Hayvan sevmenin bir adım ötesi insan sevmektir..
Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesinde okuyan bir arkadaşımın yardım çağrısıdır:
Ben Ankara Üniversitesi Dil veTarih-Coğrafya Fakültesi’ndeyim. Okulumuzun en çok sevdiğim özelliği sıkış sıkış olmasına karşın bir sürü kedinin etrafta dolanmasıydı. Yemek yerken de yanımıza gelirler ve bizden birkaç parça yiyecek alıp giderlerdi. En meşhuru da tiyatroda oynayan kedi ile şişman kedimiz idi. Okul besliyordu dev gibi mama ve su taslarıyla ve bugün öğrendiğim kadarıyla da DTCFyönetimi bu kedilere artık bakmayacağını ve bunun artık yasaklandığını belirtmiş. Güvenlikler de sürekli bu kedilere eziyet ediyor mama vermemizi engelliyor ve kedileri okulumuzdan uzaklaştırıyor. Ayrıca zehirlenen ve okul duvarına konulan bir kediye de şahit oldum. Göz yaşlarımı tutamıyorum bu eziyet ve vicdansızlık karşısında. Bir dönem önce rüyamda görmüş olduğum gerçekleşiyor sanki, kediler dilenmeye başlayacak şekilde terk ediliyor. Ama dilenmesi dahi yasak!
Özellikle bahsi geçen üniversitede okuyan arkadaşlarımızdan ve konuya duyarlı tüm akademik ve idari personelden yardım bekliyoruz…
hsnysntrkylmz@gmail.com ve buraya bir tık!
"Dilenmeye Mahkum Bırakılmak…" başlıklı yazıda 3 pati izi var.
Umarım görevli olanlar bu konuya el atar ya da o kararı alanlar vazgeçer kararından…
Umarım… Kendilerinden mama ve su bırakmalarını istemiyorum ben kendi adıma.. içinden geldiği için oraya harçlığından ayırdığı para ile mama alıp bırakan, yemeğinin bir parçasını götürüp bırakan öğrencilere bu yaptırımı uygulamalarındaki mantığı anlamıyorum..
Bu insanları hiç anlayamıyorum. Umarım bu karardan vazgeçerler.
Ufacık ik-üç kedinin mama masrafından koskoca fakülte mi bataca? Arkasında büyük bir devlet var, harca diye dünya kadar para veriyor sana, sen ufacık, mırr sesini bile zor çıkaran tatlı kediciklere eziyet ediyorsun. Hani parayı ödemeye gönüllü öğrencilerde varmış. Kabul et, onlar karşılasın masrafları.
Dilekçe yazın arkadaşlar idareye
Pati İzinizi Bırakın