Hayvan sevmenin bir adım ötesi insan sevmektir..

Mart, 2010 Ayı Arşivi


Tereyağlı Kedi Paradoksu

07 Mart 2010 Yazar: BademRüya | Kategori: Patiler Komiktir :)
  • Kediler her zaman 4 ayak üstüne düşer.
  • Tereyağlı ekmeğinse hep yağlı kısmı halıya denk gelir.

Paradoksal bir düşünce deneyidir. Bir kedinin sırtına, yağlı kısmı üste bakacak şekilde bağlanacak bir ekmek dilimi bu paradoksun ana parçasıdır. Kedi dört ayak üstüne düşmeye çalışacak, ancak Murphy yasasına göre tereyağlı ekmeğin yağlı yüzü de aynı şeyi deneyecektir. Bu durum bir paradoksa sebep olur. Bazı düşünürler şakayla karışık biçimde kedi-tereyağlı ekmek sisteminin yere yakın bir mesafede havada asılı kalacağı ve sistemin yerin hemen üstünde asılı biçimde kalacağı, enerjinin korunumu dolayısıyla da düşmeden kazanılan enerjinin korunarak sistemin kendi ekseninde dönmesine sebep olacağını iddia eder. Bu şekilde bir anti yerçekimi alanı oluşturulabileceği de iddialar arasındadır.

Devamini oku »

Pireler Berber İken

05 Mart 2010 Yazar: BademRüya | Kategori: Yazarın Gizli Bölmesi

Bir varmış, bir yokmuş.. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde. Develer tellal iken, pireler berber iken. Bende babamın beşiğini, tıngır mıngır sallar iken. Diye başlardı masal.

Kirli’miz nerelerde bilmez iken.. Badem’imiz hatalar zincirinde yok olup gitmiş iken… Eray ve Çiğdem, bundan sonra evcil hayvan beslemeyiz derken… Hayatlarına, üç zıpır kedi girmiş. Masal, Hayal ve Rüya… Masal şimdi Badem’in yanında, Hayal çok uzaklarda sıcak yuvasında… Rüya kızsa, bizim başımızda.

5 aya yakındır bizimle bu bücür cadı. Annesi tarafından reddedildiği için, kardeşlerini reddeden huysuz kızımız. Doğduğu günden beri koynumuzda uyumaya alışık. Üç gün önce tüylerini fırçalarken, bir adet pire yavrusuyla karşılaştığım halde, pek konduramadım kızıma pirelenmiş olmayı. Ama dün arkadaşımında onayıyla, öğle saatlerinden beri Rüyayla aramızda şu şekilde bir diyalog gelişti:

Devamini oku »

Küçük Kızın Avucundaki Dünya…

01 Mart 2010 Yazar: BademRüya | Kategori: Yazarların Kaleminden

Annesi kapıyı açtığında küçük kızın elinde bir kedi yavrusu vardı. Küçük kız avucuna rahatlıkla sığmış kedi yavrusunu annesine doğru uzatmıştı. Hem küçük kızı, hem kedi yavrusu öyle anneye bakıyorlardı. Kız sesi titreyerek: “Kimsesi yok, onu evimize alabilir miyiz?” dedi… Anne, kızının dünyasını çok etkileyecek, onun kimliğini ve duygularını belirleyecek çok önemli bir kararla karşı karşıya olduğunu anladı… O ikisi de koca gözlerle bakıyorlardı annenin yüzüne..
Anne karar verdi: “Sen istiyorsan…”

Kedi yavrusuna bir sepet buldular, bir de küçük yemek kabı… Bebek kedi, sütünü içince gidip sepetinde yattı. Uyandığında düşe kalka küçük kızı aradı, onu bulduğunda kucağına çıkıp oturdu… Nerede, ne zaman önemli değil…

Devamini oku »