Hayvan sevmenin bir adım ötesi insan sevmektir..

Ocak, 2010 Ayı Arşivi


Rüya’ya Mektup 2

18 Ocak 2010 Yazar: Çiğdem | Kategori: Yazarın Gizli Bölmesi

Şiiişşşt, bana bak! Çok oldun artık sen. Hiç çevirme başını başka tarafa, duymamazlıktan geliyormuş gibi görünmek için, o gazeteyle oynadığını biliyorum. Rüya! Yüzüme bak!

Sokak kedisi misin, ev kedisi misin bir karar ver artık. 3 gün evde, 1 gün dışarda olmaz böyle. Ya hep benimsin, ya hep mahallenin. Kıskanıyorum kızım, başka yer yokmuş gibi marketin önünü kendine oyun alanı yaptın. Hergün kırk kişi, ”ayy ne tatlı kediiii, sahibi yoksa alalım biiiz” gibi saçma sapan

Devamini oku »

Hayvanların Yüzüne Hiç Baktınız Mı?

18 Ocak 2010 Yazar: Çiğdem | Kategori: Yazarların Kaleminden

Haydi insanların yüzüne doğru düzgün bakmıyoruz, gözlerine hele, neredeyse hiç! (Oysa Levinas, “ahlak, başkasının yüzüyle, o yüze bakarak başlar” der ki, durup düşünmeye değer.)

Hiç değilse, hayvanların yüzlerine baksak! O zaman hiçbir hayvana haşin davranmak, eziyet etmek, onları itip kakmak içimizden gelmez. Bundan eminim.Hayvanlardan korkanlara, onlardan nefret edenlere dikkat ediyorum. Hepsinin kafasında hayvanlara dair üstünkörü bir imaj var; cansız bir resim, o kadar!

Hiçbiri durup gerçekten bir köpeğin, bir kedinin yüzüne bakmamış!

Hep kendi korkusunu önde tutmuş ama onların korkusunu umursamamış! Hayvanların gözlerinde titreşen çaresizliği, acıyı, şefkat arayışını hiç tanımamış.Oysa o küçücük gözlerde daha ne anlamlar, ne dünyalar saklı!Diyelim ki; biz fobilerimizin esiriyiz. Bari çocuklarımızı bu fobilerden koruyalım! Herkes evine hayvan alsın, beslesin büyütsün demiyorum.

Çocuklarımız hayvanları sadece bir süs ya da korku nesnesi gibi algılamasın, yeryüzündeki hayatın sadece maddeten değil manen de ne kadar zengin olduğunu ve bu manevi zenginliğin bir kısmının da hayvanlara ait olduğunu kavrayabilsinler istiyorum.

Haşmet BABAOĞLU

Kampüste Kedi Olmak Vardı

17 Ocak 2010 Yazar: Çiğdem | Kategori: Yazarların Kaleminden

Şu dönemde hangi üniversiteye gitseniz, fotokopicilerin önündeki kuyruktan tutun öğrencilerdeki telaşa kadar birçok şeyden anlarsınız final haftası olduğunu. 

Ancak bir grup var ki her zamanki gibi çok rahat! Ne vizeler, ödevler ne de finaller etkiliyor onları. Kimden mi bahsediyoruz? Kampüslerin meşhur kedilerinden.

İlk durağımız Boğaziçi Üniversitesi olsun. Kediler, okulun “manzara” diye bilinen meşhur mekânında bir banka oturmuş, miskin miskin Boğaz’ı seyrediyor. Fen-Edebiyat Fakültesi’nin önüne dökülen kedi mamalarını afiyetle yemiş olacaklar ki elinde hamburger, öğle yemeğini yiyen öğrencilere yanaşmıyorlar bile. Aç olsalar durmaz, sırnaşırlarmış.

Devamini oku »

Kedim Öldü…

16 Ocak 2010 Yazar: Çiğdem | Kategori: Yazarların Kaleminden

Sevgilim yeşil gözlü, uzun tüylü, üç renkli ve şaşırmış suratlıydı. Artık yok.

O benim hem kedim, hem canım, hem kızım, hem sevgilimdi. Ben hayatımın on iki yılını onunla paylaştım, o bütün ömrünü benimle geçirdi.

Benden başka erkek tanımadığı için de, eve getirdiğimiz bütün erkek kedileri pata küte döve döve geri gönderdi.

Yaşlanmıştı, eskisi gibi hoplayıp zıplayamıyor, çok sevdiği ‘musluktan su içmek’ eylemi için bile yardım bekliyordu. Biz ikimiz, orta yaşlı ve yorgun bir adamla ‘mihrabı yerinde’ güzel bir kocakarı, kabuğumuza çekilmiş, kucak kucağa yaşıyorduk.

