Hayvan sevmenin bir adım ötesi insan sevmektir..

‘Yazarların Kaleminden’ Kategorisi Arşivi


Sarmanda Gözün mü Var?

16 Kasım 2009 Yazar: BademRüya | Kategori: Yazarların Kaleminden

selin ünal (3)

Her akşam aynı saatlerde işinden döner. Hemen koşarım yanına. Bir iki mırk dememe kalmadan köşedeki bakkaldan artık o gün canım ne çekmişse alır bana. Herkes kuru mama veriyor diye bilhassa yaş mama alır ki, değmeyin keyfimize. Keyfimize diyorum üst sokaktan arkadaşlar da gelir çoğu zaman. Galiba canı sıkkın bugünlerde…Nerden mi biliyorum?

Geçenlerde beni farketmesi için çantasından omzuna oradan da kafasına tırmanmam gerekti. Hatta dün bacağına sarıldığımda “Öf be arsız kızım, ayağıma dolanıp durma” dedi nedense. Oysa ki sokağın başında görünür görünmez var gücümle ona doğru koşarım. Bakkal ve diğer komşular kaç kaç diye ona tezahürat yaparlar. Kocası sabah ondan önce apartmandan çıkar “Hayatım gelebilirsin

Devamini oku »

Kedi Severler ve Kedi Sevmezler

04 Eylül 2009 Yazar: BademRüya | Kategori: Yazarların Kaleminden

sweet_couples_animals_1

Kedi sevmezler bazen katlanılmaz olabiliyorlar. Eve girer girmez şartlar başladı. Kedileri kapatmazsan oturamam. Pekiyi. Bu bardakları kedilerin kapları ile aynı yerde mi yıkadın? Evet. O zaman ben teneke kutudan kolayı içeyim. Peki. (Sanki teneke kutunun satıldığı bakkalın deposu benim bulaşık makinemden daha temizmiş gibi.) Şuraya otursam bir mahsuru var mı. Orası çok tüylü de. Yoo hiç bir mahsuru yok. Aaa bak kedi tüyü uçuyor. Öyle hep uçar. Bu kadar kedi ile sıkılmıyor musun? Hayır.

Ama son sorudan sonra gitmesi gerekti. Soru şuydu:En azından bir kediyi kendine bıraksan da, gerisini versen. Olmaz mı? Bu kedi sevmezlerin kedilerden uzak durmasını saygıyla karşılasam da, yani saygı göstersem da yorumlarına saygı duyamıyorum kusura kalmasınlar.
Yaşam hepimize farklı dünyalar açar, o dünya sizindir ve pek yargılanmaya gelmez. Kimimiz futbol maçlarına düşkünüzdür, kimimiz dantel öreriz, kimimiz arabalardan başka bir şeyi görmeyiz, kimimiz ise bulmaca hastasıyızdır, kimimiz de kedilerle dostuzdur.
Bir kediseverin evine girdiğinizin en belirgin kanıtlar nelerdir?

1)Koltukların üzerinde bolca yastık, minder gibi kedilerin kolayca yatacağı şeyler görürsünüz. Ayrıca koltukların üzerlerinde yatılarak oluşturulmuş çukurlar vardır.
2) Aksesuarlar arasına mutlaka kedi figürlü bir aksesuar yer alır. Kedili çerçeveler, kedili biblolar, kahve kupaları, …
3) Kediseverler mutfaklarında pek açık yemek bulundurmazlar. Mutfakta bolca kapalı kaplar bulabilirsiniz.
4) Kediseverler sabah kalktıklarında çaylarını alıp gazetelerinin başına geçmeden önce kedileri ile ilgili işleri hallederler. Temizlenecek tuvalet kumu, konacak mama, toplanacak mama kapları, gece oyunları ile karışmış ev ve oyun sırasında kaybolmuş eşyaların bulunması gibi.
5) Kediseverlerin evinde konsolların üzerinde küçük toplara,

Devamini oku »

kedi-ve-köpekler

Geçen cumartesi, evimdeki kediler ve köpekler hakkındaki gözlemlerime dayanarak yazdığım ‘‘Kediler ve köpekler hakkında” başlıklı yazıma 2 köpeğim ve 3 kedim şiddetli tepki gösterdiler. Cevap hakkı kullanmak istediler. Serde demokratlık olduğu için ben de haklarını teslim ediyorum.

Baştan belirteyim. Köpekler kendileri hakkında yazdığım ‘‘patronlarına tam anlamı ile biat ederler” cümlesine, kediler de ‘‘menfaatperest” ve ‘‘nankör” yakıştırmalarına oldukça içerlemişler.

Cevap haklarında köpekler, benim kediler için kullandığım, ‘‘menfaatperest” ve ‘‘nankör” terimlerini, kediler de benim köpekler hakkında kullandığım ‘‘Patronlarına tam anlamı ile biat ederler” cümlesini aynen bana iade ediyorlar. Hepsi birden ‘‘Esas sen öylesin!” diyorlar.

Köpeklerim çok üzgün. Gözleri yaşlı, ‘‘Senin kapını yaz-kış, yağmur-çamur demeden bekledik, sen sıcak yatağında uyurken biz seni hırlıdan, hırsızdan koruduk” diyorlar. Onların bu halisane duygularını alay edercesine ifşa etmemi, ‘‘İşte bu nankörlüktür” diyerek yanıtlıyorlar.

Kediler daha pervasız! ‘‘Biz seni kendi patronlarının karşısında eğilip bükülürken çok gördük, bizim şahsiyet sahibi olmamız mı sana battı!” diyerek üzerime geliyorlar. ‘‘Alt tarafı verdiğin biraz süt, bayat ekmek dilimi, bunun için mi sana yaltaklanalım?” diye soruyorlar.

‘‘Ama siz hırsızlık yapıyorsunuz!” diyecek oluyorum, bu sefer de terbiyesizleşip ‘‘Yok ya! Aleme şapur şupur, bize gelince yarabbi şükür!” diye cevap yetiştiriyorlar. Üstelik esas hırsız biz insanlarmışız. Malı havuduyla götürüyormuşuz, sonra da onların çaldıkları bir parça ekmeğin lafını ediyormuşuz.

Devamini oku »