Hayvan sevmenin bir adım ötesi insan sevmektir..
Bak yine Ankara’ya kış geliyor. İlk sinyallerini dün akşam verdi. Ben de bugün Çanakkale köylü pazarından aldığım kışlık tarhanadan bir pişirimlik pişirirken, tarhananın sıcak dumanında sokak kedilerine dalıp gittim.
Hüzünlü bakışları ,ince bacakları,zayıf bedenleri olan, mutsuzluklarından kuyruklarını bile sallamak istemeyen kediciklere. Beni yüreğimden vuran hüznün nedeni onların acı çekerken bile çok sessiz olmaları, seslerini bakışlarında gizlemeleri. Karınlarını doyurmak için (eğer varsa bebeklerinin) de karınlarını doyurmak için sessiz sedasız çırpınıp durmaları.
Yüreğimde duyduğum sıkıntının sebebi çok büyük. Onun hüzünlü kocaman bakışlarınla karşılaştığımda ”işte bir tane daha” demiştim. Masamın tam karşısında, biraz uzakta oturmuş, sanki beni kesiyordu. Eh, demek ki bugün de yemeğimi yalnız yemeyecektim.
Güzel…. Bakışlarımla onu davet ettim. Etrafına şöyle bir bakındı.
Bana mı? der gibiydi. Yavaşcacık yerinden kalktı. Tüylerine yapışmış olan kurumuş yaprakları, toprakları silkeledi, hafiften nazlanarak ”Geliyorum” der gibi gözlerime, diktiği bakışlarıyla geldi, karşıma oturdu.
Karnının çok aç olduğu belliydi. Sırt kemikleri, baldır kemikleri meydandaydı. Ama o hayvan olmanın gururunu kullanıyor, bana hiç taviz vermiyordu. Bir öğünle olacak gibi değil. Zarif bir hareketle pembe meme uçlarını gösterdiğinde beklerinin olduğunu zarifçe anlatmış oldu. Onun hakkında bir hayli gizli bilgilere sahip olmuştum. O, yemeğimi onunla paylaştığımdan, son derece mutlu, ben, yemeğimi kocaman hüzünlü bakışlarında ümit ışıklarını yakaladığım bir çift gözle yediğimden.
Sanki o bana gizli bir güç tarafından gönderilen hüzün meleği idi. İkimizin, içinde bulunduğumuz bu güzel enerjinin devamını istemeyen ilkel, duygulara sahip bir insan bozabilirdi. Ve? takip edemediğim o zaman aralığında, pisiciğin, bebeklerini doyuramadan O kocaman hüzünlü bakışlarını göz kapaklarının aralığında alıp gittiğini gördüm. Sessizce. Geldiği gibi. Hayvan olmanın gururunu yaşayarak. (Siz siz olun yüreğinizden sevgiyi eksik etmeyin.)
Aynur KÖYMEN
BU YAZI, ”BANA ELİNİZİ UZATIN KAMPANYASI” ÇERÇEVESİNDE YAYIMLANMIŞTIR.
"Ankara’ya Kış Gelirken…" başlıklı yazıda 5 pati izi var.
Güzel bir yazı olmuş, teşekkürler
benimde sokak kedilerine daha dogrusu genel doğa ve hayvanlarla ilgili bir projem var dur bakalım nasıl olacak
Yazı çok hoşuma gitti. Çok samimi ve içten yazılmış. Bizlere ulaştırdığın için teşekkür ederim aşkım.
Makale için Teşekkurler
Slm.Bende çok beğendim yazınızı sanki benim düşüncelerimi okumuş gibisiniz.Elinize,yüreğinize sağlık.Keşke duyarlı insan sayısı artsa ama ne yazık ki günden güne insanlar canileşiyor,merhametsizleşiyor.Allahım ne oluyor bize bilmiyorum.Benimde 9 tane kedim var.Ve artık insanların bana olan tepkisinden çok sıkıldım.Bakmadıkları varken hayvanlara bakan insanlarla yüzsüz yüzsüz dalga geçiyorlar.Ne olur artık duyarlı olalım.Onlarıda Allahın yaratmış olduğu can olarak kabullenelim.Onlara bir eşya imiş gibi muameleler yapmayalım.Lütfen elinzi kaldıysa birazcık olsun vicdanınıza koyun ve en azından bakmıyorsanız bile hayvanlara eziyet etmeyin eden kişileride görünce müdahale edin.Lütfen.
Pati İzinizi Bırakın