Bugün HaberTürk polemik sayfasını, “İslam dinine göre evde hayvan beslemek günah mı?” konusuna ayırmış. Benimde uzun zamandır, blogumda işlemek istediğim bir konuydu. Birazda nabız ölçmek gerekiyor aslında. Toplumun, hayvana bakışını anlamak için…

Gündelik hayatta, pek çok konu din engeline takılıyor. Bunlardan biride evcil hayvanlar. “Kedi-köpek giren eve melek girmez” diyenler bir tarafa, “Hayvanları korumayı bilmeyen bir toplum nasıl adam olur” diyenler öbür tarafta. Toplumda, kutuplaşma yaratmak için işte bir başka konu daha! Öyleki, ilahiyatçılar bile kendi içlerinde bölünmüş durumdalar. Mezheplere göre farklılık gösterir diyenlerde var, başka hayvanlar için geçerli değil ama köpek konusu başka diyenlerde.

Çevre ve Sokak Hayvanları Derneği Başkanı Fatma Balkanlı, en yerinde soruyu soruyor: Peygamber Efendimizin, kucağında uyuyan bir kediyi rahatsız etmemek için, üzerindeki parçayı kestiği anlatılırken, “evde hayvan beslemek günahtır” gibi düşüncelerin yaygınlaşması neden?

Hayvanları Koruma Derneği Başkanı Birgül Rona konuya bilimsel açıdan yaklaşıyor. “Bir mezhepteki insanlar köpek mundardır diye belirlemişler. Evde kedi-köpek beslemenin günümüzde hiç bir sakıncası yok. Hayvanlarda parazitler oluşur. Günümüzde bu parazitlere karşı tabletler var, iğneler var. Bunları biraz uygarlık düzeyine ulaşmış insanlar biliyorlar. Hayvanların hastalık saçacağı kanısıda böylece bertaraf edilmiş oluyor. Bir hayvanın, din ileri sürülerek evden atılması, açlığa terkedilmesi, çok saçma. Etiğe aykırı! Genelde kişilerin canını acıtmak için evcil hayvanını kullanıyorlar, -binadan atmak istersin, köpeğini bahane edersin, sırf sorun olsun diye aşılı,karneli kedisini otobüse almazsın-. Dini sebeplerin bahane gösterilerek hayvanların canını yakmak, esas günah!”

Bizler, bireysel olarak hayvanlardan daha güçlüyüz, bu nedenle onları koruyup kollamamız, doğada herşeyi paylaşarak, birlikte yaşamamız gerekiyor.

Ben dini bilgilerin tümünün bilimsel bir açıklaması olduğuna inanıyorum. Geçmişte evlerde hayvan beslenmemesinin tek sebebinin, insanların yaşam standartlarındaki ve sağlık sektöründeki yetersizlikler olduğu düşüncesindeyim. Bilinçli bireyler tarafından bakılan her evcil hayvanın, diş fırçalamaktan, duş yapmaktan,el yıkamaktan yoksun, pek çok insandan daha temiz olduğunu biliyorum.

Ben “incitme” diyen bir dinin mensubuyum. Hayvanların, din bahane edilerek aşağılanmasına, yok sayılmasına, sokağa terk edilmesine, tekmelenmesine, öldürülmesine karşıyım.

Siz ne düşünüyorsunuz? Çok mecbur kalsanız ne yaparsınız? Pis bir ağızdan çıkıp, yarım yamalak çalkalanmış bardaktan su içmek mi, yoksa altı ayda bir düzenli olarak veterinere gidip diş-ağız kontrolünden geçen, tüm aşıları yapılmış bir kedinin su içtiği  kabı şöyle bir çalkalayıp su içmek mi?