Hayvan sevmenin bir adım ötesi insan sevmektir..
Medipet Veteriner Polikliniğinde görev yapan sevgili Burcu Akbaş‘ın hekimlik bilgilerini seri halinde sizlerle paylaşacağım. Kedilerde sık karşılaşılan, önemli hastalıklardan bazılarını kendisi benim için sıraladı.Kendisine emeğinden ve özverisinden ötürü sizlerinde önünde teşekkür ediyorum.
PLAZMA CELL PODODERMATİT (YASTIK AYAK)
Kedilerin bir veya birden fazla ayağında şişme, taban yastıklarında yara ve ülserle seyreden, nedeni tam olarak anlaşılamamış bir hastalıktır. Plazma hücreleri aktive edilmiş lenfositlerdir ve taban yastığında birikmesiyle yangı oluşturduğu için yangı hücreli pododermatit denir. Hastalığın gelişiminde bağışıklık sistemini aktive eden bir etkenin (FIV, FeLV, allerjen gibi) varlığından şüphe edilirse de nedeni tam olarak ortaya konulamamıştır.
KLİNİK BELİRTİLERİ
Her yaş ve türden kedilerde görülür. Bir veya birden fazla patide şişme, bazen ülseratif ve kanamalı yara şeklinde görülür. Ağrılı durumlarda topallıkla seyredebilir.
TANI VE TEDAVİ
Görünümü Plazma cell pododermatit için tipik olsa da, Eozinofilik granulom komplex, kimyasal madde ve deterjanla temasta da benzer tablo oluşabilir. Bu yüzden ayırıcı tanıya gidilmelidir. Asıl teşhis biyopsi ile konur. FIV, FeLV test yapılmalı, pire ve gıda allerjisi için koruyucu damla ve hipoallerjik diyet uygulanmalıdır. Gerekirse kumu değiştirilmelidir.
Tedavi için, ağır vakalarda kortizon kullanımı önerilir. Hafif vakalarda pentoxifylline, doxycyline kullanılabilir.
FIV-FeLV
FeLV (FEline Leukemia Virus)ve FIV(Feline immundeficiency Virus) direkt yada indirekt olarak kedi populasyonlarında bir çok kedinin ölümüne neden olan 2 retrovirustur.Amerikada 2004 yılında 18000 nin üzerinde kedide yapılan araştırmada kedilerin % 2.3’ nün FeLV ( +) ,% 2.5’ nin FIV ( + )olduğu saptanmıştır.Hastaların görülme sıklığı dışarı çıkan kedilerde ve hasta kedilerde daha fazladır.Ağız ve diş eti hastalığı olan 9000 kedi üzerinde yapılan çalışmada % 14.2 nin FeLV ( + ) ,% 7.3 ‘nün FIV ( + ) olduğu görülmüştür.Ayrıca abse ve ısırk yarası olan 900 kedi üzerinde yapılan testlerde ledilerin % 8.8 FeLV ( +) ,% 12.7 FIV ( +) olduğu görülmüştür.Bütün bu çalışmalar bizlere özellikle ağız ve diş eti hastalıklarında ayrıca abse ve ısırık yaralarında FIV ve FeLV virüslerinin etkinliğini göstermesi açısından oldukça önem taşır.
Bulaşma:FeLV salya,idrar,süt vb vücut sıvılarında bulunur ve enfekte kedinin vücut sıvılarının enfekte olmayan kedi tarafından alınmasıyla hastalık bulaşır.Bulaşma genelde vücut sıvılarının yalanması sonucu ağız yoluyla oluşur.Bunun dışında hamilelik boyunca intrauterin yolla bulaşmada söz konusu olabilir.Kan nakillerinde virüslü kedi kanının virüs bulunmayan kediye nakil edilmesi de diğer bir bulaşma yoludur.
FIV enfekte kedinin salyasında yüksek konsantrasyonlarda bulunur ve özellikle kavga sırasında ısırılma yoluyla geçer.Bunun dışında kan nakilleri ve intrauterin ( anne karnındaki yavruya kan yoluyla bulaşma) yolla bulaşma da nadir olsa da görlür.