İki ay önce kanser oldu, ameliyat ettirdik, göğsüne ve karnına yayılan urlar temizlendi, ömrünü birkaç yıl uzattık sanıyorduk, akciğerine sıçramış. Birkaç gündür nefes almakta zorlanıyordu, yeniden hastaneye gitti, oradan evine dönemedi.

Ben de evimde ölmek isterim doğrusu ama bu

Devamini oku »

Sürücülerin Dikkatine!

16 Ocak 2010 Yazar: Çiğdem | Kategori: Farkındalık Yaratma-Algıda Seçicilik

Yaz aylarında her gün uyarmaktan yorulmadığım, siz okuyucularımı bir kez daha uyarmak ihtiyacı hissediyorum. Lütfen, sokak hayvanları için, kapınızın önüne bir tas su bırakmaktan vazgeçmeyin. Unutmayın ki, tıpkı insanlar gibi, hayvanlarda, kaliteli suya ihtiyaç duyarlar ve yağmur suyu/kar suyu bu ihtiyacı karşılamaz.

Değinmek istediğim bir diğer nokta ise, soğukların ve yağışlı havaların iyice bastırmasıyla, özellikle yavru kedilerin, uyumak için sıcak ve korunaklı yerler olarak seçtikleri araç altlarına sığınma, tekerlek ve motor içine girme konusu. Sürücülerden, bilhassa sabahları, aracın etrafında bir tur atmalarını, aracın altında uyuyan kedi olup olmadığını kontrol etmelerini ve kaputa hafifçe vurmalarını rica ediyorum.  Aracın ön kısmına sığınan kediler

Devamini oku »

Sıradaki Sizsiniz!

15 Ocak 2010 Yazar: Çiğdem | Kategori: Yazarların Kaleminden

Ted Bundy, Andrew Cunanan, David Berkowitz, Albert De Salvo ve diğerleri…
Kim bunlar?
Amerikan suç tarihinin en korkunç seri katilleri.

Mesela Jeffrey Dahmer 1989 -1991 arasında tam 17 kişiyi öldürmüş, cesetlerini parçalara ayırmış, kurbanlarının sekizinin pazularını pişirip yemiş.

Andrew Cunanan aralarında ünlü modacı Gianni Versace’nin de bulunduğu beş kişiyi öldürmüş.

David Berkowitz 1970’lerde New York şehrine dehşet salmış. Kendisine “Bay Canavar” adını takan Berkowitz hiç tanımadığı insanları uzaktan ateş ederek öldürmüş veya yaralamış.

Devamini oku »

Eksile Eksile Yaşamak

11 Ocak 2010 Yazar: Çiğdem | Kategori: Yazarın Gizli Bölmesi

Tom’un kedisi kalp krizi geçirdi iki ay kadar önce. Daha doğrusu veteriner öyle dedi. Ağaçtan düşmüştür bence.

Sağ ön ayağı felç, aklı hep başka yerde gibi. Zaten yaşlı bir kediydi.

Yürüyebilsin diye, o bacağı kesmek gerekti. Ağır ağır geziniyor şimdi.

Yine çok zaman dalgın sanki, hareketleri yavaş, kendince, bazen de ama belli ki keyifli.

Dün gördüm bahçede, bir kuşa doğru seğirtti, yalpaladı biraz, doğruldu.

O bacağın yokluğu hiç aklında değildi belli ki. Birden aklıma geliverdi:

Kediler de insanlar gibi çabuk alışıyor demek eksikliğe, eskiden varken artık olmayan şeylere. Gençlik. Ölen dost.Eski sevgili.

Kediler de bizim gibi yaşayabiliyor demek eksile eksile

Roni Margulies

2009 İyi Geçti Mi?

10 Ocak 2010 Yazar: Çiğdem | Kategori: Yazarın Gizli Bölmesi

Sevgili Talat, bana mim göndermiş :) Blogumun ilk mim’ini yazmanın heyecanını yaşıyorum :) Kişisel bir blog olsaydı burası, yazacak fazla şey bulamazdım… Evlilik teklifi almış olmamın dışında ve 3 yıldır alıp bir türlü veremediğim dersi 2009 haziranında vermemin dışında ilginç birşey yaşamadım çünkü :)

Kedi Kardeşliği, hüzünlü bir yıl olarak değerlendiriyor 2009′u. Şöyle ki:

2 yıldır besleyip büyüttüğüm, minik kızım Kirli beni terketti. Onu ilk bulduğumuzda ben kedilere dokunamayan, oturdukları yere dahi oturamayan bir insandım. Bugün bu blog varsa Kirli’dir en büyük sebebi.

Devamini oku »