşaım ilk gün geldi sonra gelmedi sonra toparlanmaya başladı kilo aldı gözü daha iyiydi kabuk kalkıyordu Adını Prenses koydum eve almak istedim annem iizn verdi babam… Kuzenim sünnet düğünü için Eskişehire gidecektik gideceğimiz gün onu öptüm ordakilere tembih ettik iyi bakın kedime dedim Gözlerini oyanları buldum çocuklar çomakla off Sonra eskişehirden döndüğümde bakkala gittim annem ekmek al dedi hemde Prensesimi görecektim Ekmek aldım şakasına kedi yok galiba dedim bakkal öldü dedi ben gittikten sonra o çocuklar onu ıslatmışlar tekme atmışlar Sonra ben ağlayarak gittim Evde azcık ağladım sonra Arkadaşımla bebek oyndaım hiç bişi yokmuş gibi sonra akşam oldu yatma vakti geldi içimi bir hüzün kapladı ona mektup yazdım
Onu veterinere götürdüm bir bez parçası vardı onu kokladım ağlamaya başladım onları paketleidm kedimin tüyleri vardı dışarda kaldığı için ot parçaları Hep ağlıyorum ondan sonra o kadar çok kedim öldü ama en çok ona bağlandım
Prenses Seni Çok Seviyorum
Seni Çok Özledim <3 <3 <3
LÜTFEN YAVRU KEDİLERİME BİR YUVA BULUN!! Bir süre önce bahçemizdeki yuvasında beslediğimiz dünya tatlısı ve gördüğüm en zeki hayvan olan anne kedi ve onun dört yavrusuna gayet iyi bakıyorduk. bir kaç gün önce gece ansızın büyük bir gürültü ile uyandım. ve hemen bahçeye koştum bir gurup vahşi köpek kedilerimize saldırmıştı. ben hızla kedilerime koşunca köpekler bahçe dışına çıktı ve onları uzaklaştırana kadar kovaladım. çok şükür yetişmiştim yaru kedilerden biri hiç unutamıyorum cam daki tele tırmanmış ve durması çok zor bir noktada tek patiyle tutunuyordu ve en az 15 dakika o minicik patisiyle tutunmuştu.. bir gün sonra köpekler anne kediyi ve o minik yavruyu öldürdüler kalan 3 yavruya mutfağımda bakıyorum. yaşadıkları o korkuyu atlatamadılar hala çok ürkekler evde beslediğimiz iki kedimiz daha var ve hepsi ile ilgilenmem çok zor bu üç küçük yavruyu sahiplenecek ve bakabilecek birileri varsa lütfen yardımcı olsun ANKARA dayım ve buradaki bazı derneklere ulaştım ama hiç birinden yardım alamadım bu YAVRULARA LÜTFEN BİR YUVA BULUN! yukarıda yorumunu okuduğum ezginin prensesi yada alinin kedisi kadar sevilmeyi hak eden bu yavrulara yardımınızı ESİRGEMEYİN!! (cenkasx@hotmail.com)
Pisicanım……
(Onu köye babaannemlerin yanına gönderdi 2 seneden sonra….Sonra köyde büyük mü büyük bir kedi ile kavga etti…. ettiği sabah ben köye gitmiştim babannem Onun kedi ile kavga etiiğini söyledi…Onu yandaki odunluktan almaya gittik getirdik süt mama ne bulduysak verdik …meğersem kedimin son günleriymiş …hiçbirşey yemiyordu…Biz köyden döndük ……Ve aradan 5 gün geçtikten sonra köyü aradım….
Hayatımdı….onun ilk geldiği gün hiç aklımdan çıkmıyorki….Bazen düşünürken keşke keşke hiç gelmeseydi alışmasaydım ona diyorum….Onu annemden bile çok seviyordum…..Adını türkçe kitabından bulmuştum….Yavrum ailemizin neşe kaynağıydı…O bize geldiğinde 2 aylıktı…bize geldiği gün ödevimi yapmamıştım…Annem onun çok tüy dökmesinden şikayetçiydi…
–babaanne Pisican nasıl?dedim.
–Biraz durakladı…ve Pisican öldü dedi Ve ben o zaman yıkıldım …. annem ölse bu kadar üzülmezdim birtek pisican olsa ii ardından anneannem büyük halam büyükdayımda öldü bana bu acıyı unutturacak birisi YOKMU???
