Hayvan sevmenin bir adım ötesi insan sevmektir..
En acı tecrübeymiş, ölümle kazanılmış olanı. Gideni geri getirmek imkansız, acılar zamanla dinecek… Dün gece çok kanadı kalbim, bu gece biraz daha az kanayacak… Yarın daha az… Ve gün gelecek, yalnızca Badem’in resimlerine baktığımda boğazım düğümlenecek… İnsan annesinin, evladının, anneannesinin ölümüne bile alışıyorsa, yokluğunu yıllar sonrada olsa kabul edebiliyorsa, bende buna alışabilirim. 22 yaşındayım ve bu ömrüm boyunca yaşadığım ikinci ölüm… Eray’ınsa canlı canlı şahit olduğu ilk ölüm… Üstelik ellerinin arasında son nefesini verdi güzel kızım. Kimsenin suçu yok, suçlu aradıkça canımız yanıyor çünkü. Vesile oldu birşeyler, kızım yitip gitti diyorum. İçimi rahatlatmanın en kolay yolu bu. Ve ben kolaya kaçıyorum…
Gece boyu yarım yamalak uyuduktan sonra, kahvaltı bile yapmadan Muğla Veteriner Hekimler Odasının yolunu tuttum. Oda başkanıyla görüşemedik, başka bir hekimden destek almaya çalıştık. Ne hekim arkadaşını karaladı ne de bizi suçladı. Ama var… Çok yanlışımız var… Öğrendiklerimi, bu olaydan tecrübelerimi sıralıyorum buraya. Birgün birileri daha bilinçli davranır ve evcil hayvanını veterinere teslim etmeden önce detaylı bir araştırma yapar umarım… Öncelikle;
*İki tür veteriner vardır. Birisi büyükbaş veterineridir, diğeri evcil hayvan veterineri.
*Büyükbaş hayvan veterinerleri zamanlarının çoğunu mezbahada geçirir, pet veterinerleri klinikte.
*Eve gelip, evde muayene ve tedavi yapan hekim büyük olasılıkla büyükbaş hayvan veterineridir. Halk dilinde bu eylem, ”hastaya çıkmak” olarak adlandırılır.
*Evcil hayvan veterineri ise kesinlikle evde müdahale etmez, evde aşı yapmaz, iğne vurmaz, ilaç içirmez. Petin şoka girip girmediğini klinikte gözlemler ve gerekiyorsa damar yolu açar, kalbe girer, hastayı yoğun bakıma alır… vs.
*İshal tedavisinde öncelikle serum tedavisi uygulanır, günde iki kez damardan beslenmesi sağlanır hastanın ve dışkısı sürekli kontrol edilir. Yavru petlere çok gerekmedikçe antibiyotik tedavisi uygulanmaz.
*Pet veterineri basit bir vitamin iğnesi bile yapıyor olsa, önce hayvanı eline alır, gözlemler, ağzına, gözüne, derisine, ateşine bakar. Fizyolojik koşullar uygunsa steril ortamda elleri temizken iğneyi açar ve enjeksiyon yapar.
*Büyükbaş hayvan veterineri ise hayvanı birine tutturur ve kendince yapılması gerekeni yapar.Hastayla haşır neşir olmaz.
İşte hatalarımız… Biz kliniğe getiririz gerekiyorsa dediğimiz halde gerek yok ben uğrarım diyen bir hekime el kadar kedi yavrusunu emanet etmek. Badem’in büyükbaş hayvan muamelesi gördüğünü anlamamak. Eve gelir gelmez, ellerini dahi yıkamadan enjeksiyona başlayan bir hekime müdahale etmemek. Yapmaya hazırlandığı iğneyi sağlık karnesine işlettirmemek ve imzalatmamak. İlacın kutusuna, adına, yan etkilerine bakmamak. Veteriner hekimin, meslek tecrübesine dikkat etmemek. Hakkında detaylı araştırma yapmamak. Kendi hekimimize gereğinden fazla güvenmek, o arkadaşına emanet ediyorsa bizi bir bildiği vardır diyip, gözü kapalı yürümek. Daha niceleri…..
"Yaşamak Hayli Zor Bir Zanaat" başlıklı yazıda 1 pati izi var.
=( Üzücü bir durum, başınız sağolsun. En azından bundan sonra veterinerler arasındaki farklı biliyorsun, umarım bir daha başına gelmez.
Pati İzinizi Bırakın