Hayvan sevmenin bir adım ötesi insan sevmektir..
Sevgili Talat, bana mim göndermiş
Blogumun ilk mim’ini yazmanın heyecanını yaşıyorum
Kişisel bir blog olsaydı burası, yazacak fazla şey bulamazdım… Evlilik teklifi almış olmamın dışında ve 3 yıldır alıp bir türlü veremediğim dersi 2009 haziranında vermemin dışında ilginç birşey yaşamadım çünkü
Kedi Kardeşliği, hüzünlü bir yıl olarak değerlendiriyor 2009′u. Şöyle ki:
2 yıldır besleyip büyüttüğüm, minik kızım Kirli beni terketti. Onu ilk bulduğumuzda ben kedilere dokunamayan, oturdukları yere dahi oturamayan bir insandım. Bugün bu blog varsa Kirli’dir en büyük sebebi. Utanç belki ama onu bulduktan ve 1 ay evde baktıktan sonra yaz tatiline giderken bir arkadaşıma emanet ettim. O da kaçtı. Tekrar geldiğimde bir kedinin ne kadar zeki olabileceğini gördüm. Bizi unutmamış ve hergün evimizin önüne gelmişti biz yokken… Hemen kucakladım, o da kızmadı bana… Aşıları yapıldı, barış anlaşması imzalandı aramızda ve mutlu mesut bir yaşam başladı ikimiz için… Taaa ki, çiftleşme dönemi gelene kadar. Gidiş o gidiş, bir daha onu hiç görmedik.
İkinci gözyaşım Badem için… İsmi benzeyince, kaderi de benziyor demek ki… Hayatımda gördüğüm en güzel kediydi…Ev sahibim bıyıklarındaki süt kalıntılarıyla bulduğu için Kirli diyip duruyordu, bende deme öyle kaderi benzer diyip durdum… Keşke kaybolsaydı Badem’de Kirli gibi. Yaşıyor olması ihtimali içimi rahatlatırdı hiç değilse. Adice, canice bir ölüme kurban olması,şimdi bile içimi alev alev yakıyor…
Bu yazımda biraz samimi davranacağım. Badem’in ölümü, ömrümde yaşadığım ikinci ölümdü… Yıllar önce kaybettiğim canım anneannemin acısından, hiç bir farkı yoktu bir kediyi kaybetmemin… Gözümün önünde uzanan iki cansız beden arasında hiç bir fark yok. Arada fark göremeyişimle de gurur duyuyorum bugün. Ne birini ilahlaştırmamla, ne de diğerini küçümsememle de hiç alakası yok bunun. Yaşam hakkını, yeryüzünde ki canlılar arasında paylaştırmıyorum ben. Bir insan, bir genç, bir yaşlı, bir anne kadar, yaşamaya hakkı vardı onun da… Herşey bununla ilgili, kimse ‘altı üstü bir hayvan’ ölen diyemez benim karşımda…
2009′da neler öğrendim peki? En iyi insanın bile, bir hayvan kadar kayıtsız ve çıkarsızca beni sevmeyeceğini, bana güvenmeyeceğini öğrendim. En iyi doktorun bile anlık bir hata ile, sevdiklerinizi elinizden alabileceğini öğrendim. Hakkınızı aramaya çalıştıkça, hak aramaya hakkınız olmadığının yalan dolanlarla yüzünüze vurulabildiğini öğrendim. Ama yine de en çok sevmeyi, daha da çok sevmeyi, büsbüyük sevmeyi öğrendim.
"2009 İyi Geçti Mi?" başlıklı yazıda 3 pati izi var.
Cevapladığın için teşekkür ederim. Umarım 2010′u daha sorunsuz daha dertsiz ve daha çok sevmeyi öğrenerek geçirirsin.
Zor bir sene geçirmişsin, 2010 iyi geçer inş ..
2010 yılında inşş çok mutlu olur dileklerin yerine gelir
Pati İzinizi Bırakın