Kemirgenler yoluyla insanlara bulaşan ve kırım kongo kanamalı ateşinden daha tehlikeli olduğu bildirilen hanta virüsü bu günlerin en önemli konusu.Uzmanlar özellikle biyologların, kemirgen ilaçlaması yapan firma çalışanlarının, dağcıların ve piknikçilerin risk taşıdığını belirtiyor. Hastalık en çok solunum yoluyla veya ciltteki yara ve çiziklerden deri yoluyla bulaşıyor. İnsandan insana bulaşmayan hantavirüsü normal oda sıcaklığında 2-3 gün yaşayabiliyor.

Belirtileri: Ateş,kasağrısı,baş ağrısı,bulantı,kusma,titreme,genel durum bozukluğu.
Ziraat Yüksek Mühendisi ve Böcek Uzmanı Derya Ulaşoğlu:”Konutlara koruma amaçlı sistemler kurulabilir. İç alanda kemirgenleri canlı yakalayan mekanik sistemler, dış alanlarda plastik yem istasyonları kurulabilir. Evde kedi besleyenler, ‘Nasılsa kedim var, benim için tehlike yok’ diye düşünmesinler. Çünkü eğer kedi enfekte olmuş kemirgeni yemişse konut iç inde hastalık etkenini taşıyabilir ve bu hastalık etkenini insana bulaştırabilir. Virüs solunum yoluyla bulaşabildiği için, kemirgenlerin gezdiği alanlar, süpürülerek temizlenmemeli, havaya toz kaldırılmamalıdır. Kapı ve pencerelere sineklik konulmalı, çöp konteynerlerinin kapakları sürekli kapalı tutulmalıdır. Kemirgenlerin yaşam alanı olan rögar kapakları tamir edilmeli, depolarda gereksiz eşyalar saklanmamalı. Riskli aktivitelerde mutlaka eldiven kullanılmalıdır. Bu virüsün bulaşmasını önlemek için karantina derecesinde sıkı önlemler almak, hatta acil eylem planı uygulamak gerekir.” diyor.

Sanırım bugünden itibaren daha dikkatli davranmamız gerekiyor.Hem kendi sağlığımız için, hemde dört ayaklılarımızın sağlığı için, gözlerimizi dört açmalı, evcil hayvanlarımızın sokaktaki hayvanlarla temasını engellemeli, kemirgenlerle beslenmelerine izin vermemeliyiz.