sel-baskını

7 Eylül gecesi İstanbul’u vuran sel, insanoğlunun canını yaktığı gibi sokak hayvanlarının da dünyasını yıktı. Bahçeşehir Barınağında selden önce 265 kedi ve köpek yaşıyordu. 30 kedi ve köpek selde boğularak yaşamını yitirdi, toplamda ise 130 hayvan telef oldu.Barınakta bulunan kedilerden sadece 4′ü şuan hayatta.

Geçtiğimiz gece, hiçbir derneğe üye olmayan 15 hayvansever birlik olup, diz boyu balçığın içinden hayvanları kucaklayarak nakletti. Hayvanların kilitli bulunduğu kapıları kırarak onları kurtaran, gece karanlıkta ve soğukta kendileriyle aynı kilodaki köpekleri kucaklarında düşe kalka nakil kamyonlarına taşıyan gönüllülerde  şuan sağlık sorunu yaşamakta.

Battaniye, uzun çizmeler, el feneri ve şarjı dolu telefonlar şuan barınakta çalışanların en büyük ihtiyaçları. İnsan gücüyle çok fazla verimli olunamayacağını, ilgili kuruluşlardan saatlerdir yardım beklediklerini belirten gönüllülerin en büyük korkusu, hayvanların tekrar barınağa getirileceği söylentisinin gerçeğe dönüşmesi. Birkaç saat içinde aynı bölge şiddetli yağış alacağı için zaten hasta olan hayvanların aynı tehlikeyle başbaşa bırakılmaması gerektiğini düşünüyorum.

Baskında kurtarılan hayvanlar Yedikule ve Bakırköy Barınağına nakledildi. Hasta olanların ve yaralananların tedavisi olay yerine gelen BGD ambulansında başladı. Barınaktan kareler, konunun ciddiyetini benim cümlelerimden daha iyi anlatacaktır.

baskından-çarpıcı-görüntüler

selde-telef-olan-hayvanlar

sel-baskını

hayvan-barınağı

hayvan-barınakları

Kurtarma çalışmalarından kesit izlemek için tıklayınız.

Bugün akşam saatlerinde Ankara içinde sel uyarısı yapılırken, Ankara Çayının yanı başında bulunan Atatürk Orman Çiftliği ve yine Ankara Çayı yolu üzerinde bulunan Sincan’a bağlı barınak/çiftlik’ten hayvanların tahliye edilmemesi dikkatimi çeken bir başka konu. Bahçeşehirde yaşananlardan, Ankara B.şehir belediyesinin ders alması gerekli. Üst katlardaki komşulara misafirliğe gidilmesi şeklinde bir çözüm yolu üreterek halkını afetten korumaya çalışan başkanımızı sokak hayvanları içinde duyarlı olmaya çağırıyorum. Eğer Ankara’da böylesine bir afet yaşanırsa bilanço daha ağır olur, 2 kat fazla kayıp yaşanır.

Yetkililer yetkililer diyoruz, kabahati hep onların üstüne atıyoruz ama bizlerde de suç yok mu? Sever gibi yapan bir ülkeyiz. İnsanları bile sever gibi yapıyoruz. ”Derenin intikamı acı olur” diyen başbakan 15 yıl önce o şehri yönetiyordu. 15 yıl sonra doğanın intikamı acı olur diyip, ülkenin yerle bir oluşunu izleyeceğiz sanırım. Felaketin ilk günü 7 kişinin boğularak öldüğü servis aracının üstündeki kangal köpeği kimin dikkatini çekti. Onu oradan kucaklayıp alma isteği kimin içinde oluştu? İlgili yazı burada. Hiç kimse gerçekten üzülmüyor, hiç kimse kendinden başka nefes alan varlığı sevmiyor…