Bu dünyada yaşam hakkına sahip olan yalnızca biz insanlar değiliz. Bunu unutmamak gerekir. Ama bizler ne yapıyoruz? Sanki bizlerden başka canlı yokmuş gibi davranıyoruz ve hem çevremizi, hem de etrafımızda yaşayan diğer canlıların yaşam haklarına müdahale ediyoruz. Doğayı katlediyoruz. Ve bir gün gelip doğa hakkını aradığında kendi verdiğimiz kayıpların acısını yaşıyor, sonra da yine herşeyi unutup başa dönüyoruz.Her afet, her başımıza gelen aslında bize bir ders vermeli… Hem tedbirimizi almalı, hem de etrafa zarar verecek davranışlarımızdan kaçınmalıyız.
Şu sıcak- kavurucu yaz günlerinde susadığımızda, içimiz yandığında ne yapıyoruz? Hemen serinlemek için sıvı şeyler tüketiyoruz, kendimizi güneşten korumanın yollarını arıyoruz.İyi de sadece sıcak bize sıcak değil ki… Diğer canlılar da sıcaktan zarar görüyorlar. İçecekleri temiz suya ulaşamazlarsa ne olur bir düşündük mü acaba?
Herkes elinden geldiğince bir şeyler yapsa… Örneğin çok basit ve masrafsız bir çözüm olan kullanılmayan yoğurt kaselerine sular koysa ve sokaklarında yaşayan hayvanların susuzluklarını giderse, ne iyi olur değil mi? Hiç bir maddi külfeti yok üstelik. Ya evdeki arta kalan yiyecekler ne yapılıyor? Doğru çöpe. Tabii bozulduktan sonra.
Genelleme yaptığım için ne olur bana kızmayın. Elbette insanların hepsi bir değil, ama öyle farklı düşüncelere sahip insanlar var ki…
Biz ailecek bizden başka canlıların da yaşam hakları olduğunu kabul ediyor ve elimizden geldiğince çevremizde rastladığımız canlılara yardım etmeye çalışıyoruz. Evdeki kedilerimize kuru ve yaş mama aldığımızda, sokaktaki kediler için de mama alıyoruz. Elimiz erdiğince, gücümüz yettiğince… Şimdi hemen; ” o kadar aç insan var ki etrafımızda…” , ” kriz var kendimize zor bakıyoruz…” sözlerini sarfetmeyin lütfen sizi duymam.
Evet, tüm bunları kabul ediyorum. Zaten elimizden geldiğince de yardımcı olmaya çalışıyoruz bu kişilere. Ama ya hayvanlar…. Onları da hatırlamak, onlarla da ekmeğimizi, suyumuzu paylaşmak bu kadar zor mudur? Hayır, asla zor değildir. Yalnızca biraz onları da anlamaya çalışmak yeterli olacaktır, yardım elimizi uzatmamız için.
İnsanların yaşam mücadelelerinde zorlandıklarını kabul etmekle beraber, hepimizin kendi payımıza düşen sorumluluklarımız olduğunu düşünüyorum.Ben ve eşim sigara içmiyoruz ve sigaraya vereceğimiz parayı kedilerin mamasına vermeye tercih ediyoruz.
Hepimizin bir diğer canlıya yapacağı yardım mutlaka vardır. Hiçbir şey yapamıyorsak, bari onlara zarar vermeyelim.
YAŞAM HAKKI; tüm canlıların sahip olduğu bir haktır. O hakkı kimse kimsenin elinden almamalıdır.
Bircan OĞANKUL
"Yaşam Hakkı" başlıklı yazıda henüz pati izi yok.
İnsanoğlu işte sadece kendini düşünüyor sadece o anı düşünüyor, sonumuz hayrola dıyorum başka’da hiç bişi demıyorum
şu yavru kedicik’de çok tatlıymış yahu
Sessiz, o artık kocaaaman bir kedi
) Haklısın, yaşam haklarını gaspeden biziz, sonra söylenen yine biziz.
O hayvanların ağzı dili olsa, kim bilir neler söylerlerdi
Pençe’de, hikayeside çok güzel.. Eminim bakıldığı evde bahtıda güzelleşti..
Pençe gerçekten de çok mutlu. Biz de onunla ve eve getirdiği diğer dostlarıyla çok mutluyuz. Eve getirdiği diğer dostlarının hikâyelerini de ayrıca sizlerle paylaşacağım. Biri Neskafe ( tam o renkte çünkü), diğeri de Panço. Neyse hikâyeleri ayrıca gelecek. Kampanya gerçekten de çook güzel. Eline sağlık Çiğdem. Aferin sevgili kardeşim sana. Duyarlı bir genç olarak böyle bir kampanya başlatmış olmandan ötürü seni kutluyorum.
Pati İzinizi Bırakın