Sabır Erdemdir

İlk çağlarda insanlar kendilerini hayvanlarla eşit sayarlarmış. Ortaçağda ise durum tamamen değişmiş. İnsan beynini kullanmayı keşfettikçe kendini doğadan ve diğer canlılardan üstün görmeye başlamış. Aklınca, aklıyla böbürlenmeye başlamış ve hayvanları ilkel yaratıklar olarak görür olmuş.

İnsanoğlunun hayvanlarla arası okadar açılmışki, onlar için birşey yapmak zaman kaybı haline gelmiş. Gün geçmiş, kendi cinsine de tahammülsüzleşmiş insanoğlu… Üst kattaki komşusu biraz gürültü yaptı diye çekip vurmayı, kız arkadaşına yan baktı diye tekme tokat dövmeyi, aynı fikri savunmuyor diye onlarca defa bıçaklamayı, hak görmüş kendine. Kendine bile yabancılaşmış.

Köydeki insanla şehirdeki insan bir olur mu hiç demiş. Kendini modern, ötekini ilkel yapıvermiş bir anda. ”Ötekileştirme”, ”yok sayma”, ”dışlama”, ”hor görme” kavramları içi boş anlamlar kazanmaya başlamış.

Toplumsallaşma süreci, insanları bile birbirinden koparırken, kendi çocuğuna dahi zarar vermeye iterken insanlığı, yukarıdaki video’nun minik oyuncuları  bize insanlık dersi veriyor.