Hayvan sevmenin bir adım ötesi insan sevmektir..

Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesinde okuyan bir arkadaşımın yardım çağrısıdır:

Ben Ankara Üniversitesi Dil veTarih-Coğrafya Fakültesi’ndeyim. Okulumuzun en çok sevdiğim özelliği sıkış sıkış olmasına karşın bir sürü kedinin etrafta dolanmasıydı. Yemek yerken de yanımıza gelirler ve bizden birkaç parça yiyecek alıp giderlerdi. En meşhuru da tiyatroda oynayan kedi ile şişman kedimiz idi. Okul besliyordu dev gibi mama ve su taslarıyla ve bugün öğrendiğim kadarıyla da DTCFyönetimi bu kedilere artık bakmayacağını ve bunun artık yasaklandığını belirtmiş. Güvenlikler de sürekli bu kedilere eziyet ediyor mama vermemizi engelliyor ve kedileri okulumuzdan uzaklaştırıyor. Ayrıca zehirlenen ve okul duvarına konulan bir kediye de şahit oldum. Göz yaşlarımı tutamıyorum bu eziyet ve vicdansızlık karşısında. Bir dönem önce rüyamda görmüş olduğum gerçekleşiyor sanki, kediler dilenmeye başlayacak şekilde terk ediliyor. Ama dilenmesi dahi yasak!

Özellikle bahsi geçen üniversitede okuyan arkadaşlarımızdan ve konuya duyarlı tüm akademik ve idari personelden yardım bekliyoruz…

hsnysntrkylmz@gmail.com ve buraya bir tık!

Juliet…

31 Mayıs 2010 Yazar: Çiğdem | Kategori: Yuva Arayan Patiler

Resimlerini gördüğünüz miniğin hikayesini burada paylaşmıştım. Dünyalar güzeli bu kızın başından geçenler birinci ağızdan aşağıda anlatıldı. Tüm gün onunla ilgilenebilecek, kriz anında paniğe kapılmayacak bir aile arıyoruz..

Merhaba öncelikle şunu belirtmek istiyorum, 8-9 ay civarı bizde kaldı. Kedi krizleri için ilaç tedavisinde depakin adlı bir ilaç tavsiye etti veterinerimiz, bir süre kadar ilacı kullanmamıza rağmen krizleri günde 3-4′e çıkınca ilaca ara verdik. Bazen sağlıklı gibi görünsede ara ara durumu ağırlaşıyor. Kriz anlarını saymıyorum bile, şuan gözleri görme yetisini kısmen kaybetmiş durumda. Bunun dışında sağlık problemleri de var.

İlk sahiplendiğimizde kontrol için veterinere götürdüğümüzde solunumda problemleri olduğunu (tam anımsayamıyorum) akcigerlerini üşüttüğünü söyledi bir süre ilaç tedavisi uyguladı ama solunum yollarında yine sorunu biraz da olsa devam ediyor.

Sara hastalığınıda ilk veterinerde fark ettik, parazit tedavisi için iğnesini yaptıktan 5 dakika kadar sonra bayılmıştı, veterinerimiz başını direk suyun altına soktu kendine geldi Juliet. Devamını oku »

Işık Olur Musunuz?

28 Mayıs 2010 Yazar: Çiğdem | Kategori: Sokaktaki Yaşam

Merhaba nasılsınız, size danışmak istediğim birşey var. Evimde bir kedi besliyorum, kedinin doğuştan sağlık problemleri var. Yavruyken sorunlu değildi, biz bunu daha sonra fark ediyoruz. Böbrek ve ciğerleri diğer hayvanlara göre daha büyükmüş, veterinerin dediğine göre doğduğunda ciğerlerini üşütmüş bu yüzden nefes problemi yaşıyor ve akciğerleride sorunlu yani.. Bunlardan daha da önemlisi kedim sara (epilepsi). Sürekli kriz geçiriyor ve biz kriz anında müdahale edemediğimiz için sürekli kasılıyor (etrafa idrar bırakıyor ve aşırı derece de salyası oluyor) ve vücut konsantrasyonunu kaybediyor 5-10 dakika kadar kedim krizin etkisinden kurtulamıyor. Krizin etkisi geçince de hayvan tuhaflaşıyor. Veterinerde sürekli tedavisini yaptırdık, sara için ilaç tedavisini yaptırdık ama ilaç verdikten sonra daha sık kriz geçirmeye başladı. Birkaç veterinere daha danıştık, saranın insanlarda bile tedavisinin mümkün olmadığını söylediler.Yani yapacak birşey yok dediler. Sanırım şuanda ya tek gözü görüyor ya da görme yetisinin büyük kısmını kaybetti. Yemeğini bulamıyor, evde ordan oraya atıyor kendisini daha da anlatamıyorum :( 9 ay kadar tedavisi için uğraştık ama sonuç alamadık daha da kötüye gidiyor :( ( Ev arkadaşım ve ben çalışıyoruz. Gündüzleri yanında değiliz sürekli ağrılı bir kedi dışarıda bırakamayız, kimsede sorunlu bir hayvanı sahiplenmek istemiyor :( Böyle kötü yaşamasındansa son çare olarak ötenazi düşündük ama dinimizce ötenazi uygun mu acaba? :(

Kaan’dan gelen bir mesaj. Kendisi burada konuya cevap vermiş, ama yaymamız ve yardımcı olmamız gerekiyor. Konuyu en azından Facebook profilimizden ve diğer sosyal ağ bağlantılarımızdan paylaşırsak, belki bir çare buluruz. Hayvanların uyutulmasına karşıyım. Bu konu elbette tartışma götürür. Acı çekmesindense uyutulması doğrudur diyenlerin yanında, söz konusu çocuğu, annesi olsaydı uyuturmuydu diyenler de var. İkinci grupta yer aldığım için, bu masuma bir yuva bulma, yanlız kalmayacağı bir aileye sahiplendirme taraftarıyım… Bunun içinde yardımınız gerekiyor…