Hayvan sevmenin bir adım ötesi insan sevmektir..
Bir an gelecek ve hayat eski hızıyla akmayacak… Günler daha kısa geceler daha uzun olacak… Bir an gelecek, bir tebessüm bile içimizi burkacak. Telefon eskisi gibi çalmayacak, iş – güç artık sorun olmayacak.. Bir gün gelecek, herkes gidecek ve geriye sadece onlar, sizi her halinizde hep sevecek, hep göz kulak olacak ve hep genç muamelesi yapacak onlar kalacak…
Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesinde okuyan bir arkadaşımın yardım çağrısıdır:
Ben Ankara Üniversitesi Dil veTarih-Coğrafya Fakültesi’ndeyim. Okulumuzun en çok sevdiğim özelliği sıkış sıkış olmasına karşın bir sürü kedinin etrafta dolanmasıydı. Yemek yerken de yanımıza gelirler ve bizden birkaç parça yiyecek alıp giderlerdi. En meşhuru da tiyatroda oynayan kedi ile şişman kedimiz idi. Okul besliyordu dev gibi mama ve su taslarıyla ve bugün öğrendiğim kadarıyla da DTCFyönetimi bu kedilere artık bakmayacağını ve bunun artık yasaklandığını belirtmiş. Güvenlikler de sürekli bu kedilere eziyet ediyor mama vermemizi engelliyor ve kedileri okulumuzdan uzaklaştırıyor. Ayrıca zehirlenen ve okul duvarına konulan bir kediye de şahit oldum. Göz yaşlarımı tutamıyorum bu eziyet ve vicdansızlık karşısında. Bir dönem önce rüyamda görmüş olduğum gerçekleşiyor sanki, kediler dilenmeye başlayacak şekilde terk ediliyor. Ama dilenmesi dahi yasak!
Özellikle bahsi geçen üniversitede okuyan arkadaşlarımızdan ve konuya duyarlı tüm akademik ve idari personelden yardım bekliyoruz…
hsnysntrkylmz@gmail.com ve buraya bir tık!