Hastalık:
Devamini oku »
Kedi Tırmığı Hastalığı insanlarda ev kedileriyle temas sonucu meydana gelen bir hastalık. Hastalık etkeni kesin olarak gösterilmemiş olmakla beraber, bir virüs olduğu tahmin ediliyor. Hastalık ilk olarak 1930’larda Fransa ve ABD’de fark edildi. Bu hastalık dünyanın her yerinde görülmektedir. İnsanlara hastalığı geçiren kedilerde, hiçbir hastalık emaresi olmamaktadır. Virüsün, kedinin tükrük ve tırnaklarından izolasyonu mümkün olmamıştır. Hastalık, öldürücü olmayan, bütün vücudu tutan bir hastalıktır. Başağrısı, hafif ateş, lenf bezlerinin iltihabı ve şişmesiyle kendini gösterir. Kuluçka süresi 10 ila 30 gündür. Genellikle hastalık öncesinde kedilerle bir temas sözkonusu olabilir. Yara yeri kızarır ve şişer burası iyileşip böcek ısırığı görünümünü alırken çevre lenf bezleri şişmeye başlar. Genellikle 1-5 cm çapa ulaşırlar, içinde cerahat olur. Ağır hallerde göz tutulması, merkezi sinir sistemi tutulması ve sinir iltihapları görülebilir. Hastalığın seyri genellikle selimdir; büyüyen lenf bezleri 1-3 ayda eski hallerine dönerler. Hastalıktan korunmada, kedilerle temastan sakınmak şarttır. Bugün için, hastalıklı kedilerin tesbit edilmesi mümkün değildir.
Devamini oku »
Kedilerin cinsel olgunluk dönemine girdiğini, hareketlerindeki değişikliklerden anlamak mümkündür. Dişi kedi her zamankinden fazla miyavlamaya, mırlamaya başlar. Sahibine daha yakın, daha şefkatli, devamlı sevgi istiyormuş gibi davranır. Sırtını kamburlaştırıp, kuyruğunu havaya kaldırarak, yana doğru çeker. Bu esnada ön ayaklarıyla hamur yoğurma hareketi yapar. İdrar sayısında artış görülebilir. İştahları kesilebilir.
İnsanlar karşılarına bir problem olarak çıkan bu duruma değişik çözümler ararlar. Bunlardan ilki hiçbir müdahale yapmayarak kızışma dönemin geçmesini beklemektir. Bu da, kedinin her defasında fazlasıyla yıpranması, yorgun düşmesi ve sahibinin de uykusuz geceler geçirmesi demektir.
İkinci çözüm ise, kızışma döneminde kanda artan hormonlar üzerinde ters etki yaratan hormonlar enjekte etmek ve periyodun atlatılmasını sağlamak. Ancak bu tür ilaçlar hormonal metabolizmayı etkiler ve bazı sistemlerde yan etkiler yaratabilir, pek tavsiye edilmez.
Üçüncü yöntem, kızışma biter bitmez haftada bir gün hormon tabletleri verilmesidir. Ancak bunun da yan etkileri vardır. Eğer dişi kedimizin çiftleştirilmesi ve yavrulatılması düşünülüyorsa, bazı gelişimlerini tamamlaması için bir yaşını geçmesi beklenmesi daha uygundur. Bu döneme kadar da gerekirse doğum kontrol yöntemleriyle ilgili veteriner hekimle görüşülebilir.
Dördünci yöntem ise kısırlaştırmadır.Kısırlaştırmada iki ayrı operasyon tekniği vardır.
Bunlardan biri, yumurtalıkların biri veya ikisi bırakılarak, rahmin alınmasına dayanır. Bu yöntemle kedi operasyon sonrası cinsel hayatına devam eder, ancak yavrusu olmaz. Bu yönteme özellikle kedisi dışarı çıkıp gelen insanlar başvurabilir. Ancak bırakılan yumurtalıklar kistlenip, iltihaplanıp yapışmalara, ciddi genital problemlere ve genellikle hormonal kökenli deri yangınlarına sebep olabilir.
Devamini oku »