Hayvan sevmenin bir adım ötesi insan sevmektir..

KARDEŞLERİN GÜNLÜĞÜ YAZI DİZİSİ 4
Bebeklerin resmi.. En soldaki Rüya, ortadaki Hayal, sağdaki Masal kızımız. (Bir hafta önce çekilen resim gördüğünüz. Şimdi daha güzeller ve inanılmaz büyüdüler.) Dün gece ilk kez kutularında yatmadılar. Kanepede, battaniyenin arasında mışıl mışıl uyudular. Artık kontrollü koşabiliyor, alçak yerlere tırmanabiliyorlar. Anneleri su içmeyi öğretti. Aksırıp tıksırarakta olsa su yalamayı öğrendiler. Masal, tuvalet eğitimini hemen kaptı. Kumun yerini bir kez göstermemiz, çişi geldiğinde tuvalete gitmesi için yeterli oldu. Rüya ve Hayal uğraştırıyor. Kumla oynamayı daha zevkli buldular.
Televizyon izleyerek, annelerini emiyorlar şimdi. Bende yarınki, Türkiye Ekonomisi sınavıma çalışıyorum. Sobamız yanıyor, çayımız önümüzde… Mırk mırk mırlayan sevimli kedilerimizle familya halinde yaşıyoruz. Mutluyuz, keyfimize diyecek yok

KARDEŞLERİN GÜNLÜĞÜ YAZI DİZİSİ 3
Dohayko’nun gönderdiği afişler ve el broşürleri bize ulaştı. Bazıları çevredeki esnafların mekanlarında baş köşeye yerleşti bile. Kampüse asmak için gerekli izinlerin çıkmasını bekliyoruz
Bebeklerimiz hızla büyüyor. Hergün yarım saat, evin içinde serbest bırakıyoruz, kutu küçük olduğu için yürüme egzersizlerini yapamadıklarını düşündük. Olağanüstü güvenlik tedbirleriyle birlikte özgürlüklerinin tadını çıkarıyorlar 30 dk boyunca… Masal, yürümeyi öğrenen ilk bebeğimiz oldu. Ve koşmayı… Ve son olarakta zıplamayı. Hızını alamayıp tepe taklak olsada, o inatla koşmaya ve zıplamaya çalışıyor. Hayal ise, annesinin yemeğine ortak olan ilk bebeğimiz. Dün onu mutfakta yerdeki tavuk etini kemirirken bulduk. Hızlı bir müdahale ile yemesini önledik. Katı yemeklere başlamak için henüz erken. Rüya’ya gelirsek… O biraz rüya aleminde yaşıyor
Dip köşe keşfine çıkıyor, yürürken patisinin birini atmayı muhakkak unutuyor ve yuvarlanıyor. Koşma çabalarıda hala sonuçsuz, bekliyoruz
Yüksek bir yere atlama ve yüksek bir yerden yere inmeye cesaretleri yok henüz hiçbirinin. Denemek için kanepeye
Devamini oku »
KARDEŞLERİN GÜNLÜĞÜ YAZI DİZİSİ 2
Hayat kötülerden ve kötü anlardan ibaret değil neyse ki.. Son yaşanan olayların ardından sessizce yoluma bakmayı tercih ettim. Ne yaparsak yapalım, bir gün birileri göçüp gidiyor ve bir çok cümle öznesiz kalıyor. Bunu anladım…
Badem’in sessiz ve ani ölümünün ardından, küçük bedenlere yakışmıyor ölüm demiştim. Ökkeş‘in ölümüyle, bu yakışıksızlığın bedenin ebatlarıyla alakalı olmadığını anladım. Ölene duyulan sevginin büyüklüğü ve ona yüklenen anlamla ilgiliydi herşey. Çok sevmek, hemen kabullenmeyi imkansız kılıyor. Aynı zamanda kıyaslama yapmaya itiyor insanı. Çok güzel bahçelerde, çok güzel bir mezara sahip olan hayvanlar olduğu gibi, gazeteye sarılıp, çöp poşetine konulup, çöpe bırakılan bedenler de var ne yazık ki… Sevilmeye layık görülenler ile görülmeyenler arasında ki farkı anlamamaya devam ediyorum…
Buradaki yazımda bahsettiğim bebekler her geçen gün
Devamini oku »