10200748

Caydırıcı cezaların olmayışı, hatta bazı konularda ceza olmayışı, suça teşvik sebebidir bence. İlgili makama gönderilen bir dilekçeye gelen yanıt şöyle; [...] Olayla ilgili olarak, 5199 sayılı hayvanları koruma kanunu 12.maddesi gereğince, ilgili kişiye İl Çevre Orman Müdürlüğünce 960 TL ceza verilerek, kanunen yapılacak en yüksek ceza ile cezalandırılımıştır. [...]

Evet, bu da birşey… Ama çözüm değil. Kanunen verilecek en yüksek cezanın 960 tl’den ibaret olması tuhaf. Bir canın bedeli bir milyar. Bu işte bir iş var…

Yine geçen gün bir derste saygı değer hocalarımdan biri anlatıyor. İmar yasasına göre denize 100 metre uzaklıkta olmalıymış kıyı şeridine dikilen binalar. Aklım karışıyor, denize 50 metre diye reklam yapıp, müşteri çeken oteller bu yasaya tabi değil mi hocam? Olmaz olur mu, o imar izni alırken dolgu projeleri sunup, izni alıncada bir gecede projeyi değiştiren adamların işi diyor… Tuhaf, Antalya kıyılarında ki portakal bahçelerinin kesildiği geliyor aklıma iki villa için, içim sızlıyor… Ağaçların bile yaşam hakkı yok :(

Hmm, bu arada aklıma gelmişken. 15 senedir oturduğumuz binanın yeni yöneticisi! Sana sesleniyorum. Sırf baban hasta ve astımı var diye, benimle birlikte büyüyen iğde ağacını kesmen çok adice… Bütün çocuklar o ağacın altında evcilik oynamayı seviyordu, hem iğdelerinide yiyorduk ne güzel.  Bence babana yardımcı olmak istiyorsan, evde sigara içmeyi kes… Ağaçtan kimseye zarar gelmez! Sahi, ağaç kesmenin cezası var mı bizde?

Seni, Dikmen vadisini zenginlere satmaya çalışanlara benzetiyorum ne yazık ki…  Asıl iş iğde ağacını savunmaktır, asıl iş iğde ağaçlarından etrafa yayılan serinliği savunmaktır. Asıl iş, iğde ağaçlarına ev sahipliği yapan mahallelerde ki sakinliği, sessizliği savunmaktır… (Son cümle buradan.)