Hayvan sevmenin bir adım ötesi insan sevmektir..
Sabah Gazetesi‘nin, Türkiye’nin üç bölgesine hitap eden Güney ekinde, bakın ne yayınlanmış
Haytap Federasyonu’nun yaz başından beri yorulmadan, bıkmadan, büyük bir inançla yürüttüğü bir kap su kampanyası ile ilgili afiş! İlanın baştan savma değil büyük bir özveriyle, gazetenin en kolay görülebilen köşesine yerleştirilmesi ve çeyrek sayfa büyüklüğünde basılması tamamiyle bir incelik.
Bu tür kampanyalarda basının etkisini ve gücünü kullanmak çok önemli. Hayvan besleyenlerle buna karşı mücadele verenler arasında uzun yıllardır savaş veriliyor. İnsanlar görsel ve yazılı basında kampanyaları ve haberleri gördükçe ‘‘yaşam hakkı” kavramını tanıyor. Hayvan beslemenin, kapı önüne su ve yiyecek koymanın bir ”hak” olduğunu anlamaya başlıyor.
Tiyatrocu olmaya çok ufakken karar verdim. Çok eğlendiriyordu beni oynamak. Baktım izleyenler de eğleniyor, “Ben tiyatrocu olacağım.” dedim. Evdekiler hemen onayladı. “Çocuk işte. Aklı başına gelince doğru dürüst bir iş tutar.” diye düşünmüşlerdi herhalde…
O zamanlar en yakın arkadaşlarım, köpeklerim Cin’le Can’dı. Anlayışlı, dost, sadık, sevgi dolu iki kaniş. Can, Cin’in oğluydu. Öteki kardeşlerini dağıtmıştık; çok üzülmüştüm. Ben nereye, Cin’le Can oraya… Deniz kenarında bir kasabada yaşamanın bütün nimetlerinden faydalanırdık. Yüzmeye, gezmeye, futbol oynamaya birlikte giderdik. Can, benim oynadığım takımı tutardı hep… Nedense Cin, karşı takıma destek verirdi. Ben bahçede otların üstüne yatıp resimli roman okurken, sayfaları çevirmemi beklerlerdi başucumda. Ben ne okuyorum, diye dikkatle incelerlerdi. Her sayfa çevirişimde birer kere havlarlardı.
Geceleri bıldırcın avına çıkardık; elimizde lüks lambalarıyla… Bıldırcınları korurlardı. Havlayıp kaçırırlardı onları, tuzağımıza düşmesinler diye… Mahalle kavgalarına birlikte giderdik. Biz yukarı mahallenin çocuklarıyla hırlaşırken onlar da kenarda durup havlardı. Kavgaya katılmazlardı. Tezahürat yapıp eğlenirlerdi. Erik zamanı erik çalma, kiraz zamanı bahçeleri yağmalama operasyonlarına katılırlardı. Gözcülük yaparlardı. Bahçe sahibi gelecek olursa ya da köpekleri salarsa bizi uyarırlardı; tabanları yağlardık. Vııınnn… Cin’le Can da peşimizden…
Devamini oku »