Adı ÇİKİN’di 2010 kasım ayında fabrikada yemekhanenin yanında bulduk onu heryerini pireler sarmıştı temizledik pire dökücü spreyle tamamen kurtardık bu derdinden…tam 1yıl gözümüz gibi baktık …gözümüz gibi baktık ama o bizim gözümüze hiç bakamadı neden derseniz 2 gözü de yoktu ÇİKİN’min atölyemizden dışarı hiç bırakmadım çünkü sadece bizi biliyordu sesimizden…ancak 10 gündür bir garipti yemedi içmedi ..Kurban bayramı 2. günü işyerine gittim ..ve bizi hiç görmeden bizi çok seven ÇİKİN ölmüştü çok kedi baktım ..ancak ÇİKİN farklıydı..BİZİ HİÇ GÖREMEDİ VE ARTIK BİZDE ONU GÖREMEYECEĞİZ…08.11.2011
Birşey danışabilirmiyim? Kedi sevenler olarak anlatıcaklarımdan iğrenmeyin başınıza geldimi veya duydunuz mu? ev de ki kedimin büyük tuvaletini yaptığı yerden 2 kez kalın bağırsağı çıktı ve veterinere götürdüm küçük bir operasyon ile yerine yerleştirdi katı gdıayı kestik bir gün boyunca süt iç ti ancak ertesi akşam tekrar aynı şey oldu gece 01:00′da tekrar veterinere götürdüm ve aynı müdehaleyi yaptı şu an bu yorumu yazarken karşımda ilaçların etkisiyle uyuyor.2 günde 5 adet iğne oldu..bir bilgisi olan var mı neden olabilir? ıkınmasını engelleyemiyoruz ve poposundan kalınbağırsağı çıkıyor..?Yardımcı olabilecek var mı?çünkü ölüm haberini paylaşmadan bunu sormak istedim..saygılarımla.
Mehmet bey, benzer olaylar duydum evet ancak, bilgi sahibi değilim konu hakkında. Büyük geçmiş olsun, süreci bizimle de paylaşır mısınız? İyi haberlerinizi bekliyoruz..
kedimi kütahya!dan bursa’ya götürdüm ve ameliyat oldu.kalın bağırsakları ters dönmüş.şu karın bölgesi bandajlı halde sadece serum veriliyor.aman sizde dikkat edin iç parazitlerin çoğalması tıkanıklığa neden olma ihtimalini söyledi veya aşırı derecede kabızlık ihtimalinden olabileceğini söyledi.3 aylık kedide ilk defa görüyorlaarmış hekimler…Allah onu bize bağışlar inşallah…..dualarınızı bekliyorum MAVİŞİME dua edin….saygılarımla…
bücürüğüm bugün öldü çok kötü bi acı hala ağlıyorum evin içinde onu arayacagım çok tatlıydın rahat uyu bücürüm…
çok üzgünüm.şu anda içim yanıyor çok içim yanıyor sabah oğluşimi şekerimi araba çarpmış vicdanımla boğuşuyorum şu an evde besliyorduk ama bazen sıkılıyor diye bahçeye bırakıyorduk onu kendi elimizle dışarıya bıraktık ama çıkmasa kapıyı tırmalıyordu dışarıdada çok mutluğdu inşallah ölürken acı çekmemiştir biraz önce kızım yatarken anne şeker geldimi dedi hiç bir sey diyemedim oğluşum seni çok sevmiştik inşallah mutlusundur
kedim öldü..araba çarptı…küçüklüğümden beri kedilerim arasında cana en yakın olan simsiyah polatımdı benim..3 gündür ortalarda yoktu aradım ve yolun kenarında buldum…canım benim inşallah acı çekmemişsindir…insanlara bu kadar yakın olan başka bir kedi hiç görmemiştim..boynuma sarılırdı gelen arkadaşlarıma da iyi davranırdı…çok üzgünüm..umarım bana hakkını helal edersin kedicim..seni düşünemeyeceğin kadar çok sevmişimm.seni çok özleyeceğim..
ÇAKIL ım,kocaadamım,kocagözlüm,turuncu burunlu,beyazçeneli,mis kokulu tekirim,koca patilim…
sık sık rüyalarımda çakıl oluşumun kaybolduunu görürdüm,sonunda bulurdum hep ve patisinden tanırdım,çünkü sol patisinin 2.parmağı haylazlığı yüzünden kırılmıştı öne doğru çıkıktı:)çok ürkekti koca cüssesine rağmen (10kg)poşet sesi bile onu sıçratmaya yetebilirdi:)yavruşum mis nefeslimi 5 y da kaybettim,daha da kötüsü uyutma kararını vermek zorunda kaldım…….ıslak burnundan,koca göbişinden,yeşil gözlerinden,zenci patinden,neşeli kuyruundan,kulaklarının hemen arkasındaki aşırı yumuşak tüylerinden,ma ma ma mauuv diyişinden hasretle öperim çakom……
Pati İzinizi Bırakın