bahçeşehir-barınağı

Okudum, evet, Türkiye’de hayvanları belediyeler kurtarmaz.. Ama belediyeler öldürür… Dün barınağa gidip, çamura bata çıka, hayvanları evlatları gibi kucaklayıp kurtaran hiç kimse bir derneğe, bir kuruluşa üye değildi. Hiçbiri günlük yaşamında profesyonel olarak bu işi yapmıyor. Çoğunun ilk yardımdan, tedaviden, arama kurtarma bilgisinden haberi yok. Onlar severek yaptılar bu işi. İnanarak, birlik olarak aştılar çamur deryasını. Evet, katılıyorum size, en azından on kişilik, eğitimli ve örgütlü aktif destek grubu olmalı. İnsanlar destek gurubu oluşturamıyor diyorsunuz, örgütlü olarak ihtiyaç anında el altında bulunacak şekilde hazır bekleyemiyorsa bu da sevgisizlikten. İnsanların birbirine karşı olan sevgisizliğinden. Güvensizliğinden…

Peki ozaman hep beraber cevap verelim, dün gece genç kızlar, hiç tanımadıkları erkeklerle gecenin karanlığında ıssız alanda, nasıl birbirlerine güvenerek bu işi başardılar. Hepsi birer herkül misali, kendileriyle aynı ağırlıktaki köpekleri kucaklayıp, yürümekte dahi zorlandıkları çamur deryasında 1 kilometre yol alarak aydınlığa kavuşturdular? Nasıl,hadi cevap verin? İnanarak, güvenerek… Severek herşeyden önce.. Hayvanları severek, hayvanları sevenleri severek…

Koskoca belediye, kendi personelini 2 gün boyunca örgütleyememiş, hayvan hakları savunucusu görünen onlarca dernek kılını kıpırdatmamışken, internet üzerinden 15 kişinin toplanarak olaya el koyması ve harika bir iş çıkarması takdir edilesi birşey değil mi?

Orada bulunan suya elektrik akımın karışmasından tutunda, kimyasal atıkların sağlık sorunlarına yola açma riskine kadar pek çok şey gözardı edildi. Av.Ahmet Kemal Şenpolat’ın dediği gibi, daha büyük felaketlerinden eşiğinden döndük, kendimizi şanslı saymalıyız…

Dehşetin boyutlarını görmek için lütfen 5 dakikanızı ayırıp izleyin…

Facebook hesabı olanlar için en çarpıcı görüntüler; TIKLAYIN

Konuyla ilgili yazı için lütfen tıklayınız…