Hayvan sevmenin bir adım ötesi insan sevmektir..
Dış görünümüyle vaşak‘a benzetilen karakulak‘ın adını Orta Asya Türkleri koymuş.Akdeniz ve Ege‘nin çam ormanlarında yaşayan karakulak, kedigiller familyasının bir üyesi.Dünyada soyu tükenmekte olan 120 memeli ırkının arasında ve Türkiye’de en son 1997 yılında Atlas dergisi fotoğrafçıları tarafından görüntülendi.
İlginçtir, bugün bir gazete bu canlıların varlıklarının bilindiğini ama bir türlü görüntülenemediği haberini yazmıştı manşette.Altındaki açıklama da, bir üniversitenin biyoloji bölümü, ekoloji grubundan 3 öğrencinin dernekler ve milli parklar yetkilileriyle görüşmeleri sonucu,Antalya,Mersin ve Muğla çevresindeki çam ormanlarında yıllar sonra karakulak’ı görüntülediği yazıyordu.Böylesine büyük bir başarı, eğer gerçekten varsa, neden kamuoyuyla tüm resimlerle paylaşılmadı acaba?Neyse zaten yazıyı yazmaktaki amacım, olayın gerçekliği ya da inandırıcılığı değil.
Haberi okuduktan sonra, hergün girip göz attığım sosyal ağlardan birinde, şu iletiyi ve resimleri gördüm.
Merhabalar, 01.05.2008 tarihinde sabah saat 07:00′de Marmaris Datça yolu üzerinde Hisarönü mevkiinde araba çarpmış olarak Karakulak bulduk. Bulduğumuzdan bir iki dakika sonra malesef öldü. Marmaris Milli Parklar Müdürlüğü‘ne götürdük. Yetkililerle birlikte üniversiteye gönderilmek üzere kıl, kan örneği, boyut ölçümleri aldık (dişi, muhtemelen daha yaşını doldurmamış, 10-12kg. civarı). Basına haber verildi, resimleri çekildi. Türkiye’de sayıları ciddi derecede azalan bu hayvanları korumak için elimizden geleni yapmamız gerekiyor. Bundan on gün önce Hisarönü Köyü’nde ciddi hayvan zehirleme vakaları yaşandı (Konuyla ilgili fotoğraf ve imza kampanyasıyla gerekli yerlere başvuruldu, şüpheliler savcılığa bildirildi, resmi işlem başlatıldı).
Maalesef bu bölgede çok sık yaşadığımız bir durum. Hedef bazı zamanlarda evcil hayvanlar olsa da çoğu zaman yaban hayvanları. Hayvan yetiştiricileri (tavuk, koyun, keçi) kendi hayvanlarını kapalı yerde korumak yerine, ormana zehir atıp domuz, tilki, karakulak gibi hayvanları öldürerek kendi hayvanlarını koruma yolunu seçmekte.
Ormandaki arı kovanı sahipleri de maalesef bu yolu çok sık tercih etmekte. Aynı zamanda Karakulak gibi değerli bir yaban hayvanının yaşadığı bu bölgede halen av yasağı yok. Maalesef sık sık bilinçsiz avcılıkla yaban hayvanlarının öldürüldüğüne şahit oluyoruz. Daha bundan bir kaç ay orman yolunda vurulup, marifetmiş gibi kanatları açılıp süs gibi konulmuş bir şahin gördük.
Çok korkunç bir cehaletle karşı karşıyayız ve sanırım bu değerler elimizden gitmeden hiç bir şeyin önemi anlaşılamayacak. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, şimdi de bu bölgelerde (Bayır Köyü) maden aranmaya başlandığını öğrendik. Biliyorsunuz maden aramak için yüzlerce ağaç kesilerek yer açılıyor.
Karakulak’ın bu bölgede bulunmuş olması ciddi bir olay. Bu bölgelerde yaşadığı bilinen fakat ispatlanabilinen bir hayvan değil. Bölgemizde bir kaç yıldır Karakulak görüldüğüne dair bir kayıt yoktu. Sayıları çok azaldı ve onları kolay kolay görmek mümkün değil. Tüm bunlara engel olmak için elimizden geleni yapalım. Desteklerinizi bekliyoruz, teşekkürler…(inci d. akyurt)
Ne acı… Değerlerimize sahip çıkmıyoruz. Atalarımızın sahip çıktığı, adını koyduğu ve ülkemizin çam ormanlarında yaşayan, nesli tükenmek üzere olan bu canlıları yok sayıyoruz. Arabayla çarpıp kaçıyoruz, ormanları yakıp, onları çaresizce geride bırakıyoruz, ölüme terkediyoruz. İnsanoğlu, sonradan geldiği halde, sanki dünya sadece onun yaşam alanıymış gibi davranıyor. Dağdan gelip, bağdakini kovmak deyimi tamda burada anlamını buluyor. İnsanoğlu ekolojik dengeyi, tüketim toplumu olarak, aldığını yerine koymayarak bozuyor. Sonra da dönüp geriye baktığında, ”Bizim çocukuluğumuzda dünya böyle değildi, kıyamet yaklaşıyor.” diyor.Tüpgeçit yaparken antik şehri parçalayan, otomobille nesli tükenen hayvanlara çarpan, bırakıp kaçan!, bir milletiz ne yazık ki.
Evet, kıyamet yaklaşıyor, çünkü dünyayı insanoğlu kendi eliyle yok ediyor. Doğasına, suyuna, toprağına, bitkisine, hayvanına sahip çıkmayarak, kendi sonunu hazırlıyor!
"İnsandır Kendi Neslini Yok Eden!" başlıklı yazıda henüz pati izi yok.
Üstelik bir de iyice artan oraman yangınları var. Nerdeyse hiç yaşam alanları kalmamakta…
Az kaldı ölücez hepimiz.
Talat çok iyimsersin
Pati İzinizi Bırakın