Hayvan sevmenin bir adım ötesi insan sevmektir..

Haziran, 2009 Ayı Arşivi


Petshop Gerçeği

30 Haziran 2009 Yazar: Çiğdem | Kategori: Farkındalık Yaratma-Algıda Seçicilik

Sokaklarda ne çok hayvan var değil mi? Hatta bazılarının yüzleri, gözleri, oyunculukları cins kedi/köpeklerden daha güzel, daha ilgi çekici..Barınaklarda öyle, tahmin edemeyeceğimiz kadar çok canlı, masum gözleriyle demir parmaklıkların ardından yaşamı seyrediyorlar.. Seyretmek zorundalar, çünkü sokaklar acımasız.. Birde petshop gerçeği var tabi.. Bir heves ”para ile satın alınan”ardından sıkıldım denilerek sokağa bırakılan…

Petshoptan alınıp, sonra sokağa bırakılan hayvanların çoğu, ne yazıkki yaşayamıyor.. Zaten ırkları gereği, sokak bilmeyen bu hayvanlar, doğaya ayak uyduramıyor, bazen açlıktan, bazen soğuktan, bazen arabalar , bazense başka hayvanlar(!) yüzünden, yaşayamıyor.

Bazılarınız bu yazıya, doğanın kanunu bu hepimiz ölümlüyüz, hatta büyük balık küçüğü yer diye yorumlar getirebilir..
Ancak hayvan haklarına saygı ve etik gereği, bu bir insanlık suçudur.. Bakamayacaksan almayacaksın, tıpkı çocuk yapmadığın gibi..

Evcil hayvan beslemek isteyenlere uyarıdır!

-Evleniyorum
-Askere gidiyorum
-Ailem istemiyor
-Bakamıyorum
-Sıkıldım
-Alerjim varmış
-Tüyü dökülüyor
-Eğitemiyorum
-Yurtdışına gidiyorum,

gibi bahanelerle sahiplendiğiniz hayvanı tekrar sokağa bırakmayın..Çünkü bukez yaşama şansları, sizin onu almadan önceki yaşama şansından çok daha az..

pet-shop

Terkedilmek..

29 Haziran 2009 Yazar: Çiğdem | Kategori: Farkındalık Yaratma-Algıda Seçicilik

sokak-hayvanları

Hayatınızda sadece birkez terkedildiğiniz anı düşünün.. Kalbinizin çarpıntısını, beyninizde hissettiğiniz anı.. Ellerinizin hem buz kestiği, hem terlediği o anı.. Bir yığın soruyla boğuştuğunuz ilk geceyi ya da.. Neden? Nasıl? Ne için? Nezaman karar verdi? Bu kadar basitmiydi?…..
Terkedilmek nasıl boşluk duygusu uyandırır insanın içinde.Bir erkek/kadın tarafından terkedildiğinizde bu cinse bir daha asla güvenememe sendromunu hiç yaşadınız mı?Yemek yiyemediğiniz, konuşamadığınız bir an oldu mu sırf bu yüzden? Ağlamaktan yorgun düştüğünüz ve uyuyakaldığınız bir gecenin sabahında gözünüzü açtığınız ilk anda, yanaklarınızdan bir damla yaşın süzüldüğüne şahit oldunuz mu hiç?
Peki, terkedildim ama böyle olmadım, hırslandım diyenlerden misiniz? Hırsınızın sizin canınızı yaktığı bir an hiç mi olmadı? İlk günlerin kasvetinden, yalnızlığından isyan ettiğiniz, sabahlara kadar içip, dans ettiğinizde mi olmadı?

Terkedilmek, tüm canlılara aynı acıyı verir…

Evcil hayvan bakmak büyük sorumluluk isteyen bir iş. Ona iki ay bakıp, daha sonra “Sıkıldım,” diye sokağa atanlar büyük bir insanlık suçu işliyor. Onları alırken birlikte yaklaşık bir 15 yıl geçirileceği, onların da hastalanabileceği, sıkıntıları olabileceği kısaca ciddi bir sorumluluk gerektirdikleri düşünülmüyor.
Sevimli bir oyuncak olarak satın alınan hayvanlar, en ufak bir sorun çıkardıklarında fırlatıp sokağa atılıyor. Yaz sonunda sokaklar terk edilmiş cins hayvanlarla doluyor.’

diyen Haytap, 1 haziran-31 eylül 2009 tarihleri arasında ‘beni terketme projesi‘ni yürütecek.

Söyleyecek pekte fazla söz yok, bir kez kendinizi onların yerine koyun, yeter..

