Hayvan sevmenin bir adım ötesi insan sevmektir..

‘Badem'in Kısa Günlüğü’ Kategorisi Arşivi


Başlıksız ve Karanlık

18 Ekim 2009 Yazar: Çiğdem | Kategori: Badem'in Kısa Günlüğü

Kedi Kardeşliği_1255645072945

16 Ekim gecesi, 2 günlüğüne ekran karartma kararı aldık. Gece yarısından sonra siteye gelenler siyah bir ekranla karşılaştı. Kızımızın ani ölümü bizim hayatımızı nasıl kararttıysa, bizde öyle kararttık ekranımızı…

Kolumuz kanadımız kırık günlerdir. Geçtiğimiz pazar gecesinden beri evde mutfağa hiç girmedim. Elim ne yemek yapmaya gitti, ne de yemek yemeye. İyi ki Eray var, elimden tutup yemek yemem gerektiğini hatırlatarak sağlığımın bozulmasını engelledi. İlginç zaten, erkekler böyle durumlarda daha bir güçlü oluyor.

Evde 1 haftadır temizlikte yapılmıyor. Doğru düzgün uyuduğumda yok. Gece ağlayarak uyuya kalmalar, sabah ağlayarak uyanmalar. Böyle geçirdim bir haftayı. Bugün artık ayağa kalkmam gerektiğini farkettim. Önce kahvaltı hazırlandı, çay demlendi. Bulaşıklar yıkandı, ev süpürüldü. Badem’in yemek kapları toparlandı, taşıma kutusuna konuldu. Sağlık karnesine bakarak dakikalarca o anlar düşünüldü. Yerleri silme vakti geldiğinde ise artık gücüm tamamen tükendi. Ölmeden saniyeler önce, görmememiz için, can çekişirken girdiği bavul arkasına bakıldı. Kustuğu yere baka baka ağlandı. Lanet edildi.Sonrada ondan kalan son izler bir vileda paspasının darbesiyle yok edildi.

Kum kabı hala dökülmedi. Sabahları, buzdolabının uzaktan gelen sesi, yorgan altından gelen huzulu mırlama sesine benzetilmeye devam ediyor. Eve her girişte onu gömdüğümüz toprağa bakıp, kızıııııım anneciiiiiim burdayım dünya güzelim,tontişiiiim diye seslenmeye devam ediyoruz. Videoları izlememe ve resimlere bakmama kararı aldık.

Devamini oku »

Yaşamak Hayli Zor Bir Zanaat

12 Ekim 2009 Yazar: Çiğdem | Kategori: Badem'in Kısa Günlüğü

En acı tecrübeymiş, ölümle kazanılmış olanı. Gideni geri getirmek imkansız, acılar zamanla dinecek… Dün gece çok kanadı kalbim, bu gece biraz daha az kanayacak… Yarın daha az… Ve gün gelecek, yalnızca Badem’in resimlerine baktığımda boğazım düğümlenecek… İnsan annesinin, evladının, anneannesinin ölümüne bile alışıyorsa, yokluğunu yıllar sonrada olsa kabul edebiliyorsa, bende buna alışabilirim. 22 yaşındayım ve bu ömrüm boyunca yaşadığım ikinci ölüm… Eray’ınsa canlı canlı şahit olduğu ilk ölüm… Üstelik ellerinin arasında son nefesini verdi güzel kızım. Kimsenin suçu yok, suçlu aradıkça canımız yanıyor çünkü. Vesile oldu birşeyler, kızım yitip gitti diyorum. İçimi rahatlatmanın en kolay yolu bu. Ve ben kolaya kaçıyorum…

Gece boyu yarım yamalak uyuduktan sonra, kahvaltı bile yapmadan Muğla Veteriner Hekimler Odasının yolunu tuttum. Oda başkanıyla görüşemedik, başka bir hekimden destek almaya çalıştık. Ne hekim arkadaşını karaladı ne de bizi suçladı. Ama var… Çok yanlışımız var… Öğrendiklerimi, bu olaydan tecrübelerimi sıralıyorum buraya. Birgün birileri daha bilinçli davranır ve evcil hayvanını veterinere teslim etmeden önce detaylı bir araştırma yapar umarım… Öncelikle;

*İki tür veteriner vardır. Birisi büyükbaş veterineridir, diğeri evcil hayvan veterineri.

*Büyükbaş hayvan veterinerleri zamanlarının çoğunu mezbahada geçirir, pet veterinerleri klinikte.

*Eve gelip, evde muayene ve tedavi yapan hekim büyük olasılıkla büyükbaş hayvan veterineridir. Halk dilinde bu eylem, ”hastaya çıkmak” olarak adlandırılır.

