Hayvan sevmenin bir adım ötesi insan sevmektir..

Geçen hafta intihar etti öğretim üyesi Dicle Koğacıoğlu. 37 yaşında… Ve şu notu bıraktı arkasında: “Çok acı var, dayanamıyorum…“
Aşk, ayrılık acısı sanmıştım ilk okuduğumda. Hep öyle ezberletildiğinden, öyle yakıştırıldığından belki. Ama değilmiş. Namus cinayetleri üzerine çalışıyormuş, Koğacıoğlu. Namus terörü üzerine...
Önünde belgeler, otopsi raporları, bazen en hain, acımasız ifadeler.
Yani acının tarihi. Ardından konu “namus” olunca, hafifletici nedenler elbette. Ve yargının ceza indirimi… Meslektaşlarıyla birlikte kaç kez isyan etmiş, yargı kararlarına. Ruhu yaralanmış, her “vaka”da. Sonra önce o notu bırakmış arabasına. Sonra kendini, boğaz köprüsünden…
Bıraktığı notta, “Çok çaresizim” demiş ve özür dilemiş ailesinden.
Köpeği Çıtçıt’a iyi bakmalarını istemiş. Ve tüm parasını, herşeyini hayvanlara bağışlamalarını… Bir “insan”ın, başka bir insana yapabildiklerini, zalimliğin sınırsızlığını çok iyi bildiği için belki. Belki artık sadece köpeklerin, hayvanların zalim olmadığına inandığı için.
Devamini oku »
Ankara Barosu Hayvan Hakları Kurulunca düzenlenecek “Hayvan Haklarına Saygı” isimli Panel, 24 Ekim Cumartesi günü saat 15:30 da Ankara’da gerçekleştiriliyor. Panel hukukçular başta olmak üzere konuya duyarlı herkese açık olup , giriş serbesttir.
Fim hakkında ilgili yazıya buradan ulaşabilirsiniz.