BENİ ARAÇ İÇİNDE BIRAKMA

28 Haziran 2009 Yazar: Çiğdem | Kategori: Farkındalık Yaratma-Algıda Seçicilik

Yaz aylarında ciddi tehlike yaratabilecek ısı çarpması dikkat edilmesi gereken önemli bir konudur.Uzun zamandır suyun hayvanlar için hayati önem taşıdığını ve bu konuda duyarlı olmamız gerektiğini vurguluyorum. Birbaşka konu ise araç içerisinde bırakılan evcil hayvanlarımız.Çocuk ve bebek ölümlerine sebep olduğunu, neyazıkki örneklerle defalarca gördük. Canlıların özellikle aşırı sıcak havalarda kapalı bir araç içinde bırakılmaları solunum yetmezliği ve artan vücut ısısı nedeniyle bir kaç dakikada genel durumun bozulmasına ve ölüme neden olabilir.Güneş ışınlarının en etkili olduğu 11:00 ve 16:00 saatleri arasında çocuk ve yaşlıların sokağa çıkmaması gerektiği gibi evcil hayvan konusunda da dikkatli olmak gerekiyor.

Haytap Federsayonu’da hazırlamış olduğu uyarı stickerları, pano ve broşur dağıtımıyla bu konunun önemini duyuracak.

araçta-hayvan-bırakmak

araçta-hayvan-bırakma

PUPPY’NİN ARTIK BİR AİLESİ VAR

28 Haziran 2009 Yazar: Çiğdem | Kategori: Sokaktaki Yaşam

dohayko

Niğde’de kimliği belirlenemeyen kişi veya kişiler tarafından önce şiddete maruz bırakılıp, ardından zift çukuruna atılan terrier cinsi köpek, bir hemşire tarafından bulunmuş ve veterinerde ilk müdahalenin yapılmasının ardından evine götürülmüştü. Köpek ilk travmayı atlattıktan sonra özel aracıyla Adana’ya götürüp, Doğayı ve Hayvanları Koruma Derneği (DOHAYKO)  Hayvan Barınağına teslim etmişti. Gönüllüler tarafından burada bakımı üstlenilen köpeğin, önce tüylerine yapışmış zift temizlendi ve tedavisi devam ettirildi.Puppy adı verilen şanssız köpek, Mersin’de bir aile tarafından sahiplenildi.

Malum olaydan sonra meydana gelen gelişmeler güzel ama keşke öncesi olmasaydı. Hayvansever olmak demek, bir kediyi köpeği alıp bağrına basmak, onunla uyumak, et yememek demek değil.. Gerçek hayvansever onlara şiddet uygulamayan, onlarında yaşam hakkı olduğunun bilincinde olan ve her sabah balkonunun/bahçesinin bir köşesine su ve biraz yemek bırakan kişidir.

Gerede Veterinerlik

28 Haziran 2009 Yazar: Çiğdem | Kategori: Hekimlerimiz

Bolu için çok aramış olmama rağmen veteriner poliklinikleri ile ilgili bir bilgiye ulaşamadım. Gerede belediyesi bazı veterinerlik hizmetlerini veriyor, detaylı bilgi için aşağıdaki adres ve telefon numarasından faydalanabilirsiniz.

Hüseyin Bal
Gerede Veterinerlik
Orta Mah.Cumhuriyet Cad. No:19/A
Gerede / BOLU
Tel: (374) 3114472

Ebru Hakkında Açıklama

27 Haziran 2009 Yazar: Çiğdem | Kategori: Hukuk, Sokaktaki Yaşam

haytap-basın-açıklaması Safkan bir İstanbul sokak köpeği olan Ebru, on yıldan fazla bir zamandır bu simgesel mekanın(the marmara oteli) demirbaşlarındandı. Bu nazik ve sevgi dolu köpek sevgili kentimizi ziyaret eden pek çok kişiyi karşılamış, onlara patisini uzatmıştı.

Ebru dünyanın önde gelen yayınlarından bazılarında yer aldı. Time Dergisi, Newsweek, Paris Match, hatta aylık tasarım dergisi Wallpaper, bu inanılmaz hayvanı kapak yaptılar.

Ebru;nun yaşamı Cuma akşamı dramatik bir şekilde altüst oldu. Ebru, bu harika, şefkatli yaşlı köpek, herhalde en sevdikleri futbolcuları taklit etmeye çalışan bir veya birkaç kişi tarafından saldırıya uğradı, ve defalarca karnına tekmeler atıldı. Saldırı çok vahşi, ve hayvanlara eziyet edenlere has bir gaddarlıkta idi. En kötüsü, bu saldırı İstanbul;un en kalabalık meydanının ortasında, ve bu acımasız canavarları durdurmak için parmağını bile kıpırdatmayan onlarca, hatta yüzlerce insanın gözü önünde gerçekleşti.

