Hayvan sevmenin bir adım ötesi insan sevmektir..

‘Yazarın Gizli Bölmesi’ Kategorisi Arşivi


Bu Bir Teşekkür Yazısıdır

28 Ağustos 2010 Yazar: BademRüya | Kategori: Yazarın Gizli Bölmesi

Burada bahsettiğim gibi, şehrin ışıklarını en son ben söndürdüm. Ayrıldım Muğla’dan. Beraber ayrılacaktık kızımla olmadı. Yeni gelişmeler, yeni duyumlar var. Son gün deyim yerindeyse, Muğla kazan ben kepçe, aradım Rüya’yı. Marmaris yoluna çıkan merdivenleri dahi bilmeyen kızım, en son söz konusu yolun karşı tarafında ölü olarak görülmüştü. Cesedini bulamadım. Muhtemelen belediye tarafından kaldırılmıştı. Ama Rüya, malum(!) kiracılar tarafından oraya bırakılmış. Bu konuda malesef eminiz…

Geri dönememesi çok normal. Çünkü kızım, hiç işlek bir caddede karşıdan karşıya geçmek zorunda kalmadı. Bebekler biraz fazla miyavladılar diye, son gün kendileriyle ciddi bir kavga yaşandı aramızda. Annesiz oldukları için ağlıyor olabilirler mi? sorum yanıtsız kaldı tahmin edeceğiniz üzere.

Bebekleri büyütme aşamasında, en zor dönemlerinde bana destek olan Muğla’dan arkadaşlarım Merve ve Uğur’a çok teşekkür ediyorum. Çok şükür ki, 2 haftalıkken annesiz kalan Efe, Sultan ve Tontik, şimdi çok sağlıklı. Biz söylemezsek, kimse anlamıyor annesiz olduklarını. Bu süreçte Facebook Kedi Kardeşliği sayfamızdan tanıştığım ve istisnasız hergün halimi hatırımı soran, bebekler için birşeyler yapmaya çalışan Sevgi Hanıma ve blogger arkadaşım Hasan Yasin Türkyılmaz‘a da çok teşekkür ediyorum.

İyi ki varsınız…

Yetimlerim Büyüyor

19 Ağustos 2010 Yazar: BademRüya | Kategori: Yazarın Gizli Bölmesi

1 haftadır panik haldeki bebişlerim, yavaş yavaş alıştılar annesizliğe… Çığlıklar, miyavlar durmadı tabi. Ciğerlerini yırtarcasına annelerini çağırmaya devam ediyorlar. Anne memesi yerine, biberonun plastik memesini koymayı öğrendiler. Biberon anneleri oldu bir bakıma. Onun için kavga ediyorlar… Kendi kendilerine çiş yapmayı öğrendiler. Gaz çıkaracakları zaman masaj istemiyorlar artık. Gark gurk sesler geliyor gezerlerken.

Beyaz olan yavruyu, ( herşeyiyle Rüya’ya benzeyen) diğer iki yavru emmeye devam ediyor. Göbeğinde tüy kalmadı yavrumun. Canı yanınca kendini atıveriyor kutudan dışarı. Tülbent, çorap, peluş oyuncak, yastıkla ayırma gibi türlü yöntemler denemiş olsamda, her sabah beyaz yavruyu tekirlerin altında, göbeğini emdirirken buluyorum.

Annesizliklerinin acısı en çok geceleri burkuyor yüreğimi… Deli gibi, emecek, sarılacak anne arıyorlar kutunun içinde. Çığlık çığlığa… Peki ben? Öyle çok özledim ki kızımı… Geceleri koynumda bir mırıltı eksik. Patilerini öpmeyi, burnunu ısırmayı, kokusunu çok özledim Rüya’mın… Bugün son kez aradım sokaklarda, bilerek her evin önünde daha uzun bekledim, seslendim. Belki biri aldıysa eve, kızım cama kapıya koşsunda kendini göstersin diye. Yavruların bahçede 2-3 saate yakın ağlamasına göz yumdum. Duyarda, gelir belki diye… Hepsi sonuçsuz tabi.

Normal şartlar altında 2 aydan önce yuvalandırmayı düşünmediğim kadersiz bebişlerime, acilen yuva arıyorum. Çevrenizde kedi evlat edinmek isteyen birileri olursa, lütfen aklınızda bulunsun…

Sonuç olarak, yetimlerim büyüyor büyümesine ama bendeki suskunluk geçmiyor…

Kediler gerçekten çok akıllı hayvanlar. Bir kere daha, tecrübeyle onaylandı. Aylardır, her anına tanıklık ettiğiniz Rüya, annesine bunu birkez daha gösterdi. Muğla’da evimizi değiştirdik, Rüya ısrarla eski evimize gidip uyudu. Yeni kiracılara söyledik, tedbirinizi alın, onlar tedbiri Rüya’yı dövmek olarak gördüler. Yavrularını ısrarla o eve taşıdı, hatta bir gece kimseye çaktırmadan orda uyudu ve uyuttu yavrularını… Gittik aldık, yine uyardık, tedbirinizi alın! Camların sinekliklerini yenileyin! Dinlemediler…

Rüya yavrularını taşımaktan vazgeçti, ama kendisi o evde uyumaktan vazgeçmedi. E haklı, o evde doğdu sayılır. Gözleri açıldığında o evdeydi. Kulakları duymaya başladığında o evdeydi. Yağmurdan, köpekten kaçıp o eve koşardı. Acıkınca, özleyince, uykusu gelince o eve koşardı. Bize koşardı… Yine öyle yapmaya devam etti…

İki ayaklı hayvanlar tarafından üzerine su boca edilip, dövülene kadar… Bunları yapmaya devam etti… Ve tam 1 hafta önce bugün, tamda bu saatte, can havliyle kendisini o evin camından dışarı attı ve gitti…

Yavrularını bırakıp gitti. Annesini, babasını bırakıp gitti. Bir bilinmeze… Ne yol kenarlarında iz var Rüya’dan, ne de dönecek diye bir umut içimizde.

Emanetlerine gözümüz gibi bakıyoruz şimdi. Bu yavruların vebali, o insan kılıklıların boynuna…