Hayvan sevmenin bir adım ötesi insan sevmektir..
Ne acıdır hayata ilk merhaba dediğinizde yediğiniz kazığın acısı ! Sizin dünyaya gelişinize neden olan ilk erkeği hiç tanımaz kimileri !
Hele hayatınızdaki ilk kadından yediğiniz tekmenin tadını yiyen bilir !
İki gündür evimizde minik bir misafirimiz var. Ona yardım ve yataklık ediyoruz.
Biz ev halkı olarak belki de topluca suç işliyoruz.
Ama düşene bir tekme de biz vuramayız.
Henüz üç haftalık bir bebek bu. Korunmasız… Savunmasız…
Hayatı bilmiyor şimdilik. Herkesi dost sanıyor kimi zaman…
Kimi zaman da herkes şüpheli onun gözünde…
Annesi diğer beş çocuğuna bakarken bizimkini istememiş.
DIŞLAMIŞ… Belki ona göre bizimki çirkin ördek yavrusu…
Ama niye bazı anneler bunu yapıyor?
Çocuklarını dışlıyor, onları sokağa atıyorlar…
Sokağın acımasız yüzünün çok zalim olduğunu nasıl unutuyorlar?
Bizim minik bebeğimiz çok sevimli, çok şirin. Annesine inat, her geçen gün daha da sevimli oluyor. Oyuncu bebek, bizi kendine bağladı.
Yalnız çok obur. Sütünü biberonla içerkenki halini bir görmelisiniz. Aceleci ! Telaşlı ! Bir o kadar da çok ama çok sevimli.
Minik oğlumuzun adı: ” Pençe”. Minik pençelere sahip.
Gri mavi gözleri var. Sırtı siyah kırçıllarla kaplı tüyleri var.
Göğsü beyaz. Çenesi beyaz. Uzun beyaz bıyıkları var.
O var, bu var. Ama hayata karşı güveni var mı? Hayır.
Bir gün gelecek yetişkin bir büyük kedi olacak.
Evden dışarda yeni arkadaşlar arama ihtiyacında olacak. Yeni kız arkadaşları olacak elbette.
Hayata başlarken tanıdığı ilk kadından yediği darbeyi ömrü boyunca unutabilecek mi?
Bundan sonraki yaşamında hangi kadına güvenecek ve bağlı kalacak?
Bu yüzden mi kedilerde bağlılık yok.
Annelerinden göremedikleri sevgiyi başka hiç bir dişi kediden de göremeyecekleri için mi hiç bir dişi kediye bağlanmadan yaşamlarına devam ederler.
Ben, minik pençem tarafımdan aldatılmaya şimdiden hazırım.
Ne onun sahibiyim, ne de annesi. Sadece ona dost olmak istiyorum.
Bana güvenebilir. Bunu ona kanıtlayacağım.
Şimdiye dek dost dediklerime hiç yanlış yapmadım. Onları terketmedim.
Ufak tefek yanlış anlamalar aramızda tabii ki olmuştur.
Ama dostluğumuzun bozulmasına asla izin vermedim. Vermedik.
Hey Pençe dostum, bana güvenebilirsin. Doğru yerdesin oğlum. Allah yüzüne güldü:)))
Sen bu dünyadan göçene dek, yanındayım. Seni asla terketmeyeceğim.
Bir gün gelip, sen beni terk etsen bile ben seni sevmeye devam edeceğim.
HAYAT YOLUN, HEP AÇIK OLSUN. YÜZÜN BUNDAN SONRA HEP GÜLSÜN.
Seni seven dostun
"Hayata Merhaba’da Yenilen İlk Kazığın Acısı…" başlıklı yazıda henüz pati izi yok.
Sen bu dünyadan göçene dek, yanındayım. Seni asla terketmeyeceğim.
Bir gün gelip, sen beni terk etsen bile ben seni sevmeye devam edeceğim.
Gerçekten Çok anlamlı cümleler bunlar yazı için teşekkurler
Pençe
Çok güzel.
Kendi yazımı bu sitede görünce çok sevindim. Hyavanları sevenler, insanları da sever elbet.
Pençe Bey’imiz ile ilgili başka paylaştığım yazılarım da var. Diğer yazılarımı da buraya alabilirsiniz dilerseniz Çiğdem Hanım.
Pençe evimize geldikten sonra evimizdeki kedi sayımız 5′e çıktı. İyi ki Pençe ailemize katılmış. Sokakta beslediğimiz başka kedilerimiz de var. Bir gün onlarla aramızda yaşanılanları da paylaşmak umuduyla… Tüm hayvan severlere dostça selam ve sevgiler
ahhh
bircan hanım, sizin bu yorumunuzda beni inanılmaz derecede sevindirdi. hoşgeldiniz aramıza
nezaketiniz ve sevgi dolu yüreğiniz için teşekkür ederim. bu ülkede hayvansever olmak zor iş, tüm diretmelere rağmen bu sevgiyi yürekte taşımak harika birşey..
Yalnızca hayvanları sevmek, bana yeterli gelmiyor. Yunus Emre’nin deyişiyle “YARADILANI SEVERİM, YARADANDAN ÖTÜRÜ”…. Gerçekte Pençe’nin görünmeyen bir öyküsü daha var ki…. Çok özel ve belki de daha uzun yıllar unutulmayacak.
Bircan hanım, yolun ışıklar içinde olsun.
Gazi Bey, çok teşekkür ederim değerli yorumunuz için. Yorumunuz kadar sizin şahsınız da çok değerli bizim yüreğimizde. Çok güzel bir deyişi bizlerle paylamışsınız sağolun. Herkesin bu bilinçle günlerini geçirmesi dileğimle.
Saygılarımla
Pati İzinizi Bırakın