Devamini oku »

Şuan saat 06.02. Yatalı 3 saat oluyor ve ben bu süre içinde belki on kere kabuslar görerek gözyaşı içinde uyandım. Badem’in yüzü, pembe burnu, o minicik ağzı çıkmıyor aklımdan. Tombiş göbeği, paytak koşuşu, uyurken bileğimi emişi… Vah gidene demişler, kimseye birşey olmadı. Olan kızıma oldu. Canından oldu…

Olayı anlatmak ve sonrada derin bir sessizliğe gömülmek istiyorum. Bildiğiniz üzere dün akşam Ulaş bey evimize geldi. Kendisi genç bir veteriner. 30 yaşında yoktur belki. Sırf kendisine saygı duyduğum ve güvendiğim için ”bey” diye hitap ediyordum, ama artık bitti. Böyle bir hukuk kalmadı aramızda. Güveni boşa çıkınca insanın tüm sözcükler anlamsız kalıyor. Neyse…

Ulaş, dün akşam ilk iç parazit aşısını yapmıştı ve 3 gündür geçmeyen ishal tedavisi içinde antibiyotik tedavisine başlamıştı. Evi ve kliniği bize uzak olduğu için bir arkadaşını aradı ve tedavinin devamı için 2 gün bizim hekimimiz olup olamayacağını sordu. Tamam dedi karşı taraf… Mehmet, nam-ı diğer azrailimiz!

Bugün akşam Erayla dışardaydık, ben dedim eve gidiyorum. Koşa koşa eve geldim çünkü Bademsiz bir an bile durmak istemiyordum. Geldim, kızımla oyunlar oynadık, birbirimizi sevdik. Ben onu öpüp kokladım… Yarım saat kadar sonra Eray beni aradı, veteriner yoldaymış aşkım kızı hazırla dedi. Birkaç dakika sonra geldiler zaten…

Veteriner hekim demek içimden gelmiyor, Mehmet, içeri girer girmez hasta nerde dedi, gösterdim, alın kucağınıza dedi, Eray aldı ve enjeksiyonu yaptı hemen. Badem’in canından can gitti, o çığlığı o sesi kulağımda çınlıyor hala.

Devamini oku »

Badem'i Kaybettik…

11 Ekim 2009 Yazar: Çiğdem | Kategori: Badem'in Kısa Günlüğü

E Bebeğim…

11 Ekim 2009 Yazar: Çiğdem | Kategori: Badem'in Kısa Günlüğü

Kızımız, sağlık sorunları sebebiyle bizi üzmeye devam ediyor. Dün akşam hekimimiz Ulaş Bey, misafirimiz oldu. Badem’i muayene etti. Antibiyotik tedavisine başlamamız gerektiğini söyledi. İç parazit aşısını ve ilk antibiyotik enjeksiyonunu yaptı.Canıda pek tatlıymış ufaklığın. İsyani bastı hemen.

Rahatsızlığının ve keyifsizliğinin üstüne birde halsizlik ve iştah kaybı yaşıyoruz aşı yan etkisi olarak.  Sürekli bir uyku hali söz konusu. Ulaş Bey bu tarz reaksiyonların normal olduğunu, 2 gün içinde kendisini toplayacağını ve oyunlar yapmaya başlayacağını söyledi. Gözünü gözmün içine dikip acı acı miyavlaması çok canımı sıkıyor. Vücuttaki su kaybını engellemek için sürekli su içmesini sağlıyoruz ve patates ve tavuk gögsü haşlamasından başka yemek vermiyoruz.

Devamini oku »

Hoşgeldin Badem :)

09 Ekim 2009 Yazar: Çiğdem | Kategori: Badem'in Kısa Günlüğü

Kirli kızıma benzerliğinden ötürü(ırk benzerliği) ev sahibimiz adını Kirli koymuş. Ben gördüğümde hayır dedim, yo yooo bu tam bir Badem :) Hani insanlara bazı isimler yakışır, hep o sizin yakıştırdığınız isimle hitap edersiniz. (Mesela bana herkes Özlem der. Özlemli bir halim var herhalde.) Bende de beslediğim hayvanlara karşı böyle bir mekanizma gelişti. İlk gördüğüm anda bir isim yakıştırıveriyorum. Buna da Badem’i uygun gördü beynim.

Muğla-Merkezde bir tanıdıklarına misafirliğe gitmiş ev sahibimiz. Şuradaki yazımda bahsetmiştim, herkeste bir değişiklik var, herkeste bir kedi sevgisi oluştu diye. Kucaklayıp getirmişler orada gördükleri bir yavruyu. Bakarız biz buna diye.(Daha önce sahiplendikleri bebeği bahçeden çaldılar :( ) Ama evin babası izin vermeyince beni aradılar. Bende tipini bir göreyim hele gelip, sonra karar veririm dedim. Dediğim gibi olmadı. Amacım ağırdan almak ve kendi kendime verdiğim,evlenene kadar kedi bakmak yok, sözümü tutmaktı. Gördüğüm anda kutusu nerde, yemek kapları nerde, kaç günlükmüş gibi bir sürü sordum ve kucaklayıp getirdim eve.

Devamini oku »