Ebru orada, kötülüğün gözünün içine bakakaldı. Onu defalarca, olanca güçleriyle tekmelediler. Onu Taksim kaldırımlarında kanlar içinde ve felç olmuş durumda bırakıp yürüyüp gittiklerinde ızdırap çekiyordu. Ebru hiç geçen Cuma akşamı olduğu kadar yalnız hissetmemişti kendini.

Kanlar içinde ve hareketsiz Ebru derhal İstanbul;un en iyi veteriner kliniklerinden birine götürüldü, ve acil ameliyata alındı.

Durumu: ne yazıkki 2 gün dayanabildi ve 1 haziran 2009 günü öğleden snra melek oldu:(

Bu olayın ardından, haytap.org tarafından bir açıklama yapıldı. Açıklama metnini aynen aktarıyorum:

Ebru İle İlgili Bilgi Kirliliği Hakkında Duyuru!

The Marmara Oteli önünde Taksimin simgesi yaşamını kaybeden köpek Ebru ile iligli herkes internet üzerinden bilgi kirliliği yarattıkça, olayın ne olduğunun tam olarak ortaya çıkması her zamanki gibi engelleniyor  ve fırsatı bulanlar da hem federasyona hem konuyla alakasız kişilere de saldırıyor. Kulaktan kulağa da konu bir “şehir efsanesi” gibi çok farklı ve yanlış bir şekilde yayılıyor.

Benim net bildiklerim şunlardan ibaret.

Devamini oku »

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Barınak Gönüllüleri Derneğinin çalışmaları sonucu 2007 yılında hizmete giren Sokak Hayvanları için hayvan nakil ambulansı, diğer illerimiz için öncü bir proje olmuşa benziyor.

Şimdide İzmir’li sokak hayvanlarının ambulansı var.İzmir Bornova Belediyesi, sahipsiz hayvanlara yardım eli uzattı ve bir araç alarak ambulans haline getirdi. İçine akla gelebilecek her türlü ilk yardım malzemesi yerleştirildi. Bu görev için halihazırda belediye bünyesinde çalışan veteriner hekimler ve yardımcı elemanlar ayarlandı. Böylece kaza geçiren hayvanların, kendilerine ilkyardım uygulanabilecek ücretsiz bir ambulansları oldu.Ambulans, içinde ameliyat yapılabilecek alt yapıya da sahip.

Bornova Belediye Başkanı Dr. Sırrı Aydoğan, gerekirse şehir merkezine uzak bölgelerde yapılacak çeşitli kampanyalarda da arabayı kullanabileceklerini söylüyor.

Belediyenin bu hizmetinden (232) 373 8837 numaralı telefon aranarak yararlanılabiliyor.

Zorunlu Birliktelik…

26 Haziran 2009 Yazar: Çiğdem | Kategori: Yazarların Kaleminden

kedi-hikayeleri

Tamam, iyi, hoş da benim burada ne işim var? Tanımam etmem ki bu kadını yaa… niye bırakıyosunuz beni bu kadının evine?
Deniz, güneş, kumsal gibi hoş açılımları olan tatil olayı gündemde galiba yine..
Nefret ediyorum şu yaz günlerinden yaa… Kıl oluyorum yani… Şimdi diyeceksiniz ki sen zaten kılsın… Yok onlar tüy… Mecazi olarak kılım yani…
Bizi yanınıza yakıştıramıyonuz mu len tatil beldelerinizde?
Bizim hakkımız yok mu mehtaba karşı, deniz kenarında yemek yemeye?
Deniz mahsülleri istemez mi benim canım ?
Rakınızdan içemesem de mezelerinizden hoşlanabilirim…
Bi balık yemeye bile götürmediniz  boğaza, bu yaşıma kadar !
Size  “miyav” diyorum, başka da bişey demiyorum…

Kutsal aile bütünlüğünü zedeliyosunuz siz. Zaten sabah çıkıp akşam geliyosunuz, bütün dünyam 4 duvar olmuş. Tatile giderken de arkadaşa şutlanıyoruz… Hayır bir değil iki değil. Kıl oluyorum ben bu yaz aylarına…
Zaten bi doktoruma giderken koyarlar beni bu aptal sepetin içine, bi de tatile giderlerken şutlanacağım yere götürürken.. Bi nevi portatif hücre…  Sepete de kılım… Her şeye kılım bugün, tatile gidemiyorum diye…

Aha bu nee…. Demek bu evde de bi kedi varmış… Tabi bu aptal şeyin kedi diye adlandırılabilmesi için bir hayli revizyondan geçmesi gerekir ama… Şuna bak şuna, bi de fiyonk takmış boynuna. Kedilerin yüz karası…. Hani Kedivole diye program olsa, o programın pamuk dinçöz’ü olur bu.. Bu kokoşlamı geçiricem ben şimdi  on beş günümü?

Devamini oku »