sokak-hayvanları

Hayatınızda sadece birkez terkedildiğiniz anı düşünün.. Kalbinizin çarpıntısını, beyninizde hissettiğiniz anı.. Ellerinizin hem buz kestiği, hem terlediği o anı.. Bir yığın soruyla boğuştuğunuz ilk geceyi ya da.. Neden? Nasıl? Ne için? Nezaman karar verdi? Bu kadar basitmiydi?…..
Terkedilmek nasıl boşluk duygusu uyandırır insanın içinde.Bir erkek/kadın tarafından terkedildiğinizde bu cinse bir daha asla güvenememe sendromunu hiç yaşadınız mı?Yemek yiyemediğiniz, konuşamadığınız bir an oldu mu sırf bu yüzden? Ağlamaktan yorgun düştüğünüz ve uyuyakaldığınız bir gecenin sabahında gözünüzü açtığınız ilk anda, yanaklarınızdan bir damla yaşın süzüldüğüne şahit oldunuz mu hiç?
Peki, terkedildim ama böyle olmadım, hırslandım diyenlerden misiniz? Hırsınızın sizin canınızı yaktığı bir an hiç mi olmadı? İlk günlerin kasvetinden, yalnızlığından isyan ettiğiniz, sabahlara kadar içip, dans ettiğinizde mi olmadı?

Terkedilmek, tüm canlılara aynı acıyı verir…

Evcil hayvan bakmak büyük sorumluluk isteyen bir iş. Ona iki ay bakıp, daha sonra “Sıkıldım,” diye sokağa atanlar büyük bir insanlık suçu işliyor. Onları alırken birlikte yaklaşık bir 15 yıl geçirileceği, onların da hastalanabileceği, sıkıntıları olabileceği kısaca ciddi bir sorumluluk gerektirdikleri düşünülmüyor.
Sevimli bir oyuncak olarak satın alınan hayvanlar, en ufak bir sorun çıkardıklarında fırlatıp sokağa atılıyor. Yaz sonunda sokaklar terk edilmiş cins hayvanlarla doluyor.’

diyen Haytap, 1 haziran-31 eylül 2009 tarihleri arasında ‘beni terketme projesi‘ni yürütecek.

Söyleyecek pekte fazla söz yok, bir kez kendinizi onların yerine koyun, yeter..