Hayvan sevmenin bir adım ötesi insan sevmektir..
Sokaktakiler daha dirençli. Açlığa, sıcağa, soğuğa… Evdekiler hep daha narin! Sokak kedilerini muhtaç oldukları için değil, daha güçlü oldukları için seviyorum. Ben değilim mesela, evim var çünkü. Kapımı kapatıp, tüm tırnaklarımı içeri çekip, savunmasızca durabiliyorum öylece. Sokakta mümkün mü? Sağını solunu kontrol etmeden ağlamak bile mümkün değil!
Döndüm diyip, bir türlü dönemeyişim bundan belki de… Hep ağlamaktan… Sokaktakilere özeniyorum…
Not: Bu yazının içeriğini anlayacak sadece 2 kişi var. Umarım okurlar…
Son derece verimsiz geçen 8 ayın sonunda, kendi halinde yazıp çizmeye devam…
Rüya’nın ve bebeklerinin ölümünün ardından içimden hiç gelmedi burayla ilgilenmek. Artık durumu toparlama zamanı sanırım… Bomboş geçen bunca zaman içinde sürekli görüştüğüm bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıdaki blogger arkadaşıma “ben döndüm” diyorum
Nerden başlayalım?
Bu gün öğrendim.
Sonunu hala öğrenemediğim bir kavgaya girmişsin. Daha doğrusu haince bir kavganın ortasına düşmüşsün. Aralarına alıp hırpalamışlar seni. Ne denli bir hırpalamaymış bilemiyorum. Kim bilir ne kadar çaresiz kaldın. Ve kim bilir sen onlarla tek başına mücadele etmeye çalışırken ben ne yapıyordum? Kaç kişiyle mutlu olamıyordum. Hala kulaklarımda komşunun anlatması:
“Geçen gece gördüm onu. Üç beş kişi sarmıştı etrafını bağrışıyorlardı. Ben bağırdım ama anlamadılar, dinlemediler işte…”
Sahiden… Ben ne saçma sapan işlerle uğraşıyordum acaba? Neden o gören ben olmadım?! Sen dışarıdayken her sese endişelenip balkona koşan ben; neden duymamıştım onların gürültüsünü?! Sahiden neden?
“Paranoyak bir özlem bu… Evhamlı da üstelik. Şimdi aramıyorsam köşe bucak seni, bulacaklarımdan korktuğumdandır.”
Nereye kadar gidecek böyle bilmiyorum. Ve kimseyi de sevemiyorum. Seni hatırlatan hiçbir sesi duymak istemiyorum. Sen değilsin biliyorum. Hiçbir yakarış da istemiyorum. Ben sadece vicdanımı susturmak için ona yardım ediyorum. Ama inan görmek dahi istemiyorum. Seni göremeyeceksem eğer kapımı açtığımda her sabah; bundan sonra hiçbir canlıyı göremeyeyim diyorum. O kadar alışmışım ki senli başlayan sabahlara. İnsan her şeye alışır derler. Fakat istemediği durumlara uzun süre yabancı kalır. Ve sensizliğe olabildiğince yabancıyım. Göz alabildiğince de yalnız. Yalan bu duyduklarım, gördüklerim! Ben ayrı telden çalıyorum, çevremdekiler ayrı. Ben de bu dünyanın parçası mıyım? Devamını oku »