Hayvan sevmenin bir adım ötesi insan sevmektir..
Mutlu, keyifli, coşkulu ve neşeli bir yaşamın sırrı an’ı yaşamak, an’da kalmaktır. Peki an’da kalabilmek için ne yapmak gerekir?
1- Çevrenizde oyun oynayan bir çocuğu gözleyin. Size geçmiş ve gelecek endişesi olmadan andan nasıl keyif alınabilir göstersin.
2- Yavru bir kedi ya da köpek ile ilgilenin. Andan ne çok malzeme üretilebilir size fark ettirsin.
3- İlk iki gözlemi yaptıktan sonra durup kendinize bakın. Kendinize koyduğunuz sınırlarla kendinizi nasıl andan kopardığınızı fark edin.
Çocukların ve hayvanların dünyasına bayılıyorum. Bize ne çok şey öğretiyorlar. Kendilerine sahip çıkmaları, isteklerini yaratmaları, bulundukları her ortamı oyun alanına çevirmeleri hepsi bizimde aslında bilip unuttuklarımız değil mi?
Ilık sonbahar gecesi, bahçedeki yünle oynaşan kara kedinin bıyıklarındaydı mutluluk. Herşeye rağmen, belki açlığa, belki hastalığa, belki annesizliğe, belki dövülmüşlüğe inat oradaydı işte. Bir kase ılık süte doğranmış ekmeğe yanaşmaya korkmak demekti hayat onun için. Ve aynı zamanda tam arkasında duran yün topağındaydı mutluluk.
Böyleyim işte. O kedi gibi… Mutluluğu mu, korkuyu mu yakıştırırsınız ismimin ardına bilmem.
Öyle ya da böyle… Sevginin üstünden tam 6 yıl geçmiş… Sonuna mutluluğumu yakıştırırsınız, korkuyu mu? Ben bilmem…
Binlerce yıl önce, vahşi doğanın içindeki kedi, en güçlü hayvan olarak gördüğü aslanın kudretinden etkilenip onun peşine düşmüş, kendine sahip saymış. Sonra bir gün, avcının biri gelip aslanı vurunca, gücün insanda olduğunu görmüş ve adamla gitmiş. Adam kediyi evine götürmüş. Evde, iktidarın adamın karısında olduğunu anlamış ve sahibinin kadın olduğuna karar vermiş. Kediler o gün bu gündür kadını sahip olarak görür ve en çok evi sever.
Kedi ve kadın arasında pek çok noktada usul bir bağ olduğuna inanıyorum. Kedilerin okşanmaktan nasıl keyif aldığını herkes bilir. Çoğu kadın da, başını sevgilisinin dizlerine koyup saçlarını okşatmayı sever. Erkekler ve kadınlar arasında saçlar üzerinden bir iletişim var. Sözüm erkeklere: Sevgilinizin saçlarını okşayın, tarayın, -seviyorsa- örün… Bunun onları ne kadar mutlu ettiğini göreceksiniz. Her ikiniz için de terapi yerine geçer.
Adamın kediyle ilişkisini, kadınla ilişkisine pek çok noktada benzetiyorum. Bir kadına nasıl bağlanıyorsa, kediye de öyle bağlanır erkek.
Bir ilişkiye son noktayı koyma, daha doğrusu “terk etme” söz konusu olduğunda, kedi ve kadın arasında bir benzerlik daha çıkar karşımıza. Bir gün gelir de, geri dönmemecesine çıkıp gittiğinde -ister bir kedi, ister bir kadın olsun- geride kalan adam için durum farklı değildir. Kedi ve kadın aynı terk eder.
Devamini oku »