Hayvan sevmenin bir adım ötesi insan sevmektir..
Hayvanlar depremi nasıl hissediyor?Bu konuda bilimsel veriler az ama mantıklı düşünüldüğünde sahip oldukları gelişmiş duyu organları ve algılama yetenekleri, en önemli delillerden.
İlkel insanın da bu yetilere sahip olduğu bilinmekte.Doğayı ve gökyüzünü gözlemleme, çizgi halinde sıralanmış bulutlara, kızaran ve turunculaşan gökyüzüne dikkat etme, aşırı uyuma ve mide bulantısı, insanların deprem öncesi gözlemlediği ve yaşadığı etmenlerden bazıları.
Evcilleştirilmeye çalışılmış olsada bazı hayvanlar, algılarını kaybetmemiştir. Köpekler, yüksek sesle uluma, ağlama, havlayarak sahibini binanın dışına çıkarma, aynı yönde koşup, geri gelme, kulağını yere dayama ve sahibini bırakmama isteğiyle, kediler acı dolu miyavlama, evden kaçma, yavrularını bina dışına taşıma, sahibinin kucağından inmeme, top gibi sıkışıp şiddetle titreme, karnının üstünde yerde sürünme gibi eylemlerle hissettikleri manyetik dalgaları dışa vuruyorlar.Martıların çembersel olarak uçması, balıkların su yüzeyine yakın yüzmesi,kuşların geceleri ötmesi örneklerden birkaçı.
Doğanın ve memelilerin reaksiyonlarına inanmayıp, daha bilimsel açıklamalar isteyenlere;
Saatlerin anlamsız biçimde ileri gitmesi ya da geri kalması, depremden birkaç dakika önce ani voltaj düşüklüğü nedeniyle lambaların verimli aydınlatmaması,radyo ve telefon sinyallerinde karışma,parazitleşme,cep telefonlarının depremden birkaç dakika önce kendiliğinden çalması ya da ekran ışığının yanması gibi elekromanyetik dalgaların sebep olduğu ve bilimsel metodlarla açıklanabilen bu değişiklikleri sıralayabiliriz.
’99 depreminden sonra petshopları kara geçiren bir yanlış anlaşılmaya sebebiyet verdi aslında tüm bu gerçekler.Deprem korkusuyla alınan hayvanların, sular durulunca sokağa salınması ise madalyonun öbür yüzü.Çin 2008 yılında büyük bir afet yaşadı ve onbinlerce kayıp verdi.Sişuan eyaletini vuran depremde, gözardı edilen doğa belirtileri ise şöyle:
*Kelebeklerin sürüler halinde göç etmesi.
*Depremden birkaç gün önce, binlerce karakurbağasının kenti terk etmesi.İşte o fotoğraflardan biri.
Ülkece geçmişte kalmış bir acının yıldönümünü yaşamaya hazırlandığımız şu günlerde, lütfen deprem bölgesinden gelmiş komşularımızı, arkadaşlarımızı unutmayalım.10 yıl geçmiş olmasına rağmen, yeni yeni projeler geliştirmeye başlamış, pilot bölge uygulamalarına geçmiş devletimizi tebrik etmekte gerekli tabi
Hiçbir ülkede yaralar bukadar erken sarılmıyor, afet bölgeleri bukadar çabuk kalkındırılmıyor
Afetlerle yaşamayı,hayatta kalabilmeyi öğrenebilmemiz dileğiyle…
"Depremin Yıldönümüne Dair…" başlıklı yazıda henüz pati izi yok.
Çok güzel bir yazı. Sürekli derpem olacakmış hissiyle hareket eden biri olarak; kendime çok farklı anlamlar çıkardığımı belirtmek isterim. Bizim muhabbet kuşumuz da çok acayip şekilde çırpınırdı depremden önce.
Dediğiniz gibi de hayvanlar sokakta bırakılıyor insanların korkusu geçince de çok vahim bir durum….
Fotoğraf konuyu anlatmaya yetiyor da artıyor bile
Hayvanlar bu insanın en iyi dostları yani lafın üstünde
Pati İzinizi Bırakın