Hayvan sevmenin bir adım ötesi insan sevmektir..
1 Ekim Cuma. Bana gönderilen erzak kolilerini teslim aldım. Ertesi gün ormana daha güçlü bir gıda desteği ile gidecektik. Kolileri sırayla açmaya başladım. Hayatım boyunca pirinç, makarna, bulgur görmek beni hiç bu kadar mutlu etmemişti. Ve uzun süren yemek yapım gecesi başladı.
Ertesi gün, hazırlandık ve saat 13.00′da ilk durağımıza vardık. Bizden önce birileri gelmişti çünki yerde kalan yemekler vardı. Sütler konmuştu. İlk bakışta çok sevindik çünki birileri daha el atmıştı bu canlara. Ancak sütlere yaklaştığımızda içindekiler bizi gerçekten şok etti. Yemeklere ve sütlere karıştırılan ekmekler küf içindeydi. Kalanlar toplandı ve kokan sütler döküldü. Defalarca yazdım ve rica ettim. Böyle gıdalar ne olursunuz atmayın. Bunlar hayvanlara yarardan çok zarar veriyor. Resimleri albümün sonlarında görebilirsiniz.
Diğer noktalara hareket ettik. 4. bölgeye geldiğimizde durum yine aynıydı. Üzerlerinde İHE logolarının bulunduğu ekmekler atılmıştı. Küflenmiş hatta naylonlarında kokmuştu birçoğu. İnsanın gerçekten çıldırası geliyor. Hepsi yine toplandı ve çöp poşetine konarak atıldı. Her hafta buraya atılan çöplerin sayısı hızla artıyor. Çok yakında orman namına kimse birşey bulamayacak bu ortamda. Dört yeni yavru ile tanıştık. Birbirlerinden farklılardı yani kardeş değillerdi. Hepsi alınarak güvenli bir bahçeye konuldu. Bugüne kadar araçların çarptığı yada adını bile anmayacağım o kadar çok ölüm vakası gördüm ki, bunların hiçbirini sizlere yansıtmadım. Ama aylardır baktığımız bir köpeğin cansız bedenini yol kenarında görünce dayanamadım artık. İlk defa bunu sizlere göstermek istiyorum. Albümün en sonunda üç resim görebilirsiniz. Bu da işte orman hayatının bir gerçeği.
Devamini oku »

Ben bir sokak köpeğiyim. Sadece bir köpek! Sokakta doğdum, bazıları gibi ”cins” değildim. Hani o pet-shoplarda görüp bayıldığınız, ”Ne sevimli şey” dediklerinizden olamadım hiç. Onlara gösterdiğiniz sevgi ve anlayışı hak edemedim hiç. Çünkü ben sokaktaydım, ben cins değildim, ben pis ve bakımsızdım.
Ben sadece bir köpeğim. Sokak köpeği!.. Sizlerin tehlikeli bulduklarınızdan, kuduz diye korktuklarınızdan; yanından geçerken çocuklarınızı kollarından çekip “Ay elleme o pis köpeği” dediklerinizden… Kendi korkularınızı herkeslere aşılayıp hedef gösterdiklerinizden… O korkularınız ki bizleri siyanürle zehirleten, pompalı tüfeklerle vurduran… O korkularınız ki bizleri tekmeleten, iten, kakan, demir sopalarla işkence eden… O korkularınız ki 5 yaşında çocuğu bile bize taşla saldırtan… O korkularınız ki 10 yaşındaki çocukların bizleri dövmesine sebep olan ve en acımasızı da siz insanoğlunun çocuklarının bundan zevk almasına, bununla eğlenmesine sebep olan… O çocuklar ki daha 10 yaşında; daha aşkı, sevgiyi, paylaşmayı öğrenmeden önce işkence etmeyi ve bundan zevk almayı öğrenen…O insanoğlu ki kendine hiçbir zararı olmayan hayvanı boynuna tel geçirip boğan…
Devamini oku »
Ölmemişler,
Ama gömülmüşler…
Gömülmüşler,
Ama anneymişler…
Onlar bebekler,
Toprağı kazıyorlar,
Onlar ANNELERİNİ toprağın altında arıyorlar…
Anlayamıyorlar, sadece arıyorlar.
Onlar anneler,
Traktörlerle taşınıp,
CANLI CANLI gömülmüşler…
Toprak gelmiş üstlerine,
Gözlerine, burun deliklerine…
Kıpırdayamamışlar,
Nefes alamamışlar,
Onlar orada toprakla dolarak ölmüşler…
Sonra bir belediyenin başkan yardımcısı çıkmış,
Yavrulara ne olacak diye soranlara gülerek
“ANNELERİ GELSIN ALSIN“ demiş…
Peki siz belediye başkan yardımcısı!
Sizin İNSANLIĞINIZ hangi buldozerle GÖMÜLDÜ?
Hangi traktöre yüklediniz içinizdeki MERHAMETİ?
Özgün ÖZTÜRK